Tarım Market; üreticiden tüketiciye

H. Gül KOLAYLI 22 Mayıs 2020 Cuma, 04:00

Koronavirüs salgını gıdanın, tarımın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Zaten bilim insanları, küresel ısınma nedeniyle dünyanın yakın gelecekte büyük bir gıda kriziyle karşı karşıya geleceği konusunda uyarıp duruyordu. Ülkeleri içine kapatan koronavirüs salgını dünyada gıda üretimini de vurdu.

Ve tarım ülkemizde her zamankinden daha önemli bir hale geldi. Tarımda kendi kendine yeten ülke iken şimdi pek çok ürünü ithal eder olduk! Artık yerli tarımın güçlendirilmesi ve çiftçinin/ köylünün/üreticinin desteklenmesi zamanı!..

Köylünün maliyetin altındaki fiyatlar yüzünden tarlada bıraktığı ürünleri, bizler pazarlarda kat be kat fazlasına alıyoruz. Aracılıktan elden ele dolaştırılan ürünler, pazar tezgâhına gelene kadar katlanıyor. Tarlada 1, 2 liradan satılan ürünü pazardan bizler 10, 15 liraya alıyoruz!

Son yıllarda kooperatifçilik alanında bir kıpırdanma var, bu da umut verici. Kooperatifçilik hep solun icadı gibi algılatılır insanlara, belki şaşıracaksınız ama Almanya, İspanya, Amerika gibi gelişmiş ülkelerde en yaygın ve en gelişmiş durumda!..

TARIM KREDİ BİRLİK MARKETLERİ BURSA'DA 6 YERDE!

Tarım Kredi Kooperatifler Birliği'ne ait marketler hem üreticinin hem de tüketicinin yüzünü güldürüyor. Aracı yok! Fiyatlar uygun, çeşit bol. Çiftçilerden alınan doğal ürünler, uluslararası standartlarda işlenerek halka sunuluyor.

Üreticinin de tüketicinin de hakkı korunuyor. 600'e yaklaşan 'Tarım Market'lerde güvenilir ve kaliteli yöresel ürünler uygun fiyatlarla satışa sunuluyor. Bursa'da Demirtaş'ta, Dikkaldırım'da, Erikli'de, Millet Mahallesi'nde, Özlüce'de ve Yeşilyayla'da olmak üzere 6 Tarım Market var...

Reklamsız, sessiz sedasız, artan talep doğrultusunda çoğalıyorlar. Yoğun ilgi ve talep nedeniyle yenilerinin de açılması gündemde. Zeytininden yağına, makarnasından pekmezine, ununa, çayına, peynirine, aklınıza gelebilecek pek çok ürüne ulaşmanız mümkün.

Anadolu'nun herhangi bir yöresinde bir kadın kooperatifince üretilen salçalar, kesme makarna ve reçeller, tarhanalar satışta. Çaykur, Tariş Marmara Birlik gibi büyük kooperatiflerin de ürünleri raflarda.

 Eğer bugüne dek Tarım Market'lerden alışveriş yapmadıysanız, yörenize yakın olana yolunuzu düşürün. Hem alışveriş yaparak kooperatifçiliği; hem üreticiyi, hem de uygun fiyatlarla güvenli gıda alarak kendinizi desteklemiş olursunuz.

DUYARLI VATANDAŞLARDAN KOOPERATİFLEŞME ÇAĞRISI

Füsun Gürsoy da olası gıda krizine ve kooperatifleşmeye kafa yoran duyarlı vatandaşlardan biri "Üretim ve tüketim kooperatiflerinin yaygınlaştırılması konusunda ne yapılabilir?' sorusuna yanıt ararken, hep birlikte bir şeyler yapma çağrısında bulunuyor.

Toplumda eğitimden üretime, şiddete, çevrenin tahribatına dek yaşanan sorunlara koronavirüs salgınının insanlara ekonomik anlamda yeni maddi ve manevi yük yüklediğine dikkat çekiyor...

Toplumun yardımlaşma çabalarını gündeme getiren Füsun Gürsoy, yardımlaşmanın anı geçiştirdiğini belirterek "Oysa tehlike gittikçe büyüyor" diyor ve  "Şu an yaşanan ekonomik sıkıntı çok yakında fiziki açlık biçimine dönüşecek" tespitinde bulunuyor.

Açlığa, işsizliğe çare olarak model önerisi ise üretim kooperatiflerinin tüketim kooperatifleriyle desteklenmesi.

Aslında tüketim kooperatiflerinin yaygınlaştırılmasını kast ediyor olmalı; zira tüketim kooperatifleri var ve son yıllarda destekleniyor da. Yukarıda 'Tarım Market'leri yazdım.

