Hava Durumu

Harita değişti; kaderimiz değil…

Yazının Giriş Tarihi: 27.06.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.06.2026 00:07

Uzun süredir deprem gerçekliğimizle ilgili bir yazı kaleme almamıştım.

Ancak yeni bir gelişme oldu, değinmek istedim…

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası'na göre ülkedeki aktif fay sayısı 485'ten 700'e yükseldi.

Bu açıklama afet dönemine denk gelmiş olsaydı, toplum paniğe kapılır, sosyal medya paylaşımlarla dolar taşar, televizyon programları deprem uzmanlarının atışmalarıyla hepimizi yorardı.

İnsanlar yaşadıkları yerlerden geçen fayların peşine düşer; yıkım etkisini araştırırdı.

Ancak bunların birçoğu gerçekleşmedi!
Yalnızca haberlerde bir başlık olarak kaldı; uzmanlıklarını reklama çeviren isimlerin açıklamaları da sosyal medyaya pek yansımadı.

Çünkü Türkiye’de yaşamak, dertlerle yoldaş olmak demek...

Çünkü depremden önce de yıkılacak başka sebeplerimiz var demek…

700 fay önümüzdeki sene 1000 olarak açıklansa ne değişir?

Yine de içime sinmedi; belki ‘kentsel dönüşüm’ün hız kazanmasına vesile olur diye -içten içe olmayacağını bildiğim hâlde- meraklandım, heyecanlandım.

Ve araştırmaya başladım…

***

Haberlerde yer alan bilgilere göre:

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, MTA’nın uzun yıllara dayanan sistematik araştırmalar sonucunda güncellediği Türkiye Diri Fay Haritası 2026'nın madencilik, petrol ve doğal gaz ile jeotermal enerji yatırımlarına stratejik rehber olacağını açıkladı.

Türkiye'nin afetlere karşı daha dirençli hâle gelmesine hizmet edecek stratejik bir bilgi olduğunu dile getiren Tancan, “Harita, deprem tehlike ve risk analizlerinden afet yönetimi, acil durum planlaması ve zarar azaltma stratejilerinin geliştirilmesine, mekânsal planlamadan kentsel dönüşüm uygulamalarına, enerji yatırımlarından ulaşım projelerine, barajlardan kritik altyapı tesislerine önemli bir referans niteliği taşıyor” dedi.

Çalışmanın nelere vesile olacağını hep birlikte ilerleyen süreçte göreceğiz…

Daha ayrıntılı bilgi için TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız ile görüştüm.

“Diri Fay Haritası sadece bilimsel bir güncelleme değildir!” uyarısıyla söze başladı Başkan Yıldız ve şöyle devam etti:

“Genel ve yerel yönetimler, orta-uzun vadeli makro projeler ve yapı üretim süreçleri için stratejik bir rehber olarak değerlendirilmelidir.

Güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası-2026, uzun yıllara yayılan jeolojik arazi çalışmaları, paleosismolojik araştırmalar, sismolojik veriler ve ileri teknolojik yöntemlerin bir araya getirilmesiyle hazırlanmış çok önemli bir bilimsel çalışmadır.

Bu harita, ülkemizin deprem gerçeğinin daha doğru anlaşılmasına ve afet risklerinin azaltılmasına katkı sunacak temel veri kaynaklarından biridir.

Harita yalnızca fayların yerlerini gösteren bir çalışma değil, aktif fayların deprem üretme potansiyelleri, yüzey faylanması tehlikesi ve deprem tehlike analizleri açısından da kritik, hayati bilgiler içermektedir.

Deprem zararlarının azaltılabilmesi için bilimsel verilerin planlama ve uygulama süreçlerine eksiksiz biçimde yansıtılması gerekmektedir. Ortaya konan veriler doğrultusunda Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nın, Bina Deprem Yönetmeliği'nin ve ilgili tüm teknik düzenlemelerin güncellenmesi büyük önem taşımaktadır!

Özellikle İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP), çevre düzeni planları, nazım ve uygulama imar planları ile altyapı yatırımlarının yeni harita esas alınarak gözden geçirilmesi önem taşımaktadır.”

Elbette Akademik Odalar’daki ilgili branşlardan da çeşitli açıklamalar gelecektir.

Bursa başta olmak üzere depremin beşiği konumundaki tüm illerde bu konuya yüksek duyarlılık beklemekteyiz.

Ve yine afetlere hazırlıklı olunması gerekliliğinin altını çizdi Başkan:

“Unutulmamalıdır ki:

Deprem’e karşı dirençli kentler oluşturabilmenin yolu, ‘Jeoloji Mühendisliği’ verilerini karar süreçlerinin merkezine koymaktan geçmektedir. Depremleri durduramayız, ancak fayların üreteceği riskleri bilimsel bilgiyle yönetebiliriz. Bunun için güncellenen diri fay haritasının tüm planlama ve yapılaşma süreçlerinde etkin biçimde kullanılması kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Türkiye Diri Fay Haritası-2026'nın hazırlanmasında emeği geçen başta MTA, MTA’nın kıymetli yöneticileri ve emektar mühendisleri olmak üzere AFAD, TÜBİTAK, üniversiteler ve çalışmaya katkı sunan tüm Jeoloji Mühendisleri ile bilim insanlarına şükranlarımızı sunuyoruz…”

***

Dilerim bir gün deprem olsa bile yıkım görmediğimiz altyapıya erişebiliriz!
Bu konuyla haftayı noktalarken, tatil vaktimin geldiğini de belirtmek isterim.

Kısa bir mola; görüşmek üzere…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.