Hava Durumu

İşyeri hekimi olmak ya da olmamak?

Yazının Giriş Tarihi: 13.09.2022 06:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.09.2022 14:03

İş sağlığı ve güvenliği deyince aklınıza yetkili olarak kimler geliyor?

İşveren, işletme müdürü, insan kaynakları yetkilisi, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, işyeri hekimi…

Önemli olan burada işçinin sağlığı gibi dursa da kavrama bir kez daha bakmanızı talep ediyorum!

“İş sağlığı” ve “İş güvenliği”.

Önemli olan sorunsuz, kesintisiz, zararsız bir şekilde üretimin devam etmesidir.

Tabii ki bunun için üretimde çalışan işçinin kazaya uğramadan, devamsızlık yapmadan, sağlığını kaybetmeden bilfiil işinin başında olması gerekmekte. Bu sebeple kapsamlı ve uygulanabilirse eğer harika sonuçlar çıkarabilecek “6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” var. Sanılanın aksine kanunda, mevzuatta bir eksilik yok!  Sorun uygulamada, denetimde, aslında işveren ve ‘şaşırabilirsiniz’ işçinin zihniyetinde. Çalışanlarına çok önem veren kurumsal firmalar illaki var. Yine de maalesef çok büyük aksaklıklar bulunuyor. Özellikle fabrikaya belirlenen zorunlu sürelerde gelen iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimleri cephesinde. Kontrol sonrasında eksiklikleri tespit ederek işyeri defterine yazması gereken uzmanlar bunların görülmemesi, yok sayılması için baskı görebiliyorlar. Güvenlik teçhizatını kullanmakta direnen işçiler de durumu başka bir boyuta taşıyor. “Bana bir şey olmaz” diyen çalışanlar kazaya uğradıklarında; can kaybı ya da engellilik sonuçları doğuyor. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları her çalışanın canının sorumluluğunu alıyorlar. Kazalar en iyi ihtimalle geçici iş göremezlik ile sonuçlanıyor. Her şeyden öte vicdanı yük bulunuyor.

İşyeri hekimleri içinde durum farklı değil. Yaşadıklarını, uğradıkları hak kayıplarını anlatmak için geçen Cuma günü basın açıklaması yaptılar. İşyeri Hekimleri Derneği, Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimleri Kolu ortak konuşmalarıyla seslerini duyurmaya çalıştılar.

Buna göre; “biz işyeri hekimlerinin ücretleri tarihimizin en düşük seviyesine geriledi. Çalışma şartlarımız olağanüstü ağırlaştı ve iş güvencemiz ortadan kalktı. Maaşlarımız düzenli ödenmiyor. SGK primlerimiz OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri) şirketleri tarafından eksik yatırılarak geleceğimiz gasp ediliyor. Kullandığımız araç ve akaryakıt harcamaları ile bilgisayar ve internet gibi giderleri kendimiz ödemek zorunda kalıyoruz. Kamudan emekli olup geçinemediği için işyeri hekimliği yapmak zorunda kalan meslektaşlarımızın emekli maaşlarının neredeyse yarısı kesintiye uğruyor. İzin hakkımızın kısıtlandığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yerinde ve etkili denetimlerin yapılmadığı, ama en önemlisi de mesleki bağımsızlığımızın her geçen gün erozyona uğratıldığı bir ortamda çalışmaktan yıldık, yoruldukdediler.

Ayrıca, “Her yıl iş cinayetlerine kurban verdiğimiz binlerce “can” ve onların aileleri; bir türlü tanınmayan, görülemeyen meslek hastalıkları umurlarında bile değil. Oysa ülkemiz, ölümlü iş kazalarında Avrupa’da birinci sırada yer almaktadır. Meslek hastalıklarını teşhis edemiyoruz. Çünkü etmek istemiyoruz. Maalesef işçi sağlığı hizmetleri temel bir insan hakkı, sosyal devletin olmazsa olmaz şartı ve işverenlerin mutlak sözleşme borcu olarak değil, basit bir maliyet unsuru olarak görülüyor” ifadeleri kullanıldı. (Bu arada, 340 bin işyerinde görev yapan 14 bine yakın işyeri hekimi bulunuyor.)

Açıklama sadece ilgili taraflardan birine ait. Ancak eminim ki; iş sağlığı ve güvenlik uzmanlarına, işçilere ve işverenlere ayrı ayrı gidilse herkes bir memnuniyetsizlik beyan edecek, şikâyette bulunacak.

Muasır medeniyetler seviyesi için ilk uygulanması gereken, zihniyetin değişmesiydi orayı kaçırdık! İşveren üstüne düşeni yapmak için çalışmaz, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı ile işyeri hekimi görevini huzur içinde icra edemez ve her şeyden önemlisi işçi kuralları uymayı reddedip, iş yerindeki eksiklikler için sesini çıkarmaz, çıkaramaz ise bu şekilde açıklamaları dinlemeye devam ederiz.

Belki de fazla beklentiye girmemek lazım!

 “Bu hayatta mutlu olmanın yolu, beklentiyi düşük tutmaktır. Yoksa kanatlarından vurulmuş kuşa dönersin.” Sabahattin Ali

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.