Hava Durumu

Dijital devrimin anahtarı gençler

Yazının Giriş Tarihi: 24.06.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.06.2026 00:07

Teknolojideki baş döndüren gelişmelere adapte olmaya çalışan Bursa sanayisi için BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tuncer Hatunoğlu uyarıda bulundu: “Dünyada bir değişim yaşanıyor; buna ayak uyduranlar kalacak, başaramayanlar batacak! Yeni bir dönem başladı ve tarih bunu da yazacak.”

Bursa ve ekonomi başlıkları bir araya geldiğinde aklımıza sanayi geliyor. Peki, Türkiye’nin dördüncü büyük kentinde bugün sanayiciler ne konuşuyor? Teknolojideki gelişmeleri izliyor ama ülkemizde ve şehrimizde neler olup bittiğini bilmiyoruz. Çeşitli açıklamalar kulağımıza çalınıyor; sunulan tablo ise canımızı sıkıyor. Tekstil başta olmak üzere sektörlerden kötü haberler geliyor.

Ancak değişimi takip edenlerin yıkılmayacağını ve dönüşümü sağlayacak olanların gençler olduğunu ısrarla vurgulayan biri var:

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tuncer Hatunoğlu.

Üretim sektöründe veriye dayalı yönetim modellerinin ve dijitalleşmenin önemini öngörerek 1994 yılında İletişim Bilgisayar Yazılım Sistemleri A.Ş.’yi kuran Başkan Hatunoğlu, şüphesiz gelecek için merak edilen soruları yöneltebileceğim doğru adreslerden biriydi.

Umutsuzluk çağında, özellikle gençlere ışık tutacağına inandığım keyifli sohbetimizde benim için en çarpıcı ifade şu oldu:

Sürecin içinde bulunduğumuz Sanayi Devrimi, insan beyninin yerine geçecek sistemlerin peşinde!

Peki, sanayicilerin ve milyonlarca çalışanın durumu ne olacak?

Söz Başkan’da…

DÖNÜŞÜM SANCILARI

Son zamanlarda ‘Bursa sanayisi çöktü, tekstil bitti’ gibi ifadeler kullanılıyor. Siz şehrin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

‘Battık’ söylemine katılmıyorum. Bu bir dönüşüm süreci. Dünyada bir değişim yaşanıyor; buna ayak uyduranlar kalacak, başaramayanlar batacak. Birinci, ikinci, üçüncü sanayi devrimlerinde insan; kas gücünün yerine kuvvetler -makine, teçhizat, teknoloji- koyarak üretimlerini daha verimli hâle getirmeye, hataları azaltmaya ve daha az insanla iş yapmaya çalıştı. Ama şimdi sanayi devrimi, insan beyninin yerine geçecek sistemlerin peşinde! O yüzden yapay zekâ popüler. Dönüşümün sancılarını çekiyoruz.

Yeni bir dönem başladı ve tarih bunu da yazacak!

BİRİKİM HEBA EDİLEMEZ

*Tekstil için bir parantez açalım:

Elbette dünyada tekstil bitmeyecek; herkes giyinmeye devam edecek.

Bu dönüşümü yakalayabilen tekstilciler de ayakta kalacak. Şunu unutmayalım; ülkemizde tekstili; üretim ve tasarımı bilen ciddi bir insan kaynağı var. Bu heba edilemez! Sürdürülebilirlik için politikalar geliştirilmeli, dönüşüm için hem tekstilcilerle hem de bunu sağlayacak teknoloji şirketleriyle görüşmeler sağlanmalı.

*Bursa’da karanlık fabrikalara geçiş başladı mı?

Karanlık fabrikaya bir seferde geçmek kolay değil. Mevcut sistemlerin verimli hâle getirilmesi gerekiyor. Hazır bir karanlık fabrikayı da alıp burada kullanamayız; mühim olan o teknolojiyi bizim üretebiliyor olmamız. Bunu yapabilecek insan kaynağımız var. Eğer bilgi birikimi ve deneyimleri olmasaydı insanımız yurt dışına çalışmaya gidemezdi! Gençlere üretimi, çalışmayı sevdirecek; kazanarak, başarı elde ederek, haz duyabilmelerini sağlayabilecek ortamlar geliştirmemiz lazım. Aksi hâlde onlar gidecek; biz de yetkin insan bulamayacağız.

PLANLAMA ŞART!

Tabii konu açılmışken o meşhur soruyu tekrarlamak istiyorum: Teknolojinin üstlendiği işler sonrası açıkta kalan insan kaynağı ne olacak?

