Kısa adı BAL-GÖÇ olan Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği'nin genel başkanlık seçimi tarihi yaklaşıyor. 28 Aralık Pazar günü, aidatlarını yatıran tüm üyeler oy verme hakkını kullanacak ve 8. dönemin genel başkanı belirlenecek. En iddialı adaylardan bir tanesi de mevcut Genel Başkan Profesör Doktor Emin Balkan.
Dördüncü dönem ve an itibarıyla 7. dönemde de genel başkanlık görevine sürdüren Balkan ailesiyle birlikte 1951 yılında Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç etmiş, 1960 yılında Bursa'da dünyaya gelmiş ve tahsil hayatını Bursa'da tamamlamış bir isim. İlkokul eğitimini Bursa Emek İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi Yıldırım Beyazıt Lisesi'nde bitiren Emin Balkan, üniversite eğitimini de Bursa'da tamamlamış. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çocuk cerrahisi ve çocuk ürolojisi profesörü olarak görev yapıyor.
1985 yılı Ocak ayında rahmetli Mümin Gençoğlu tarafından kurulmuş olan Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği'nin çeşitli kademelerinde görev aldıktan sonra iki dönem boyunca genel başkanlık seçimini kazanarak dernek faaliyetleri konusunda üst düzey tecrübe kazanmış olan bir isim.
Bal-Göç'ün Bursa'da, Türkiye genelinde hatta Balkan ülkelerindeki etkisi tartışılmaz. 1984 yılında Bulgaristan'da yaşayan Türkler üzerinde, Bulgar Devleti tarafından yaşatılmaya başlanan sıkıntılar üzerine kurulan dernek, başta Bursa olmak üzere Türkiye'nin birçok yerinde ikamet eden Balkan göçmenlerine hitap ediyor.

Aktif ve yarı aktif diyebileceğimiz 20.000 üyeye sahip olan BAL-GÖÇ, aynı zamanda kamu yararına faaliyet gösteren dernekler statüsünde bulunmakta. Yaşı 40-50 civarında olanlar, 80'li yıllarda Bulgaristan Türklerine yapılan baskı ve asimilasyon faaliyetlerini hatırlayacaklardır. O yıllarda Belene Kampı başta olmak üzere her türlü eziyete uğrayan Bulgaristan Türkleri’nin bazıları şehit edilirken hepsinin isimleri değiştirilip kendilerine Bulgarca isimler verilmesi, Türkçe konuşmalarının, Kur'an-ı Kerim'in ve İslami ibadetlerin yasaklanması, hatta vefat edenlerin cenaze namazı kılınmadan Hristiyan mezarlıklarına zorla defnedildiği gündemdeydi.
Bulgar Devleti'nin uyguladığı bu zalim politika sonucu, 1989 yılında yüzbinlerce Müslüman Türk, adeta kaçarcasına malını mülkünü Bulgaristan'da bırakarak canlarını kurtarmak için Türkiye'ye sığınmışlardı. Bu önemli olaylar neticesinde Türkiye'deki ve Balkanlar’da yaşayan Türklerin sesini duyurmak için kurulan BAL-GÖÇ'ün Genel Başkanı ve yeni dönem için adayı Profesör Doktor Emin Balkan, Radyo Bu 95.4 frekansında yaptığım 'Yerel Gündem’ isimli programa konuk oldu.
Yayın öncesi yaptığımız sohbette ilk defa tanıştığım Emin Balkan'ın güler yüzlü ve samimi tavrı ile radyo programıma Bursaray ile gelip indiği istasyondan radyoya kadar yürümesi dikkatimi çekti. Bir taraftan profesör doktor ünvanı, diğer yandan da BAL-GÖÇ Genel Başkanlığı yapan bir kişinin toplu ulaşımı kullanarak gelmesi beni biraz şaşırtırken halkın içinde olması da mutlu etti.
Balkan göçmenleri ve soydaşlarının kültürel değerlerini ve kimliklerini koruyarak Türkiye'nin ve dünyanın sürdürülebilir geleceği için etkili bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet gösteren BAL-GÖÇ, Türkiye içerisindeki Balkan göçmenlerinin yanı sıra, Yunanistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Gagavuzya, Hırvatistan, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya, Romanya, Sırbistan, Slovenya üzerinde de etkili.
Emin Balkan'ın ifadelerine göre bu coğrafyada 15 milyon Türk ve akraba toplulukları yaşıyor. Program esnasında BAL-GÖÇ'ün mevcut Genel Başkanı ve 8. dönem adayı Balkan'ın önemli açıklamaları oldu.
