Aymnet, Düzce Teknopark'ta

H. Gül KOLAYLI 10 Temmuz 2018 Salı, 06:30

Mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı'nın himayesinde düzenlenen Uluslararası Tamamlayıcı ve Geleneksel Tıp Kongresi'ne kabul edilen 60 şirket arasında yer alan Bursa kökenli Aymnet özellikle kadın sağlığı konusundaki hastalıkları yüzde 70 azaltabileceği öngörülen iddialı ürünleri ve yaptığı demolarla büyük ilgi çekmişti...

Hatta Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Elif Kazancı da ürünle çok ilgilenmiş ve Bursa'da bir araştırma yapılması yönünde talimat vermişti...

Aymnet firması geçen günlerde Düzce Üniversitesi ile iş birliği sözleşmesi imzaladı... Rektörlük makamında düzenlenen törene, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Halil İbrahim Uğnaş ile Aymnet adına yönetim kurulu başkanı İlhan Sağlam da katıldı...

Aymnet, hafta sonu Gönlüferah Otel'de iki günlük eğitim toplantısı düzenledi.

Toplantının açılışında konuşan Aymnet Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Sağlam, Düzce Teknopark'ta  AR-GE laboratuvarının açılacağı müjdesini verdi...

DOKTORCULUK OYNAMIYORUZ!
Sağlam şunları söyledi:

 "İnsanlarımızın sağlığı için milyarlarca dolarlık gıda takviyeleri ithal ediliyor. Biz yerli üretim için mücadele ediyoruz. Cumhurbaşkanlığımızın himayesinde düzenlenen Uluslararası Tamamlayıcı ve Geleneksel Tıp Kongresi'ne kabul edilen tek network şirketiyiz.

 Şirketin verileri alındı, ürünler listelendi, vergi borcumuzdan tutun da kişisel durumlarımız, her şey incelendi ve kabul edildik. Yüzlerce bilim insanı ürünlerimizle ilgilendi. Onlardan biri de Melahat Hocam'dı. Biz doktor değiliz, doktorculuk oynamıyoruz.

Doktorlardan eğitim alıyoruz. Bilim insanları geldiler, pet verdik, ayakkabılarına koyduk. Ertesi gün akın akın gelip istediler. Yaprak pedi ayakkabı ya da çorabın altına koyduğunuzda ayaktaki karıncalanmalar bitiyor. Cohosh'u gördüler, "Sizde de mi varmış?'dediler. Dünyadaki tek black borlu Cohosh'a sahipsiniz' dediler. Sonra 'Türkiye'de sıvı culcumin de varmış!' diye şaşırdılar. Sadece İsrail'de var, sanıyorlarmış. Coink'i görünce, 'Biz bunu reçeteye yazalım' dediler..."

BİZ YERLİ VE MİLLİ BİR KURULUŞUZ!

Ardından da Aymnet Ion petlerine atıfta bulundu:

"Yerli yabancı bilim insanlarına, Sağlık Bakanlığı üst düzey yetkililerine dedik ki Kadın hastalıklarını yüzde 70 önleyebiliriz' şimdi 'yüzde 83 önleyebiliriz' diyoruz. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 27 milyar dolarlık bir gider. Biz eşimizi, kızımızı, geleceğimizi kurtarıyoruz... Kısırlık artıyor, kadın hastalıkları artıyor.

Kısırlık artıyor, kadın hastalıkları artıyor. Biz bunu önleyebiliriz. Sağladığı faydanın karşılığı parayla ölçülmez. İki önemli çalışma başlatıldı. Düzce'de, Sağlık Bakanlığı'nda ve Bursa'da...

Pedin içindeki alginatlarla krem yapıyoruz, şeker yaralarını kapatıyoruz. Biz bunu tesadüfen bulduk. O yaraların kapatılması için gerekli malzeme tanesi 1,5 lira olan bir pet! Kongrede iletişim kurmuştuk. Düzce Üniversitesi'ne davet edildik.