‘Bu insanlara ne olacak?’ sorusunu üst otoritelerin cevaplaması gerekiyor. Planlama yapılarak, hangi sektöre ağırlık verileceği, kimin, neyi, ne kadar üreteceği belirlenmeli.

Tekstil bizim için lokomotifti, müdahale edilmezse insanlar açlığa mahkûm edilir, nitelikli olanlar da gider.

***

PROAKTİVİTE ÇAĞRISI

*Maliyetler nedeniyle fabrikaların taşındığı ifade ediliyor…

Aslında gitmeleri için bir sebep yoktu. Rekabet maliyetlerle değil, inovasyonla olur. Herkesin yaptığını tekrar ediyorsanız yalnızca fiyatla rekabet edebilirsiniz. 1900’lerde İngiltere’de Sanayi Devrimi sırasında hava kirliliği nedeniyle insanlar ölüyormuş. Şu an böyle bir sorun var mı? Sanayi devam ediyor ama ölen yok demek ki sorunu çözmüşler. Peki, ‘dünya dönüşüyor ne olacak?’ diye soruyu sorabiliyoruz yani problemi görüyoruz. Her şey olunca mı müdahale edilecek; neden çözüm üretilmiyor?

STRATEJİK PLAN

Dönüşüme ayak uydurulması gerekliliğini vurguluyorsunuz. Peki, bu nasıl yapılabilir?

Dönüşüm zor bir şey tabii ki birileri zayi olacak. Yoğun olarak tekstilde gördüğümüz için buna dikkat çekiyoruz. Tarihte hiç kaybolan sektör yok mu? Matbaa makinelerini üreten ve dünyaya satan bir fabrikanız olduğunuzu düşünün. Bugün dizgi yapmayı; tek tek harfleri dizmeyi çok iyi biliyor olmanızın bir önemi var mı? Bilgisayardan istediğinizi basıyorsunuz. Peki, matbaa makinecilerine ne oldu? Onları düşündük mü? Kimisi battı kimisi de deneyimini teknolojiyle elektronik hale getirdi. Dünyada 200-300 yıllık üretim işletmeleri var. Acaba bu dönüşümü onlar nasıl yakaladı? Yapamayan batacak! Her işletme öncelikle stratejik plan yapmalı. Ben niye varım, ne yapmak istiyorum? Bu soruları yanıtlamalı. İşletme, rekabet, insan kaynakları analizlerini yapmalı. Dönüşüm de stratejik bir plandır!

TÜKETİCİ ŞAŞIRTILMALI…

Ve tüketiciyi şaşırtmayı bilmeli. Önceki sanayi devrimlerinde buna ihtiyaç yoktu. Ama şimdi tüketici güçlü. Onların beklentilerini doğru okuyamayan batar! En önemli kavram ise data. Süreçleri dijitalleştirmediysem, elimde veri yoktur; o olmayınca strateji kurulamaz. Önce veri üretilecek, mevcut durum analiz edilecek ve sonra değer yaratmak üzere değişim politikası oluşturulacak.

TEKNOLOJİ ÜRETEN OLMAK

Sizce Bursa sanayisinin ne kadarı bu konu hakkında farkındalığa sahip?

Benim tahminim yüzde 60’ı farkındalığa sahip; bunun yüzde 30’u harekete geçmeye çalışıyor, yüzde 10’u da bir şeyler yapmaya başladı.

*Bu yüzde 10’luk kesim başarıya ulaşırsa, yarışa dünyanın gerisinde mi başlayacak yoksa başabaş noktasında mı olacaklar?

Söylendiği gibi kötü bir durumda değiliz; AR-GE, inovasyon, know-how var. Ancak sanayicinin dünya yarışında söz sahibi olabilmesi için bazı kritik noktalar var. Tabii ki sanayici kendi ekonomisi için en iyiyi bulup getirmek için uğraşır ancak bu teknoloji Türkiye’de üretilmediği sürece hep risk olacak; dışarı bağımlılık artacak. Problemler bir bütün. Dönüşümün olabilmesi için teknoloji desteği lazım; Bursa sanayisinin dönüştürülmesi için çalışan kaç tane teknoloji firması var?

GENÇLER HAKLI!

Açıklamalarınızda en dikkat çeken nokta geleceğe dair umutlu söylemleriniz. Bu umudun kaynağı nedir?

Gençlere güveniyorum!

*Ama gençler kendilerine güvenmiyor…

O da bizim suçumuz. Gençlerin önüne dağ koyduk; ‘aşmak zorundasınız’ diyoruz. Hangi sanayici o dağı tek seferde aşmış? Halbuki bizim onlardan öğrenmemiz gereken çok şey var. Her sanayicinin çocuklarını dinlemesi lazım; dönüşümü onları dinlemeden yapamayız.

