Hava Durumu

Sandıktan ekonomi çıktı

Yazının Giriş Tarihi: 02.04.2024 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.04.2024 17:31

Aylardır Türkiye'nin gündeminde ilk sırayı tutan propaganda dönemi yerel seçim ötesinde genel seçim kıvamında yaşanan süreç finale ulaştı. Ülke genelinde AK Parti-CHP arasında büyük bir çekişmeye sahne olacağı düşünülen 31 Mart 2024 yerel seçimi beklenenden daha fazla tartışmaya yol açacak bir sonucu ortaya çıkardı.

Cumhuriyet Halk Partisi 22 yıl sonra AK Parti'den daha fazla oy alarak Türkiye’nin birinci partisi olarak büyük bir zafere imza atarken, seçmenin oyları ile yönettiği belediyeleri kaybetmemenin yanında, yeni belediyeleri de ilave ederek siyasette büyük bir değişimin ayak seslerini duyurdu. Özellikle İstanbul odaklı büyük bir rekabete sahne olan seçimde Ekrem İmamoğlu başkanlık kariyerine yeni bir halka daha ilave ederek beş yıl daha koltuğunu korumayı başarırken, İstanbul ilçeleri bazında da AK Parti ciddi bir kan kaybı yaşadı.

Bu seçimin dikkat çeken özelliklerinden biri de katılım oranının önceki seçimlere göre daha düşük olması, yüzde 78'lerde kalan oran, seçmen içerisinde büyük bir küskünler grubunun olduğunu da ortaya çıkarttı.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin bile muhtemelen beklemediği yüksek oy oranı Genel Başkan Özgür Özel'i mutlu ederken bir taraftan da vatandaş tarafından AK Parti'ye yapılan ciddi bir uyarı anlamını taşıyor. Bu seçimin bize yaşattığı önemli bir tecrübe de seçmenin hiçbir partinin fanatiği olmadığı, işler yolunda gitmediği takdirde sağ-sol fark etmeksizin vereceği oyun istikametinin yön değiştirebileceği şeklinde. AK Parti'nin kalesi olarak görülen Bursa dahil olmak üzere birçok ilde yaşanan değişim yerel yönetimlerden çok ülkenin genel durumuna karşı vatandaşın gösterdiği bir tepki oldu.

VATANDAŞ NE İSTİYOR?

Geçen yıl yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimine göre Cumhur İttifakı ve AK Parti'nin oyunda gerileme olduğu bariz bir gerçek. AK Parti belediyeleri beklentisinin üzerinde bir oy kaybı yaşarken hükümet buna nelerin sebep olduğu üzerine düşünerek acil olarak çözüm üretmek zorunda.

Sıkıntılar üç aşağı beş yukarı zaten belli. Düşük emekli maaşları, engellenemeyen yüksek enflasyon, halkın büyük bir ortalamasının standart geliri olan asgari ücretin yetersizliği, Suriyeliler başta olmak üzere milyonlarca sığınmacının ülkemizde olması ve bunların kendi ülkelerine geri gönderilmesi için bir ışık görülmeyişi, kısacası vatandaşın bu gününden mutlu olmayıp yarın için umudunun kalmayışı.

Geride bıraktığımız yerel seçimi aslında daha çok, seçmene sorulan "halinden memnun musun?" referandumu olarak değerlendirmek daha uygun olur. Memnuniyetsizlik sandığa yansıdı, sandıktan ekonomi çıktı. Ülkede başta savunma sanayi olmak üzere, hastaneler yollar, köprüler, artan ihracat rakamları, yerli üretim otomobil gibi gurur verici gelişmeler ne kadar yaşansa da insanımızın markete pazara gittiğinde evine eli boş dönmesi bunları ikinci planda bırakır.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı Özgür Özel'e bu makamın yanında liderlik vasfını da kazandıran 31 Mart yerel seçiminin CHP'ye getirdiği yükseliş ivmesini en iyi şekilde değerlendirip çıtayı yükseltmek de muhalefet partisinin ana görevi olmalı. Unutmamalı ki siyaset fırsatları değerlendirme sanatıdır.

SAĞLICAKLA KALIN…

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.