Baktık ki bizden beklenen çok büyük bir şey. İnanılmaz bir büyümenin eşiğinde olduğumuzu gördük. Düzce Üniversitesi'nde AR-GE merkezimiz açılıyor. Bilim insanlarının çalışacağı, kendimize ait bir AR-GE merkezi oluyor. Her şeyi yapacağız. İnsanlarımızı yurt dışına gebe bırakmayacağız...  Aymnet bir Türkiye projesidir. Bir ihtiyaçtır. Biz yerli ve milli bir kuruluşuz..."

Aymnet'in iki günlük programına eğitimci olarak Kadın Hastalıkları, Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Melahat Emine Dönmez, Düzce Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Halil İbrahim Uğraş, 
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Yard. Doç. Dr. Ahmet Özyazgan, Düzce Üniversitesi Öğretim Görevlisi Selime Semra Candar Erol, Akademisyen Veysel İnan ve Dr. Okan Bütüner ile NLP Uzmanı Oğuz Saygın'ın yanı sıra Aymnet'ten İlhan Sağlam, Sibel Sağlam, Ekrem Bedir, Mehmet Kara, Semra Çöl, Celal Kavil, Ahmet Kuğu, Gülşah lknur Gündüz de katıldı...

Sakarya, Soma, Denizli, Kocaeli, Konya, Zonguldak, İstanbul, İzmir, Burdur, Ankara gibi pek çok ilden gelen Aymnet temsilcileri hem eğitimlere katıldı hem de artan zamanda Bursa'da çeşitli tarihi mekânları ziyaret etti. 

REİSHİ MANTARI / GANODERMA ÜRETİMİ

Türkiye ve takım direktörleri, bizzat kullandıkları ürünlerle kilo ve diyabet kontrollerini nasıl sağladıklarını anlattılar. Ürünlerin insan sağlığındaki etkisini kendilerinden hareketle örneklediler.

Prof. Dr. Melahat Dönmez, konuşmasına kadın haklarına değinerek başladı. Nazım Hikmet ve Can Yücel'den şiir okudu... Kadının insan hakkına yönelik genel bilgi verdi; "Kadın doğduğu andan itibaren çile çekiyor" dedi...

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Yardımcı Doç. Dr. Ahmet Özyazgan ise chitosan'ı jel olarak ameliyatlarda kullandıklarını anımsattı ve "Biz aslında dışarıdan bir şey içmek zorunda değiliz. Eskisi gibi sağlıklı yaşasak hiç gerekmeyecek. Biz kentte organik ürünlerle beslenemiyoruz... Chitosan deniz kabuklularının içinde bulunan özel bir maddedir. Yüzlerce yıl öncesinin Orta Doğu tıbbında vardı. Coint önemli bir ürün. Glukozaminler önemli. Hastanıza boş ürün içirmemeniz gerekiyor. Glukozamin de var, condotin sülfat da. Eklem kıkırdağını koruyan bir madde..."

Düzce Üniversitesi Öğretim Görevlisi Selime Semra Candar Erol ise tıbbi mantarları anlattı ve yüzde yüz yerli ganoderma yetiştirmek için çalışmaya başladıklarını anlattı:

"Ganoderma'yı dedem nedeniyle tanıdım. 130 kiloydu, dizinden aşağıdaki lenf damarlarından sıvı akıyordu, enfeksiyon artıyordu. Ne yaptıysak çözüm bulamadık. Kokudan kurtulamıyordu. Araştırmalarımda ganoderma çıktı karşıma, İngilizce'den çevirdim. Doğada buldum. Kuruttum, öğüttüm. Dedem içmeyi kabul etmediği için yemeğine karıştırdık. Yaklaşık 8 ay sonra yüzde 40 azalma oldu. Benim mantarlarla çalışma öyküm budur. Ben ganodermaya inanıyorum. İstiyorum ki bizim ülkemizin firmaları paketlesin, biz yeni ürün geliştirelim, on yıldır bunun mücadelesini veriyorum..."