***

KÖTÜLÜK YAPILIYOR

*Z Kuşağı için çok şikâyet var. Bu durum için ne söylemek istersiniz?

Şikâyetlere katılmıyorum. Gençlere ne yapmak istedikleri sorulmalı. Sanayiciler adına örnek vererek ilerleyelim. Her fabrika sahibinin oyuncağıdır, olacaklara sahibi karar verir. Ama gençler değişiklik bekliyor, haklılar. Uyumsuzluk buradan başlıyor. Haliyle bağımsız olmak istiyorlar. Gençlerin üretim yapmaktan keyif alabilecekleri ortam sağlanamıyor. Onlara yaptığımız en büyük kötülük budur.

*O halde gençlere iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Umutsuzluğa kapılmak yok! Araştırmaya, çalışmaya, üretmeye devam edin…

HERKES GİRİŞİMCİ OLAMAZ

*Bağımsızlık istiyorlar ama bu girişimcilik rakamlarına yansıyor mu?

Herkes girişimci olamaz, gençlerden girişimci olmalarını beklemek haksızlık. Olmaları da gerekmiyor. Bizim teknisyenlere de yöneticilere de ihtiyacımız var. Bu bir insan karakteridir. 3 tip insan vardır; girişimciler, yöneticiler ve teknoloji ruhlu olanlar. Teknoloji ruhlu olanlar bir konu verildiğinde gece-gündüz çalışır, yapar ama satış alanıyla ilgilenmez, yeni şeyler yapmayı severler. Yönetici olanlar yeni bir şey üretmek değil, düzeni sağlamak için vardır. Girişimciler ise fikri oluşturur. Demek ki insanları doğru analiz etmek gerekir. Her girişimcinin yanında yönetici olmalı. Genelde start-up gruplarında yalnızca fikirler var. Onlara yol göstermek gerekiyor.

İK’DA YETKİNLİK ÇAĞI

BUSİAD olarak gençlere destekleriniz var mı?

Tekstil İhracatçılar Birliği’nin tasarım yarışması var: TechXtile Start-Up Challenge. Biz de paydaş olduk; ilk üçe girenlere dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 alanında mentorluk hizmeti veriyoruz. İşlerini yeni dünya düzeninde ürünleştirip, satabilmeleri için yardımcı oluyoruz.

Sanayicinin üzerine düşen AR-GE ihtiyaçlarını doğru ortaya koyup, üniversitelerin bu alanlara yönelmelerini sağlamak; üniversitelerin görevi de bu inovasyondaki değişimleri gelip sanayiciye anlatmaktır. Eğitim Komitemiz var. Komitenin ilk görevi insan kaynakları yöneticisi yetiştirmek. Yeni dünya düzeninde en önemli unsur insansa biz onları nasıl geliştirecek ve yöneteceğiz? Üç senedir bunun eğitimini veriyoruz; yetkinliklerle yöneticileri donatmaya çalışıyoruz.

***

İNSANI, İNSAN YÖNETİR

*Ama İK departmanı yapay zekâya devredilecek diye öngörülüyor…

Devredilemez ama insan kaynakları uzmanları yapay zekâdan yardım alabilirler. İnsanı yönetecek olan insandır! Yapay zekâ kendi başına algoritma oluşturamaz.

Biri karıncaları inceliyor. Karıncalar yuvalarından çıkıp, uzağa gidiyor. Dönerken iş bölümüyle çalışıyorlar. Bu algoritmaya çevrildi ve lojistiğe uygulandı. Buna da ‘Karınca Algoritması’ deniyor. Bunu yapay zekâdan beklememiz mümkün değil.

ZAMAN: EN BÜYÜK MALİYET

Son olarak şehir adına bir soru yönelteyim.

‘Bursa hak ettiği değeri göremiyor’ deniyor. Bu konu hakkındaki görüşünüzü alabilir miyiz?

Yüzde yüz katılıyorum. Hızlı tren hâlâ bitmedi, yüz sene geçti. Yüz sene diyorum çünkü Bursa yeni sanayi kenti olmadı ki! Biz neden İstanbul’a Ankara’ya arabayla gidiyoruz. Zamana yazık. Bu en büyük maliyettir. Zamanı maliyet olarak görmememiz büyük bir eksikliktir. Bunu anlamadığımız sürece rekabette kaybetmeye mahkumuz. Milli servetimiz gidiyor. BUSİAD olarak yaptığımız etkinliklerin çıktılarına bakıyoruz çünkü bir zaman harcanıyor. Muhakkak güzel işler yapılıyor ama çok daha iyi olabilir!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.