Çevre sorunu aynı zamanda sağlık sorunudur!

H. Gül KOLAYLI 08 Haziran 2021 Salı, 06:00

Bursa Tabip Odası, Bursa Eczacı Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası ve Bursa Diş Hekimleri Odası; Bursa Akademik Odalar Birliği Yerleşkesi'nin Türkan Saylan Toplantı Salonu'nda, 5 Haziran Çevre Günü kapsamında ortak basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Basın açıklamasında Bursa Tabip Odası (BTO) Başkanı Doç. Dr. Alpaslan Türkkan, BTO Yönetim Kurulu üyesi (Sekreteri) Ömer Levent Soydinç, Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu üyesi (Sekreter) Alper Altay, Bursa Eczacı Odası (BEO) Başkanı Okan Şahin, BEO Yönetim Kurulu üyesi (Sekreter) Adnan Erakın ile Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Üyesi (Sekreter) Melike Baysal hazır bulundu...

BTO Başkanı Alpaslan Türkkan tarafından okunan basın açıklamasında kovid salgınına atıfta bulunuldu:

"Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde yine tüm dünyayı etkisi altına alan kovid-19 virüsü nedeniyle, herkesi evlerine hapseden salgının tam ortasındayız.

Kuşkusuz ki küresel çapta insanlığı etkisi altına alan korona virüsünün hepimize yaşattıklarından alınacak çok ders var!

Bugüne dek kendisini dünyanın tek hâkimi olarak gören, doğayı, hayvanları ve çevreyi kendi istekleri doğrultusunda katleden homo sapiens; artık yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kaldı.

Birçok ülkede sokağa çıkma yasağı ile insan hareketliliğinin azalması sonrasında trafiğin azalması, fabrikaların kapasitelerini azaltmaları ya da kapanmaları, insanlığın doğa üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne serdi!.."

KÜRESEL ISINMA İKLİM KRİZİ VE İNSAN ETKİSİ!

Son 50 yılda artan küresel ısınmanın iklim krizine dönüştüğüne vurgu yapan Türkkan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hayvanlar katledildi, ağaçlar kesildi, ormanlar ve türler yok edildi; fosil yakıt kullanımı artırıldı, hava kirletildi, plansız kent ve sanayi atıkları ile şimdi müsilajıyla adeta insanlığa tüküren denizler, yer altı suları kirletildi, sulak alanlar korunmadı, tarımsal sit alanları imara açıldı.

Neo-liberal vahşi kapitalizm kârını maksimize etmek için doğa ile savaşıyor. Egosu ve kibri ile kendi yarattığı paranın kulu haline dönen insanlar bir yandan salgın ile mücadele ederken bir yandan doğayı talan etmekten vazgeçmiyor.

 Aklı ile övünen insanlık onu kullanmadı, ayak uydurmak yerine doğayı düşman gören, cebindeki paradan başka bir şeyi önemsemeyen kişilere engel olmadı.

Biliyoruz ki; yeni salgın hastalıkların neredeyse yüzde 75'i zoonotiktir. Yani hayvandan insana bulaşır. Bu hastalıkların artışında temelde iklim değişikliği ve onun beraberinde getirdiği göçler, gıda ve su güvenliği, yaban hayatı ticareti ve kaçakçılık, kaçak avcılık, habitat parçalanması gibi nedenler rol oynamaktadır."

YENİ SALGINLAR OLABİLİR!

Türkkan çevre sorununun aynı zamanda sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti:

"Son yıllarda gündeme gelen, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve birçok küresel düzeydeki örgütün de artık sıklıkla vurguladığı 'Tek Sağlık' yaklaşımı ile görülüyor ki çevre sorunu aynı zamanda bir sağlık sorunudur.

Doğadaki hayvanlar çok sayıda patojen barındırır, bunların bir kısmıyla insanoğlu henüz temas etmemiştir.

Dengedeki ekosistemde bu patojenler hastalık nedeni olmaz. Ancak, ormansızlaştırma gibi doğayı tahrip eden nedenlerle birbiriyle karşılaşması oldukça güç olan bazı türler bir araya gelebilir; hastalık yapıcı etkenler uygun konakçılar ile karşılaşabilir. Bu da insan ile yabani hayvan etkileşimini artırabilir.

Kovid-19 salgınında yaşadığımız gibi, hiç alışık olmadığımız bir virüsün mutasyonu sonrasında insandan insana bulaşabilen yeni salgınlarla karşılaşabiliriz."

BU ŞEKİLDE ÜRETMEYE, TÜKETMEYE DEVAM EDİLEMEZ!

Avrupa'dan atık kâğıt, plastik ve çöp ithal edildiğine dikkat çekilen basın açıklamasında çevreyi koruyan STK ve meslek örgütlerinin yetkilerinin tamamen kısıtlanmak istendiğine vurgu yapıldı ve Kaz Dağları, Kanal İstanbul; Rize İkizdere ve Bursa Kirazlıyayla örnekleri verildi.
Basın açıklamasında şu vahim saptama da yer aldı:

"Yeryüzünde, ilk defa bu kadar çok tür yok olma tehlikesi yaşıyor. Dünyanın altıncı kitlesel yok oluş evresinde olduğu ve bu yok oluşun insan marifetiyle olduğu konuşuluyor. Doğanın bize mesajı çok net; bu şekilde üretmeye ve tüketmeye devam edemezsiniz."
Basın açıklaması şu sözlerle sona erdi:

"Küreselleşme adı altında tüm insanlığa dayatılan, dünyadaki çevre sorunlarını hızla artıran ve çeşitlendiren vahşi kapitalist sistem artık değişmek zorunda.

Aksi takdirde el birliğiyle dünyanın sonunu getirmemiz kaçınılmaz olacak. Bizler yıllardır Bursa'nın çevresine ve halkının sağlığına zarar verecek olan ya da veren tüm etmenlerle mücadele ediyoruz.

Bu konuda çok sayıda başarıya imza atarak, Bursa'mızın havasını, suyunu, tüm canlılarının sağlığını korumayı başardık. Kâr maksimizasyonuna ve tüketime dayalı vahşi sistemin yanında yer almadığımızı, işlenen suça ortak olmayacağımızı açıklıyoruz.

Dünyayı yeniden nefes alınacak bir gezegen haline dönüştürmek için tüm siyasi erk sahipleri ile sivil toplum örgütlerini dayanışmaya ve çözüm yollarında ortaklaşmaya davet ediyoruz."