"Dedene vardığında yaşım 15'ti" ya da " Evlenirken bir yorgan, bir döşek, bir yastığımız vardı, 5 tane de çocuk büyüttük" sözlerini büyüklerimizden hepimiz duymuşuzdur. Gelinin ata binerek, iki göz odalı damat evine vardığı günler mazide kaldı.
Evlilik denince gündeme gelen bin bir tane dert ile uğraşır hale geldik.
Düğün, yüzbinlerce liraya tutulacak olan kır düğünü alanında yapılacak, gelinlik en gösterişlisinden alınacak, kınada konfetiler patlatılacak, bilmem kaç bin liraya kınalarda sahne alan gruplar kiralanacak. O da yetmez, düğünde de bu hizmeti veren organizasyon şirketi ile anlaşma yapılacak.
Gelin özel bir kareografi ile sahneye çıkacak. Damadın arabası varmış ama modeli eskiymiş. Gelin arabası olarak en lüksünden araba kiralanıp bol çiçekli olarak süslenecek.
Ev eşyaları, meşhur markaları satan mobilya mağazasından alınarak, gelen misafirlere “biz mobilyalarımızı şu mağazadan aldık” diye hava atılacak. Altının gram fiyatının ne kadar olduğu hiç önemli değil, gelinin iki kolu da boynu da Trabzon seti, burmalı bileziklerle doldurulacak.
Beyaz eşyayı çamaşır makinesi ve buzdolabı ile geçiştirmek olmaz en iyisinden kahve makinesi, tanınan marka bulaşık makinesi, airfel, mikro dalga fırın ve gösteriş amaçlı ne varsa hepsi alınacak. İnsan bir kere evleniyor, kenar bir mahalleden ev tutup evlenmek olmaz, en lüks semtte ev kiralanıp “bizde para çok imaji” yaratılacak.
Tabii ki bitmedi, bir de bunun balayı faslı var. Düğünden hemen sonra 5 yıldızlı otelde balayına çıkılacak, bol bol selfie yapıp mutluluk pozları verilip sosyal medyada paylaşılacak.
Farkındaysanız, bunlar genelde kız tarafından gelen taleplerdir. Damat adayına, dünyaya gelen çocuklar özel hastanede doğacak dayatmasını da ilave edebiliriz. Bunca maddeden sonra erkekler neden evlilikten kaçıyor diye sormanızın çok da bir anlamı yok.
Evlilik yaşı her yıl daha da yükseliyor. En büyük sebep de evliliğin artık elele yuva kurup mutlu olmaktan çok lüks, şatafat ve gösterişe evrilmiş olması. Toplum olarak, birbirimizi gaza getirerek, o yaptı ben de istiyorum diyerek, benim neyim eksik diye düşünerek bu hale geldik. Asıl önemli olanın iki insanın ömür boyu iyi geçinerek bir yastıkta kocaması değil de, paranın çok olmasına bağlı olduğunu sandık.
Evlilik maliyetleri aldı başını gidiyor. Gençler, evlilik düşüncesi ile kağıdı kalemi ellerine alıp hesap yapmaya başlayınca ömür boyu çalışsalar da karşılayamayacakları rakamları görüyorlar. İlk yapmamız gereken bu kafayı değiştirmek. Niyet evlenmekse, mümkün mertebe mütevazi olup elimizden geldiğince borca girmeden ya da en az borç ile nikah defterine imza atmayı başarabilmek.
Evlilik yaşının yükselmesi, nüfus artış hızımızın düşmesi, insanların çocuk sahibi olmak yerine evde köpek bakmayı tercih etmesi geleceğimizi karartacak olan önemli bir sorun.
Son 10 yılda evlilik yaşı erkeklerde 0,9 yaş, kadınlarda ise 1,6 yaş ileri gitti. 2025 yılı itibariyle erkeklerde ortalama evlenme yaşı 28,5, kadınlarda ise 26'ya ulaştı. Bu şekilde devam ederse 40 yıl sonra durum daha da içinden çıkılması zor bir hale gelecek. Devletin, evliliği kolaylaştırmak için attığı sevindirici adımlar var.
GENÇLERE EVLİLİK KREDİSİ
Evlenmeye karar veren eşlerin her ikisinin de 18-25 yaş arasında olduğu durumda 250.000 Lira kredi, çiftlerden en az birinin 26 yaşından gün almış olması halinde de 200.000 Lira kredi evliliği teşvik amacıyla verilmeye başlandı. Son alınan kararla da çok uzatmadan çocuk sahibi olunduğu takdirde kredi ödemesi öteleniyor, çocuk sayısı arttıkça verilen kredinin borç hanesinden silinerek hibe edilmesi garantisi veriliyor.
Aranan şartlardan bazıları da, çiftlerin üzerine kayıtlı herhangi bir taşınmazın, konut, arsa gibi olmaması ya da bunlardan birinin hissedarı olmaması, çiftlerin son 6 aylık gelir toplamı ortalaması ve son aya ait gelirlerinin brüt asgari ücretin 2,5 katını aşmaması.
Aile oluşumunu sağlamak adına verilen katkı takdire değer. Hele bir de buna ülkemizde insanların üzerinde en çok stres yaratan konusu olan ev sahibi olma maddesi de eklenirse mükemmel olur. TOKİ eliyle yapılacak ve her evlenen çifte ilk 2 yıl ödemesiz, sonrası düşük faizle 20 yıl taksitle ev sahibi olma imkanı sağlanırsa nikah randevularında ciddi bir artış olacağını tahmin ediyorum.
Fakat her şeyin başında, evliliği borç kabusu olmaktan çıkarmak için gelin ve damat adaylarının lüks ve şatafattan kaçınıp asıl mutluluğun gösterişli düğünler ve balayında olmadığını idrak etmeleri gerekliliği.
SAĞLICAKLA KALIN