İbrahim Mart'tan 'Çevre Düzeni Planı' hatırlatması

H. Gül KOLAYLI 23 Şubat 2021 Salı, 06:00

Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi eski Başkanı İbrahim Mart yaptığı açıklamada "Bursa hepimizin, sahip çıkalım" diyerek şehrin gündeminde Bursa 2040 Çevre Düzeni Planı olduğunu ve buna dair sosyal medyada farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını söyledi...

Unutulan, tartışılmayan Çevre Düzeni Planı'nı yeniden hatırlatan İbrahim Mart "Yeniden yeşil Bursa, yeniden yaşanabilir Bursa" diyor...

Bursa'nın yeniden yeşil Bursa olabileceğine dair umut var mı? Zor... Ama şehrin doğasında, toprağında bereket var...
Asfaltın arasından, parke taşlarının arasından bile yeşillik yeşerir, çiçek açar Bursa'da... Birkaç yıl önce Doğu Bayazıt'a gitmiştik Bursalı gazetecilerle birlikte... Gri dağlar, limonküfü dağları görmüştük. Bırakın ağacı ot bile yetişmiyordu. Tek tük ağaçların altı piknik yapan insanlarla doluydu. Bursa'da şehir merkezinde bile bir ev yıkılıp arsa olarak bir yıl bırakılsın insan boyu ot çıkar, çiçeklerle dolar, yeşerir... Misal, depreme dayanıksız diye yıkılan Demirtaş Endüstri Meslek Lisesi arsasına bakın... İncir ağaçları bile çıkmaya başladı... 

Evlerin camlarında, balkonlarında saksı çiçeklerinin yeşilliği bile olmayan Doğu Bayazıt'ı gördükten sonra Bursa'nın yeşilini, verimli topraklarının kıymetini daha bir anlamıştım...

O yüzden şehrin yeşiline dair umudum hep var... Şehre olan oldu, hiç olmazsa bundan sonrası korunabilir mi? Korunabilir... Ama bu yönde kararlı bir siyasi irade gerekiyor!

Bursalı olup da şehirde rant betonlaşmasına itiraz etmeyen neredeyse yok gibi. Şehri betonlara boğanların bizzat kendileri şehrin periferinde bahçeli, ormana yakın yeşillikler içerisindeki villalarda yaşıyor. Hiçbiri de kendi yaptıkları beton yığınlarına bakan "Aman da ne güzel dikine dikmişim apartmanları, yapmışım fabrikaları. Ne muhteşem manzara" demiyor. Kendi yaptıklarına kendileri bile tahammül edemiyor!

ŞEHRİN ANAYASASI'DIR

İşte İbrahim Mart tam da bu noktada unutulan Çevre Düzeni Planı'nı hatırlatıyor:

"Halkın geniş bir kesim tarafından bilinmez ama bir kentin 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, o kentin anayasası niteliğindedir.

Kente yön veren, kentin geleceğini belirleyen en üst ölçekli plandır.

Kentteki doğa, tarih, çevre, tarım, sanayi, kentleşme, ulaşım gibi tüm konularda belirleyici özelliğe sahiptir ve kentte yapılacak tüm çalışmalar da buna göre yapılır ve yapılmak zorundadır.

Öyle ki, kent yönetimlerine hangi parti ya da kişiler gelirse gelsin buna uymak zorundadır.

O nedenle, kentin anayasası niteliğindeki 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, katılımcı bir anlayışla ve toplumsal bir mutabakatla hazırlanmak zorundadır.

Kenti yönetenler 'ben yaptım oldu' diyemez, dememelidir! Kentte yaşayan herkes de 'kentin sakini değil, sahibi olmak' anlayışı ile yaşadığı kente sahip çıkmalı, kentte olup bitene seyirci kalmamalıdır!"

YEŞİL BURSA GRİ BURSA OLDU!

"1998 yılında en geniş toplumsal mutabakat ile hazırlanan BURSA 2030 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı önemli bir plandı" diyen İbrahim Mart sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Ancak bu plan zaman içinde yine Bursa'yı yönetenler tarafından tam olarak uygulanmadı, yapılan plan değişiklikleri ile kentte derin yaralar açıldı. Bursa yeşil Bursa olmaktan çıktı, gri Bursa'ya döndü.

2011 yılında dönemin Büyükşehir Belediye yönetimi tarafından 'Depremsellik' eksiği bahane edilerek güncellendi. Bir yandan depremsellik çalışmaları yapılırken diğer yandan da plana aykırı tüm hareketler plana işlenerek meşrulaştırıldı. Ancak bu olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmadı!

Hangi planın yürürlükte olduğu, özellikle Bursa Büyükşehir Belediyesi çalışmalarının hangi plana göre yapıldığı belli olmadan bugüne gelindi.

Bugün Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı, BURSA 2040 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı hazırlığı içinde.

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin, kentin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir planı neye göre, kime göre ve hangi gerekçelerle hazırladığı ise merak konusudur!

Bursa'nın gelecek vizyonu nedir? Bursa 2040 yılında nasıl bir kent olacaktır? Daha da önemlisi Bursalıların bundan haberi ve bilgisi var mıdır? Onay vermiş midir?

Seçilmiş olmak bunun için yeterli değildir. Seçilmişlerin görev süresi bellidir ve görev süresince yürürlükteki plana uymak zorundadırlar. Daha uzun vadeli bir iş için Çevre Düzeni Planı hazırlamak gibi bir iş için mutlaka ve mutlaka toplumsal mutabakatı sağlamak, kamuoyunu bilgilendirmek ve onayını almak zorundadır!.."

Ve çağrısını şöyle sonlandırıyor:

"Bizlere düşen görev de yaşadığımız kente sahip çıkmak, olup bitene sessiz kalmamak özellikle kentin geleceğine ilişkin kararlarda söz sahibi olmaya çalışmaktır.

Sonuç olarak BURSA 2040 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, "YENİDEN YEŞİL BURSA, YENİDEN YAŞANABİLİR BİR BURSA" hedef ve vizyonu ve toplumsal mutabakatı sağlayacak şekilde katılımcı bir anlayışla hazırlanmalıdır. Başta Bursa üniversiteleri ve akademik odaları olmak üzere ilgili tüm kesimlerin katılımı sağlanmalı, her aşamada Bursa kamuoyu mutlaka bilgilendirilmelidir.

Aksi halde plan Bursa'nın planı olmayacaktır! Bursa Hepimizin, Sahip çıkalım!.."