Hava Durumu

Kadın başına gidemezsin!

Yazının Giriş Tarihi: 10.03.2023 06:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.03.2023 17:00

Bu sene de ‘Dünya Kadınlar Günü’nü geride bıraktık.

Her zaman olduğu gibi güçlü cümleler kurarak kadınlarımızın çektiği zorluklara değindik.

Maalesef 2023 yılında bunlara deprem de eklendi.

Afette kadın!

Bu iki sözcük aslında ne kadar ağır bir yük düşününce.

İnsan bölgeye gidip görmeyince zamanla unutuyor sanki olanları.

Sonra bir an; gülünen, sevinilen ya da gereksiz bir şeye üzülüp, kaygılanırken afet bölgesini düşünüyor.

O zaman sessizleşiyor, duraklıyor zihin.

Sisli bir bulvarda kayboluyor, gerçekliğini yitiriyor.

Doğru, kadınlar orada ne yapıyor?

Nasıl mücadele edebiliyor?

Eşi ölmüş ama çocuğu hayatta kalan anneler onlara yetebilmek için acılarını yaşayamadan hayata devam etmeye çalışıyor.

Ya da çocuğunu da kaybetmiş öylece toprağa bakıyor.

Bursa’da bu gerçeklikle 8 Mart etkinlikleri düzenlendi.

Bunlardan biri TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu tarafından organize edilen 8. Yerel Kadın Kurultayı’ydı.

Bursa Akademik Odalar Birliği’nde yapılan TMMOB Peyzaj Mimarlar Odası Bursa Şube Kurucu Başkanı Necla Yörüklü'nün yoğun çalışmasıyla hayat bulan bu önemli kurultayın “Sesimi duyan var mı?” teması dikkat çekiciydi.

Program ‘TMMOB ve BAOB Kadın Temsilcileri Kadın Dayanışması’ üyelerinin katkıları ile hazırlanan ‘Mor TIR’ın Samandağ’a uğurlanmasıyla başladı.

Açılış konuşmalarını TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ülkü Mercan Küçükkayalar yaptı.

Şimşek, “Bu ülkede kadınlar bir yerlerde olmayı ayrıcalık gibi gören zihniyetlere karşı mücadele ediyor. Dolayısıyla biz aslında ayrıcalık değil eşitlik istediğimiz etkinliklerimizle haykırdığımız ortamlarda yer almaya çalışıyoruz” dedi.

Şimşek, 8 Mart 1857’de yaşanan, New York’ta 129 kadın işçinin katledildiği olaya da değindi ve yaşanılan deprem afetinde kadınların durumu hakkında açıklamalarıyla konuşmasını devam ettirdi: “Bu felaketle birlikte erkek egemen sistemin her türden şiddet, taciz ve istismarına daha açık hale gelecek olanlar da yine kadınlar ve çocuklar olacaktır.

Bölgede halen acil gereksinim olan temizlik, barınma, sağlık, güvenlik gibi konularda eksiklikler devam etmektedir. Önümüzde uzun bir yol olduğunu ve bu zorlu dönemi ancak dayanışmamızla aşabileceğimizi biliyoruz. Bölgedeki kadınlar daha depremin ilk gününden itibaren dayanışmaya başladı bile.”

Küçükkayalar ise, “Yaralarımız, acılarımız çok taze. TMMOB Bursa İKK Kadın Çalışma Grubu olarak her yıl düzenlenen yerel kadın kurultayını, gündemin acıları unutulmadan ve unutturulmadan düzenleyerek konuşmak, tartışmak istedik” vurgusu yaptı.

***

Afette kadın gönüllülüğü-kadın deneyimi ve dayanışması ile kadın örgütlenmesi gibi başlıkların yer aldığı iki oturum halinde düzenlenen kurultayda şehrin dinamikleri arasında yer alan çok sayıda önemli isim yer aldı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi ve Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Mihrimah Kocabıyık, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı/Kadın Dayanışması Süreç Destekçisi Neslihan Binbaş, Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Sibel Özer’in de aralarında bulunduğu çoğunluğu inşaat mühendisi olan öncü isimler deprem bölgesinden izlenimlerini paylaştı.

Bölgeye görevli olarak gidenler arasında kadınlar da vardı.

Mühendis, doktor, mimar, arama kurtarma ekip üyeleri ve gönüllüler…

Kadınlar söz konusu olunca bazıları şu soruyu soruyor, “Kadın başına orada ne yapacaksın?”

Mesleğiyle- çevrenin söylemi arasında kalanlar zor bir seçim yaparak deprem bölgesine gittiler.

Kurultayda bu zorluğu anlatan dernek üyeleri, ailelerinden nasıl tepki gördüklerini aktardılar. Halbuki zaten yıllarca bunun eğitimini almış ve bu alanda çalışmışlar. Ancak toplumun kadınlara dayatmış olduklarını aşmaya yetmemiş.

Hatay’da, Kahramanmaraş’ta ve diğer afet illerinde depremzede kadınlara gelince, onlar bizim burada dert edindiğimiz şeylerden çok uzaklar.

Günlük rutinleri yerine getirmek bile zorluyor.

Özellikle hijyen noktasında ciddi sıkıntılar olduğu ve banyo ihtiyacının bunların en başında geldiği bildiriliyor.

Güvenlik ayrı bir sorun.

Tüm bu zorluklara rağmen depremzedeler hayata tutunuyor, yardıma gidenlere de yol göstermeye çalışıyor, misafirperverliklerini sunuyorlar.

Gönüllülerin değindiği gibi, Anadolu insanı enkazda da kalsa hep seven, saran, koruyup kollayan olmaya devam ediyor!

İster istemez aynı durumda olsak ne yapardık diye düşünüyoruz ve kendimizi nasıl savunacağımızı öğrenmeye çalışıyoruz.

Ancak konuşmacıların dediğine göre öyle bir anda bildiklerimizi uygulayamayabiliriz. O korku, panik beyni işlevsizleştiriyor.

O yüzden deprem sonrasında ne yapacağımıza odaklanmadan önce, böyle bir afete zemin etütleri tamamlanarak izinleri alınmış, denetimleri doğru yapılmış, uygun, dayanıklı yerlerde yaşamaya ihtiyacımız var.

Önceliğimiz yıkılmamak olmalı, yıkılandan sağ çıkmanın yolları değil!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.