Başkan Balkan, "BAL-GÖÇ yalnızca göç edenlerin değil, orada yaşayan, gönlü bizlerle olan kardeşlerimizin de sesi olmaya çalışıyor. Balkan Devletleri, oradaki Türkleri bölmeye çalışmakta biz bu konuda yoğun faaliyetlerde bulunuyor. Bu birlikteliği sağlam tutma mücadelesi veriyoruz. Balkanlarda 15 milyon civarı Türk ve akraba topluluklar var. Hedeflerimiz arasında sadece Balkanlar’da yaşayan soydaşlarımız değil, iş için Batı Avrupa ülkelerine gidenlere ulaşmak da var.
Bizim Bulgar halkı ile düşmanlığımız yok. Devletlerarası ilişkileri geliştirmek birinci görevimiz. Geçtiğimiz yıllarda özellikle Bulgaristan'dan gelen soydaşlarımızın iş ve emeklilik ile ilgili sorunları vardı, çoğunu çözdük ama Türkiye ile Bulgaristan arasında sosyal güvenlik anlaşması olmadığı için çalışmaları birleştirme imkânı olmadı. Türkiye Cumhuriyeti, geçtiğimiz yıllarda bu konuda bir şans verdi fakat küçük bir grubun sıkıntıları devam ediyor" diyerek başkanlık döneminde yaptığı çalışmaların bir bölümünü özetledi.
Mesele devletlerarası olduğu için elbette ki sorunların da çözümü bir anda mümkün olmuyor. BAL-GÖÇ Genel Başkanı Emin Balkan, bir başka konu ile ilgili olarak da, “Bulgarlar vizesiz Türkiye'ye gelebiliyor ama bizim vatandaşımız Bulgaristan'daki akrabalarına vizesiz gidemiyor. Cenazelerine bile katılamıyor. Bunlar önemli sorunlar. Bulgaristan'da çalışmış emekliliğine birkaç yıl kalmış olanlar var. Bulgaristan, ‘Gel burada çalış emekli ol diyor’, bu mümkün değil. Vatandaşlıkla alakalı bir takım talepler var. 89 göçüyle gelenler vatandaşlıktan çıkarılmamış ama vatandaşlığı aktif değil. Geçmiş yıllarda yeniden vatandaşlıklarını aktif hale getirmelerini sağladık.
Bunun yanında vatandaşlıktan çıkan kişiler Bulgaristan ve Romanya yasalarına göre yeniden vatandaşlık alma imkânına sahip Makedonya ve Kosova'da bu imkânı veriyor ama sonuçlandırmıyor. Bununla ilgili beklentiler var. Yeniden vatandaş olma arzusu mevcut. Bunları çözmek için hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Balkan ülkeleri ile görüşme halindeyiz beklentilerimiz var" sözleri ile de çok sayıda Balkan göçmenini ilgilendiren bir konuyu gündeme getirdi.
Geçmişte Bulgaristan'dan emekli olanların yaşam belgeleri ile ilgili önemli bir sorunu da çözdüklerini dile getiren Balkan, "Emekli maaşlarını Türk bankalarından alanların yaşam belgelerini biz hazırlıyor ve toplu halde iletiyoruz. Bu sene olumlu bir gelişme ile emekli maaşlarını Bulgar bankalarından alanların da yılda bir kez vermek zorunda olduğu yaşam belgeleri ile ilgili sorunu çözdük. Önceden konsolosluk ya da bizzat Bulgaristan'a giderek verilen belgeler, diplomatik girişimlerimiz sonucunda Türkiye'deki muhtarlar tarafından onaylanıyor ve biz bunu Bulgaristan Çalışma Bakanlığı'na toplu olarak gönderiyoruz." diyerek kendi genel başkanlık döneminde verilen önemli bir hizmeti de aktardı.
Bulgaristan'da Türkleri temsil eden siyasi parti genel başkanının, "Bulgaristan'da Türk yoktur, Bulgar Müslümanlar vardır" sözlerini acı verici olarak nitelendiren Balkan, "Durumu üzülerek takip ediyoruz" diyerek BAL-GÖÇ'ün Bulgaristan ve diğer Balkan ülkelerindeki tüm soydaşlarımızın haklarını savunmaya devam edeceğini önemle vurguladı.
Böylesine önemli bir derneğin başında tüm konulara vakıf bir ismin bulunması önemli bir değer. İki dönem genel başkanlık yapan Balkan, 8. dönem genel başkanlık seçimi için de öne çıkıyor. BAL-GÖç'ün hem içeride hem dışarıda yaşayan tüm Balkan Türklerini birleştirici bir unsur olması aynı zamanda Türkiye'ye güç katmaktadır. 8. dönem seçiminin kardeşçe ve demokratik bir ortamda yapılması temennisiyle.
SAĞLICAKLA KALIN…