Dünya genelinde ve Türkiye'de gündemi ne kadar ulusal medya belirliyor olsa da, yerel medyanın kendi alanındaki etkisi oldukça önemli. Bu konuda Bursa'yı baz alacak olursak 15 kadar yerel gazete yine 15 civarı yerel radyo ve çok sayıda internet haber sitesi şehrin nabzını tutmakta.
Ulusal medya denince de aklımıza gelen ilk şehir İstanbul. Mutlaka okurlarımızın da dikkatini çekmiştir ki, ulusal medya olarak adlandırdığımız mecrada deprem başta olmak üzere ulaşım, kira fiyatları ve benzeri tüm konularda gündemi oluşturan şehirdir İstanbul. Diğer bir bakış açısıyla Türkiye'nin diğer tüm şehirleri ulusal medyanın gözünde bir İstanbul etmez. Bu durumda yerel medyanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha bize göstermekte.
Örnek olarak Bursa'nın yaşadığı susuzluk problemi, binalarının yüzde altmış beşinin depreme dayanıksız olması, şehrin bazı bölgelerinde yaşanan aşırı hava kirliliği, caddelerin yetersizliğinden kaynaklanan trafik sıkışıklığı, Bursa sanayisi ve tarımının problemleri ancak yerel medya sayesinde gündeme taşınabiliyor.
Buna müteakip ulusal medya kuruluşlarının birçoğu, holding çatıları altında faaliyet gösterirken, Bursa gibi birçok ilde yerel medya alanında faaliyet gösteren kuruluşlar çok daha az sermaye ile ayakta durmaya çalışmakta.
Türkiye'nin bir ilinde yerel medya konusunda yapılan araştırmada, 2 hafta boyunca sunulan haberlerin 1824'ü güncel, 962'si asayiş, 337'si yerel yönetim, 315'i ekonomi, 281 spor 177 kültür-sanat, 143'ü magazin, 113'ü sağlık, 105'i siyaset, 104'ü turizm, 102'si eğitim, 91 çevre 61'i tarım konularını içermekte. Ve bunların yüzde 90 ağırlığı da o şehrin dinamikleri ile alakalı haberlerden oluşmakta.
Yine yerel medya sayesinde kent sakinleri yaşadıkları sorunları çok daha kolay bir şekilde dile getirebilmekte. Sosyal medya son yıllarda ne kadar geleneksel medyaya rakip olarak görünüyor olsa da, sosyal medya olarak adlandırdığımız aslında medya olmayan, her türlü denetimden uzak, dezenformasyon haberleri ile dolu yalanın iftiranın kol gezdiği zaman kaybı yaratan bir alan oluşturmaktı.
Gerçekleri bir denetim mekanizması altında halka sunan yerel medya, ayakta kalabilmesi için gerekli olan reklam yayınları konusunda ciddi bir kan kaybı yaşıyor. Dijitalleşme ile birlikte gazete bayilerinde satılan baskılı gazete ve dergi satışları düşerken, cep telefonlarındaki müzik uygulamaları sebebiyle radyoların dinlenme oranları da giderek azalmakta.
Diğer bir yandan da Amerikan kökenli İnstagram, X, Facebook gibi sosyal medya platformları geçmişte yerel medyada yayınlanan reklamları kendi bünyesine katmış bulunmakta. Yerel esnafın yayınlattığı reklamlar ile faaliyetine devam eden, çalışanlarının maaşlarını sigortalarını ödeme gayretinde olan yerel medya Amerikan kökenli sosyal medya platformları sebebiyle can çekişir hale gelmiş durumda.
İşletmecilerin, kredi kartı üzerinden İnstagram gibi platformlara Türk Lirası üzerinden verdiği reklamlar, dolara çevrilip yurt dışına çıkıp ABD'nin kasasına girmekte. Yaşanan bu hal, 1.planda ülkemize döviz kaybı yaşatırken diğer yönden de bu platformların katil İsrail'e verdiği maddi destek ve İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırıma uyguladığı sansür olarak bizlere ayrıca zarar vermekte.
ACİL DESTEK GEREKLİ
Yerel medyanın, ABD kökenli sosyal medya platformlarına yenilmeyip, ayakta kalması ülkemiz için zaruri bir ihtiyaç. Tek geliri bulunduğu şehirdeki küçük ve orta çaplı firmaların yayınlattığı reklamlar olan yerel medya kuruluşları, acil önlemler alınmazsa birer birer kapıya kilit vurmak zorunda kalacaklar.
Her şeyin yerli ve milli olanı makbuldür dediğimiz bu günlerde yerli ve milli olan yerel medyamıza alınacak tedbirlerle sahip çıkılması gerekli. Peki bunlar ne olabilir? Devlete vergisini ödeyen kendisi ile ilgili resmi birimlere kayıtlı olan tüm yerel medya kuruluşlarına yapılacak bazı düzenlemelerle gelir kaynakları yaratılmalı.
Örneğin, ABD kökenli sosyal medya platformlarına verilen reklamlara, 1999 depremi sonrası çıkartılan ve kaynağı deprem için kullanılacak olan İletişim Vergisi benzeri bir vergi konulup bunun geliri yerel medya kuruluşlarına aktarılabilir. Yerel medya çalışanlarına sigorta primleri konusunda destek sağlanabilir, bulunduğu kentin yerel medyasına reklam yayını yaptıracak olan firmaların reklam giderlerinin yüzde 50'si vergiden düşülebilir.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir milletvekilinin de bu konuda yaşanan sorunu dile getirmesi ne kadar yerel medya kuruluşlarını sevindirmiş olsa da, ivedilikle ciddi adımların atılması muazzam önem taşıyor, aksi takdirde önümüzdeki yıllarda milletimiz ulusal medya ve ABD kökenli sosyal medya platformlarından kendi şehrinin sesini duyurma zorluğu ile baş başa kalacak.
SAĞLICAKLA KALIN