Hava Durumu

Kimse onu sevmiyor

Yazının Giriş Tarihi: 27.12.2025 00:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.12.2025 00:08

Canlı ya da cansız tüm varlıklar için sevilmesi, saygı duyulması, beğenilmesi önem arz ediyor. Göze hoş gelmeyen bir bina malumdur ki, sevilmez, beğenilmez. Çarpık kentleşmenin olduğu şehirler yine aynı şekilde ne sevilir ne beğenilir. Trafiğin yoğun olduğu caddeler sürücüleri bıktırır, sevmenin de ötesinde nefret edilir hale gelir. Asgari ücret de yetersizliği, ihtiyaçları karşılamayışı sebebiyle toplumun en sevilmeyenlere arasında yer alıyor.

Öyle ki belirlenen her yeni asgari ücret, buna mahkûm olanların tepkisini alarak hayal kırıklığı yaratıyor. Asgari ücret dediğimiz rakam eğer canlı bir varlık olsaydı, muhtemelen kimse tarafından sevilmediği için yalnız kalır, bu yalnızlık sonunda da kendi canına kıyar aramızdan ayrılırdı. Gel gör ki, 28 bin 75 Lira olarak belirlenen 2026 yılı asgari ücreti hiç sevilmediği halde hayatımızda yer almaya devam edecek.

Yapılan görüşmeler sonucu yüzde 27'lik zamla erişilen asgari ücret rakamı yine mutsuzluk kaynağı olarak karşımıza çıktı. Avrupa ülkeleri genelinde çalışanların yüzde 5-10’luk kısmı asgari ücret ile geçimini sağlarken, ülkemizde bu rakam yüzde 50'lere dayanıyor. Bu anlamda toplumun büyük bir kısmını ilgilendiren onlara can suyu olan bir rakam olarak karşımıza çıkıyor.

2026 asgari ücretini Euro olarak hesapladığımızda şu anki kur üzerinden, 550 Euro'ya tekabül etmekte. Yine kendimize sıkça mukayese ettiğimiz Avrupa ülkeleri ile karşılaştırma yaptığımızda, 2500 Euro ile asgari ücretin en yüksek olduğu ülke Lüksemburg. Ardından ortalama 1000 Euro ve üzerindeki rakamlarla Almanya, Hollanda, Belçika, İrlanda, Fransa, İspanya, Polonya, Slovenya, Yunanistan, Portekiz, Litvanya gibi ülkeler gelmekte. Ama bir kez daha hatırlatalım ki bu ülkelerin sadece yüzde 5 ya da 10'luk kısmı asgari ücret ile çalışmakta yani oralarda asgari ücret, işe yeni başlayan bir çalışanın acemilik döneminde aldığı maaş olarak verilmekte. Asgari-azami mutsuzluk veren bu rakam Türkiye'deki birçok işverenin her ay çalışanlarının banka hesabına yatırılırken, bunu bankamatikten çeken çalışanlar anlık bir mutlulukta yaşamıyor değiller.

Ülkemizde en büyük para biriminin 200 Lira olduğunu baz alırsak, maaşını bankamatikten çeken asgari ücretli, 250 adete yakın kağıt parayı ceplerine doldurmaya çalışıyor, dolayısıyla ceplere sığdırmakta zorlanılan bu para geçici bir zenginlik hissi yaratıyor. Diğer bir yandan da her yıl yaşadığımız fırsatçılık dönemi bu yıl da yine gündemimizde. Asgari ücret zammı henüz belirlenmeden başta gıda üreticileri olmak üzere birçok sektör ürünlerine zam yaparak, yüzde 27'lik maaş artışı daha cebe girmeden bunu geri aldılar.

Kira, gıda ulaşım ve fatura harcamalarına dahi yetişemeyen dolayısıyla, kimse tarafından sevilmeyen asgari ücret, 2026 yılı boyunca yine iğneden, ipliğe gelecek zamlarla beraber yılsonuna kadar alım gücü daha da azalarak hayatımızda var olmaya devam edecek. En düşük ev kirasının 12-15 bin Lira arasında olduğu elektrik, su, doğalgaz, internet ve cep telefonu faturalarının 5.000 Lira'nın altına düşmediği bir ortamda kalan para ile ailesine geçindirmeye çalışan tüm asgari ücretlilere akıl sağlıklarını koruyabilmeleri için Allah güç, kuvvet versin.

SAĞLICAKLA KALIN

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.