Hava Durumu

Acılar dün gibi…

Yazının Giriş Tarihi: 17.08.2026 00:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.08.2026 00:08

Yine yılın ‘farkındalık’ dolu günlerinden biri…

Bugün 17 Ağustos 1999 Depremi’nin yıl dönümü.

Yıkımın, kayıpların, göz yaşlarının üzerinden 27 yıl geçti.

Bölgede olanların acısını paylaşabiliriz ama aynı şekilde hissetmemiz mümkün değil.

Her seferinde ‘Allah bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın’ temennisiyle anma programlarını geride bırakıyoruz.

Tam 27 yıldır her sarsıntıdan sonra ekranlara çıkan uzmanlar ‘Marmara yerle bir olacak’ uyarısında bulunuyor, işe yarıyor mu?

Hazırlık aşamasında ne durumdayız?

Yanıtı yok!
Bu nedenle düzenlenen anma programlarının hiçbir işlevi yok…

Geçen sene de aynı düşüncemi şu ifadelerle sunmuştum:

“Bazı acılar hiç unutulmaz; hele bizim gibi ülkelerde!

Çünkü hatalardan ders almak ve buna göre hareket etmek yerine hamaset edebiyatı hüküm sürmektedir.

Malum ‘şöyle olmalı, böyle yapılmalı, bir an önce harekete geçilmeli’ ifadeleri depreme karşı dirençli kentler yaratmıyor.

Ama toplumu ve topluma bu açıklamaları ileten haber kaynaklarını tatmin ediyor.

Yeter ki birileri ‘kentsel dönüşüm’ desin; yapılıp-yapılmamasının hiçbir önemi yok.

Güvenelim, inanalım yeter…

Bu yıl da düzenlenen benzer etkinliklerde kayıplarımızı anacağız, yıkımın dehşet veren görüntülerini izleyeceğiz, tartışmalar ışığında mantıklı bir neticeye erişilemeyen ‘olası büyük Marmara depremi’ için derhal harekete geçilmesi gerektiği beyanlarıyla manşetlerimizi süsleyeceğiz…

Ertesi gün de gündem hızla değişecek.

Ta ki yeniden sallanana dek…

İnsan canının bu denli kıymetsiz olduğu günümüz koşullarında zaten yabancı bilim insanları özellikle İstanbul’da büyük bir yıkımdan çıkışın olamayacağını, yalnızca havadan ilaçlama yapılarak salgın hastalıkların önlenebileceğini bildiriyor.

O halde boşuna strese gerek yok; anlık yaşayalım:

Carpe diem!”

***

Geçen gün Bursa Mustafakemalpaşa’da yerin 7 kilometre derinliğinde Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre 3,5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Yine uzman isimler özellikle sosyal medyadan vatandaşa seslenerek çeşitli tahminlerini iletti.

Her zamanki gibi…

Bu bir örnek, ne zaman bir sarsıntı meydana gelse işin borsası açılıyor.

Kimisi daha büyük bir depremin olmayacağını; kimisi de büyük yıkımlara hazırlıklı olunması gerektiğini, fay hatları haritasını ortaya koyarak anlatıyor.

Kim neye inanmak isterse istesin; doğayla oyun olmaz!

Anma törenleri yerine daha kıymetli çalışmalar yapılıyor olsaydı geleceğimizden bu denli korkuyor olmazdık!

***

Sitem cümlelerimi peş peşe kaleme alırken, şu klişe ifadeye de yer vermem gerek:

“… Zaman çoktan doldu, uzatmaları oynuyoruz.”

Bursa nazarında konuşacaksak eğer; “Gemlik acilen taşınmalı, şu mahallede kentsel dönüşüm başlamalı, ovada yüksek katlı binalara izin verilmemeli” açıklamaları yalnızca gündemi doldurmak için!
Rant ekonomisinin dayanılmaz cazibesi göz kırparken, yerel yönetimler dahil olmak üzere kimseden vatandaşın can güvenliğinin sağlanmasını bekleyemeyiz, değil mi?

Hafta içinde dernekler, STK’lar, belediyeler kısacası tüm kurum ve kuruluşlar çeşitli programlar düzenleyecek.

Elbette basın olarak katılım sağlayacak, notlarımızı alacak ve sizlere aktaracağız.

Merakla bekliyorum…

Kim en çarpıcı çıkışı yapacak ve dinamikleri harekete geçirebilecek?

Özetle kabul edelim ki:

Unuttuk!

17 Ağustos’u, 6 Şubat’ı ve Türkiye’nin yaşadığı tüm yıkımları unuttuk.

Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmet ve saygıyla anıyoruz.

Depremde yakınlarını ve sevdiklerini kaybeden tüm vatandaşlarımıza başsağlığı, geride kalan ailelerine sabır diliyoruz.

Geçmişten ders çıkararak benzer acıların bir daha yaşanmaması temennisiyle…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.