Olan da olmayan da onu konuşuyor çıktı mı, düştü mü? Bende var diyenler stres altında aman düşmesin derken keşke bende de olsa diyenler düşse de alsak hayalini kuruyor. Kimine göre zenginlik göstergesi, kimine göre yatırım aracı, kimine göre de kefen parası. Tüm ırklarda kadınların en önemli süsü, Anadolu coğrafyasından Ortadoğu'ya Ortadoğu'dan Afrika ve Çin'e kadar yine kadınların birbirlerine hava atma aracı.
Düğünlerde çokça takıldığı zaman magazin, eve giren hırsızların çaldığı zaman soygun haberi. Bazılarının yastık altında, bazılarının kolunda, boynunda kimisinin de ağzında diş olmuş parlamakta. Yüzlerce yıl önce toprak altına gömülenleri çıkarmak için define meraklılarının hayatına mal olan, devletlerin merkez bankalarında ki rezervi arttırmak için birbiriyle yarıştığı kıymetli maden altın.
Hikayesi de çok eskilere dayanıyor. İlk bilinen kayıtlara göre milattan önce 3200 yıllarında antik Mısır'da kullanılmaya başlandı. Önce takı olarak kullanılan altın madeni bilindiği kadarıyla para olarak ilk kez Anadolu coğrafyasında milattan önce 550 yıllarında yaşamış olan Lidyalılar tarafından ekonomik bir değer olarak insanların cebinde yer almaya başladı. Fiyatı zaman zaman inse de genel olarak yükselme trendinde oldu.
Dünya genelinde değeri ons olarak ölçülen ve ABD doları üzerinden hesaplanan altın en çok ülkeler arası gerilimler, ekonomik ve finansal krizler gibi faktörlerle değerini arttırdı. Ülkemizde son yıllarda en çok rağbet gören gram altın. Fakat geçmiş dönemlerde gram altına pek tenezzül edilmez, Cumhuriyet Altını, tam altın yarım altın ve çeyrek altın alınır ve satılırdı. Artık ilk tercihin gram altın olmasının malum sebebi de altın fiyatlarındaki aşırı yükselme.
Bu kadar çok konuştuğumuz ve paramız olduğunda ilk yatırım aracı olarak görerek almak için kuyumcuya koştuğumuz bazı altın çeşitleri hakkında bilgimizi tazeleyelim.
Cumhuriyet altını Türkiye'yi temsil eden ve sadece Türkiye Cumhuriyeti darphanesi tarafından üretilen bir altın çeşidi halk arasında Ata Lirası olarak da bilinir ve ağırlığı 7,216 gramdır. Tam altın yine Türkiye Cumhuriyeti darphanesi tarafından üretilen 22 ayar bir altındır ve ağırlığı 7,016 gramdır.
Yarım altın 3,50 gram olup bunun 3,21 gramı saf altın kalanı ise gümüş ya da bakırdır. Adına en çok aşina olduğumuz çeyrek altın ise 22 ayar 1,75 gram ağırlığına sahip Ata Lirası olarak da bilinen Cumhuriyet altının dörtte biri kadar olup,22 ayar ve 1,6065 grama saf altındır. En üst ayar olan 24 ayar altın yüzde 99.9 saflıktadır ve milyem değeri 999,9'dur. Her ne kadar yastık altı olarak tarif edilse de asla yastığın altında durmayan Türkiye'de halkın biriktirdiği altın miktarının toplam değerinin 600-700 milyar Dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam ağırlık olarak da 5000 tona tekabül etmekte.
Ülkelerin Merkez bankalarının altın rezervlerine baktığımızda da rekor 8133 ton ile Amerika Birleşik Devletleri'nde. Sonrasında 3.350 ton ile Almanya, 2.452 ton ile İtalya, 2437 ton ile Fransa, 2330 ton ile Rusya, 2300 4 ton ile Çin, 1040 ton ile İsviçre, 880 ton ile Hindistan, 846 ton ile Japonya, 641 ton ile Türkiye gelmekte.
Bu anlamda Türkiye'nin altın rezervi dünya çapında hatırı sayılır bir konumda. Yıllar içerisinde altındaki değer artışı ile ilgili küçük bir örnek vermek gerekirse, 1969 yılında 35,2 Dolar olan ons fiyatı 2013'te 1600 Dolar'a çıkarken bu yazıyı kaleme aldığım dakikalarda 4709 Dolar'dan işlem görmekte.
Altınla ilgili bir bilgi daha hafızamızda olsun dünyanın en çok altın çıkaran ülkeleri Çin, Avustralya, Rusya, Kanada, ABD Kazakistan, Meksika, Endonezya, Güney Afrika ve Özbekistan olarak sıralanmakta. Son zamanlarda altın fiyatlarındaki yükselişin hepimiz farkındayız. Yazımızın başlığı altında ne var ama diğer bir anlamı da altın fiyatlarının yükselişinin altında ne var. Bu yükseliş pek organik görünmemekle birlikte dünya genelinde altına yatırım rüzgarını da beraberinde getirdi.
Sonrasında bir baktık ki iki ayda kazandırdığını ani bir düşüşle birkaç saat içerisinde geri aldı. Her piyasada olduğu gibi altın piyasasının da dev oyuncuları ya da piyasa ile oynayanları var. Bankalar üzerinden 100 milyonlarca, hatta milyarlarca dolar değerindeki altını bir anda alarak fiyatını yükselten bu küresel güçler, altın ons fiyatı yeterince kar edebilecekleri seviyeye geldiğinde yine yüklü miktarlarda satış yaparak ons fiyatını düşürme kabiliyetine sahipler.
Yani diyebiliriz ki küresel krizlerin yanında altın fiyatlarının ipi onların elinde. Yatırım tavsiyesi olmamakla birlikte altındaki fiyat iniş ve çıkışlarını çok da kafaya takmamak gerekiyor.
Unutulmamalı ki altın uzun vadeli bir yatırım aracı. Bugün al, yarın sat yerine, 3-5 yıl hatta 10 yıl 20 yıl kenarda bekletenlere daha çok kazandırdığı tecrübe ile ispatlı. "Kenarda varsa altının, rahat olur yarının" şeklinde gelecek nesillere bırakılmak üzere atasözü olmaya aday bir cümleyi de ilave ederek tüm okurlarımıza altını bol bir hayat dilerim.
SAĞLICAKLA KALIN