Genç olmak neyi gerektirir?
Gezmek, eğlenmek, okumak, araştırmak, sinemaya, tiyatroya gitmek…
Aslında onlardan beklenen de zaten bunlardır.
Üniversitede okurken sadece derslerde öğretilenlerle yetinmemeleri, genel kültürlerini artırıcı faaliyetlerde bulunmaları istenir.
Peki, bunları yapabilmek için ne lazım?
İyi bir gelir!
Günümüz şartlarında bir öğrencinin dışarı çıkıp bir kafede arkadaşlarıyla zaman geçirmesi bile 100 liradan başlarken, saydıklarımızın hepsi lüks oldu artık.
Kitaplar pahalı denildiğinde çözüm olarak kütüphaneler gösteriliyor.
“Çay, kahve içme, konsere de gitmeyiver” deniyor.
Geriye ne kalıyor?
Sinema ve tiyatro ücretleri değişkenlik gösterse de oldukça yükselmiş durumda. Özel tiyatrolarda gerçekten şahane oyunlar sergileniyor, görmeyi çok istediğimiz ünlü sanatçılar geliyor ama bilet almak için adres gösterilen internet sitesine girince dünyamız kararıyor.
Ön sıra ücretlerine zaten hiç değinmek istemiyorum.
Durum böyleyken nasıl kültürel bir gelişme umuyoruz ben de merak ediyorum.
Tek derdimiz şu an yaşamımızı idame ettirebilmek.
Çocuğunun okul masrafını karşılayabilme telaşında olan bir aileye de senede şu kadar kez tiyatroya gitmeliydiniz demeye utanıyoruz açıkçası.

***
Bu duruma bir çare düşünürken Görükle’de bulunan ÇEKSANAT GKM (Görükle Kültür Merkezi) ile tanıştım. Bursa merkeze uzak olması nedeniyle oradaki tüm etkinliklerden koptuğumuzu fark ettim.
Her ne kadar Görükle, üniversite gençleri için dizayn edilmiş bir yerleşim gibi dursa da çoğu yaş grubuna hitap edebilecek mekânlar var aslında.
“Eğitim alanındaki çalışmalarımızı sanatla buluşturmak amacıyla oluşturduğumuz ÇEK Kültür Sanat Kurulu ile aynı zamanda kentimizin kültür-sanat yaşamına da dokunuyoruz” mottosuyla kapıları herkese açık ÇEKSANAT’ın.
Halkla İlişkiler Sorumlusu Cansu Kapan’dan başka bilgiler de öğrendim tabii ki. Kapan, “ÇEKSANAT, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’ne bağlı olarak kurulmuştur. Kooperatifin önemi de eğitim alanında ülkemizde bir ilk olması. Bilim, sanat, eğitim alanında ve özellikle kız çocuklarına dair çok fazla projeye imza atılıyor. Bu projelerden biri ÇEKSANAT. Profesyonel bir kadromuz var. 6 kişilik güzel sanatlar mezunu bir ekip bulunuyor.”
“Bursa’da dans salonuyla, kafesiyle tam teşekküllü başka bir donatı alanı da bulunmuyor” diyen Cansu Kapan, herkesi ÇEKSANAT’a davet etti.
ÇEKSANAT Müdürü Hacer Akbaba da yoğun bir yarıyıl programı geçirdiklerini, 7 farklı sahnede 6 bin kişiye ulaştıklarını ifade etti.

***
Öğrenciyken en sevdiğimiz kafe ortamında ders çalışabilmektir.
Burada öyle bir alan da bulunuyor. Diğer yerlere göre gürültüden uzak, soft bir mekân.
ÇEKSANAT’ta bir sinema, çok amaçlı salon, bir de büyük tiyatro sahnesi var. Düzenlenen etkinliklerin bir kısmı ücretsiz.
Her hafta sonu akşam 19.00’da ücretsiz film gösterimi yapılıyor.
Tiyatro oyunlarının ücretleri, özel tiyatrolara göre kat kat aşağıda zaten.
Drama ve dans kursları da düzenleniyor.
Ayrıca şahane bir imkân da, isteyenlerin burada salon kiralayarak, seminer, kurs, konser vb. düzenleyebiliyor olması. Üniversite öğrenci kulüpleri bazen düzenlemek istedikleri eğitimler için gerekli yeri bir türlü bulamıyor, sınıflarda etkinlik yapmak zorunda kalıyorlar. Burası o anlamda profesyonel bir alan sağlamış oluyor.
***
Şu anda ise ÇEKSANAT’ta Frankofon Film Günleri var. Ankara, İstanbul, İzmir’de düzenlenen Frankafon Film Günleri’nin Bursa ayağı 13 Mart’ta başladı. 19 Mart’ta sona erecek. 7 günde 7 film izleme şansınız bulunuyor ve tekrar belirteyim ücretsiz. Bursa Türk-Fransız Alliance Française Kültür Derneği ile ortaklaşa çalışılan bu projenin ilk gününe yönetmenler, dernek üyeleri ve ilgili çok sayıda kişi katıldı.
Böyle bir yerin varlığını öğrenmiş olmak beni memnun etti.
Umarım gençlere burayı duyurabilir ve faydalanmalarını sağlayabiliriz. ÇEKSANAT etkinliklerinde karşılaşmak dileğiyle…