Hava Durumu

‘700 yıldır buradayız’; Kıymet biliyor muyuz?

Yazının Giriş Tarihi: 24.12.2025 00:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.12.2025 00:09

Haber metinleri, köşe yazıları, sosyal medya gönderileri son günlerde aynı başlığı taşıyor:

700 yıldır buradayız.

Çok beğendiğim halde aynı şeyi tekrar etmemek adına yazıma başka bir başlık düşünüp durdum ama bulamadım!

Geçen zamanın zihinlerde yankılanmasını sağlayan, tarihi hissettiren ve yolculuğa çıkaran kısa, net ve çok anlamlı bir ifade:

700 yıldır buradayız!

***

Osmangazi Belediyesi tarafından Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde pazartesi akşamı düzenlenen lansmanla, Bursa’nın Fethi kutlama programı kamuoyuna sunuldu.

Basının yoğun ilgi gösterdiği akşam -kendi görüşüm- son zamanların en başarılı organizasyonuydu. Eleştirmiş olmak için eleştirenler, kendisini gösterme gayretiyle anlamsız şeylere takılı kalanlar muhakkak olacaktır ama biraz tarihten biraz da 2026 boyunca sürecek kutlama içeriğinden bahsedeceğim…

***

700 yıl önce küçük bir Bizans garnizonu olan Prusa’nın, büyük bir medeniyet yürüyüşünün ilk adımlarına sahne oluşunu anmak için bir arada olunduğunu vurgulayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa’nın tarihine değindi:

“Osman Gazi’ye nasip olmayan bu kutlu fetih, oğlu Orhan Gazi tarafından uzun süren, sabırlı ve kararlı bir kuşatmanın ardından, tek bir taş dahi ziyan edilmeden gerçekleşmiştir.

Bu fetih; sadece bir şehrin alınması değil, adaletin, hoşgörünün, merhametin ve eşitliğin bu topraklarda kök salmasıdır. Fetihten sonra Bursa’da yaşamak isteyenlere kapılar sonuna kadar açılmış, ayrılmak isteyenlere ise Bizans’ın başkenti İstanbul’a gitmeleri için her türlü kolaylık sağlanmıştır. İşte bu anlayış, ecdadımızın fetih ruhunun en güçlü göstergesidir. Belki o gün Osman Gazi ve Orhan Gazi, 600 yıl boyunca yedi kıtaya yayılacak bir cihan devletinin doğacağını hayal bile etmiyordu.

Ancak Bursa, Osmanlı Devleti’nin ilk payitahtı olarak bu büyük yürüyüşün başlangıç noktası olmuştur. Bizler; bu kadim şehirde yaşamaktan onur duyan, Bursa’yı sevgiyle sahiplenen insanlar olarak, ecdadımızın mirasına layık olmanın sorumluluğunu taşıyoruz!” dedi.

Her şeyin aşırısı rahatsızlık veriyor.

Program sırasında bazıları Osmanlı temaları işlenmemiş diyor; bazıları ise daha fazla Cumhuriyet vurgusu olmalıydı diye eleştiri sıralıyordu.

Hâlbuki Başkan’ın konuşması da kullanılan görseller de bizim, Türkiye Cumhuriyeti’nin özetiydi.

Ne Osmanlıdan vazgeçebiliriz ne de Cumhuriyet’ten!
Bu şehir 700 yıl önce Orhan Gazi tarafından fethedildi, dev bir imparatorluğa başkentlik yaptı; 103 yıl önce de Yunan işgalinden Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile kurtarıldı.

Puşide-i Siyah yalnızca bir sembol değil; Türkiye’nin ve Bursa’nın kıymetini bilmemiz gerekliliğinin simgesidir.

Nitekim konuşmasına fetihle başlayan Başkan Aydın şöyle devam etti:

“Yunan işgali sırasında, Yunan komutanının Osman Gazi ve Orhan Gazi’nin türbelerine yönelik saygısız tutumu üzerine, ‘Kalk Osman, kalk! Yurdunu kurtar’ sözlerini duyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aynı gün Meclis kürsüsüne Puşide-i Siyah koydurmuştur.

İki yıl, iki ay, iki gün süren zorlu mücadelenin ardından; 11 Eylül 1922’de Bursa düşman işgalinden kurtarılmış, Atatürk de o siyah örtüyü kaldırarak Bursa’yı yeniden özgürlüğüne kavuşturmuştur…

Bu toprakların evladı olmak, sizler için olduğu kadar bizler için de en büyük onur, en büyük şereftir!”

***

2026 boyunca sürecek kutlamalar ocak ayında ‘700. Yıla Özel Altın Çınar Kısa Film Yarışması’yla başlayacak.

Panel ve sempozyumlar, atölyeler, sergiler, konserler de listede mevcut.

Tabii ki 6 Nisan’da kutlama sokağa taşacak ve Özel Tarihi Kent Koşusu düzenlenecek.

Seneye bu günlerde ise ‘Kapanış Zirvesi’ni değerlendiriyor olacağız…

***

Bir parantez açmak istiyorum.

Osmangazi Gazetesi olarak dağıtılan ve nostalji rüzgarı estiren metinde şu ifade yer alıyor:

“…

Geçmiş ile gelecek bir köprüdür Bursa’da.

Her sokak, her taş, her han; bugüne devredilmiş bir sorumluluğu taşır. Bursa’yı var edenler yalnızca onu kuranlar değil; onu koruyanlar, yaşatanlar ve geleceğe aktaranlardır.”

Her gün bir sorunun ele alındığı toplantılarda kirlenen havayı, suyu konuşuyor; yeşili kaybedişimize dem vuruluyor.

Hâlbuki mirası korumak için başka şeyler yapmak; kıymet bilmek gerekiyor…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.