Çok sayıda köyde üreten kadın derneği ya da kooperatifi var. Ürün satışında bazı belediyeler yer vererek destekliyor.

Bursa'da aralarında 5, 10 bin işçinin çalıştığı büyük fabrikalar da olmak üzere çok sayıda kurumsal tüketim kooperatifi oldukça aktif durumda. Onlardan bazıları da kadın dernek ve kooperatiflerinden ürün satın alıyor. Bursa'da Kooperatifler Birliği kurulmak üzere.

YEREL YÖNETİMLERİN DESTEKLEMESİ ŞART

Türkiye'de çeşitli il ve ilçe belediyeleri üretim kooperatiflerini, üretici derneklerini, köylüyü destekliyor. İzmir'deki Halk Marketler bunun en başarılı örnekleri arasında yer alıyor.
Bursa yerel yönetimlerinde de son yıllarda kooperatifleşme sıkça dillendiriliyor. Mesela Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan'ın seçim beyannamesinde vardı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Tarım AŞ ve pek çok ilçe belediyesi de tarımın, çiftçinin desteklenmesi yönünde çalışmalara imza atıyor. Nilüfer Belediyesi'nin halka ücretsiz fide dağıtması da takdire şayan bir hizmetti.
Tarım Market'lerin yaygınlaşması da merkezi hükümetin bu konudaki duyarlılığını gösteriyor.

Kadın kooperatifleri de Türkiye'de giderek yaygınlaşıyor. İstanbul'da Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDEV) kooperatifçilik alanında eğitim veriyor. Üst kooperatif birliği olan SİMURG da eğitim toplantıları gerçekleştiriyor.

 Hatta 7- 9 Nisan 2020'de düzenlenecek olan 7. Kadın Kooperatifleri Kurultayı koronavirüs engeline takıldı. 5 Aralık 2019'da Ankara'da yabancı ülkelerin de katıldığı Kooperatif Fuarı vardı.

Bursa'da kooperatifçilik Bursa-Bilecik-Eskişehir Kalkınma Ajansı'nın da (BEBKA) gündemindeydi. 2016 yılında düzenlenen çalıştayda Bursa'da Kooperatiçiliğin Vizyonu adlı bir panel ve çalıştay düzenlemiş ve kitapçık haline getirmişti. Kitapçığa kurumun sitesinden ulaşmak mümkün.

Özetle... Dünya tarımsal üretiminin daralacağının konuşulduğu korona günlerinde tarımsal üretim her zamankinden daha önemli hale geldi. Yeni nesil kooperatifçilik anlayışıyla, üretim ve tüketim kooperatiflerinin yaygınlaştırılması artık elzem!..

78 KUŞAĞI ÜLKÜCÜLER'DEN ATATÜRK HAKARETLERİNE TEPKİ!..

Son dönemde Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik gerek sosyal medyada gerekse yaygın medyada hakaretler adeta kampanyaya dönüştü! Tepki gösterenlere 78 Kuşağı Ülkücüler de katıldı!..

Paylaşılan ortak metinde ise oldukça sert ifadeler yer aldı. "Artık yeter! Kimse yoksa biz varız!.." diyen 78 Kuşağı Ülkücülerin açıklamasında; "Cumhuriyet, milliyetçilerin en büyük eseridir. Ona değil üç beş çapulcu kralı gelse dokunamaz. Aksakallısından kara sakallısına, iktidarından muhalefetine, küreselinden yerlisine, kralından kraliçesine, bütün dünya âlem bilsin ki, bizim için Türkeş neyse Atatürk odur! Ona uzanan dili koparır, ona uzanan eli kırarız!.. Kimse karnından konuşmasın!.." ifadeleri yer aldı.

78 Kuşağı Ülkücüleri şu mesajları verdiler:

"Sonuna kadar ülkücü, sonuna kadar Atatürkçü, sonuna kadar Türkeşçiyiz. Herkesin bir kırmızıçizgisi vardır. Ülkücülerin, milliyetçilerin kırmızıçizgisi de Cumhuriyet'tir!.."

"Ve o Cumhuriyet'in temeli dünya âlem bilsin ki milliyettir."

 "Cumhuriyet milliyetçilerin kurduğu ümmet esaslı değil, millet esaslı bir ulus devlettir! Nokta!.. Bu nedenle Atatürk'ü eleştiri tutarsızlık, Atatürk'e düşmanlık gaflet, Atatürk'e küfür ve hakaretse ahlâksızlıktır! Ülkücüler, karşıtı değil, savunucusudur!.."