Hava Durumu

Rota Nilüfer!

Yazının Giriş Tarihi: 20.08.2024 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.08.2024 18:33

Yerel seçimlerden sonra belediye başkanlarının ziyaretçi yoğunluğu hâlâ devam ediyor.

Tabii bir yandan da yeni projeler gündeme alınıyor ve gazeteciler olarak biz de bu hizmetlerin ayrıntılarını öğrenmeye çalışıyoruz.

Her ne kadar haberlere yansısa da amacımız hep başka bilgilere erişebilmek.

Bu sebeple YeniDönem’i temsilen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i ziyaret ettik.

Nilüfer, son dönemde diğer illerde bile tanınan Bursa’nın marka kenti.

Bunun sağlanması için bugüne kadar yapılanlar ve bundan sonra yapılacaklar hakkında sohbet etme fırsatımız oldu.

17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünü de yeni geride bırakmışken, deprem gerçeğinin en net hissedildiği Nilüfer’de, kentsel dönüşümü, şehir içi göçü, nüfus yoğunluğunu, özel okulları da konuştuk.

Edebiyatın, sanatın başkenti olarak anılan ilçe, sosyal medya fenomenlerinin bile dilinde.

Gençler kadar kadınlar da sahip çıkıyor Nilüfer’e.

Çünkü burada ‘Cam Tavan Sendromu’na yer yok!

Önce buna değinmek istiyorum.

-Cam Tavan Sendromu; kadınların meslektaşlarına göre daha az ücret alması, terfi dönemlerinde ötelenmesi, mobbinge uğraması gibi durumları tanımlamaktadır.-

Nilüfer Belediyesi’nde çalışan 30 müdürün 17’si ve 7 belediye başkan yardımcısının 4’ü kadın!

Başkan Şadi Özdemir, bu sayıları daha da arttırmaya niyetli.

Kadınlara ve gençlere ayrı bir kıymet veriliyor ve ilçedeki çalışmaları Başkan Şadi Özdemir şöyle aktarıyor:

“Kadın derneklerine çok önem veriyoruz. Derneklere üye kadın sayısı artsın diye çalışıyoruz. Çünkü kadınlar aktif olmalı, çalışma hayatlarına devam edebilmeliler. Burada özgürlüklerini yaşayabilmeliler. Çalışan kadınların özgür hareket edebilmeleri için çocuklarına da bakılması gerekiyor. Bakım parası neredeyse maaşla denk olunca, çalışmayıp kendi çocuğuma kendim bakayım diyor kadınlar. Biz de bu noktada devreye giriyoruz ve kreşlerle hizmet veriyoruz. Bu sene 5 tane daha kreşin temeli atılacak. Talebe yetişmeye çalışırken, sürdürülebilir olması için de uğraşıyoruz. Kreşlerin ücretini düşük tutuyoruz. Kadınların özgürlüğü, bütçeden daha önemli!”

Şu son cümle, bence tüm hizmetlerden daha fazla öne çıkarılmalı!

Unutmadan, her şeyi yöneticiler yapsın diye de beklemek yanlış.

‘Kadın kooperatif sayısı az, dernekler etkisiz’ diye şikâyet etmek yerine ‘elimi ben de taşın altına koyayım’ diye harekete geçmeli herkes.

Var olana sahip çıkması gereken de, çalışmalarıyla süreçlere katkı sunması gereken de yine kadınlar…

***

Ve hem ülkenin hem benim gündemimden düşmeyen diğer konu:

Deprem!

Bu tek başına bir başlık değil aslında.

Nüfus yoğunluğuyla, bu yoğunluğun taleplerini karşılama çabasıyla, trafik ve altyapı sıkıntılarıyla, eğitimle de birlikte işleyen bir çark.

Dişlilerin biri sorun çıkarınca tüm mekanizma çöküyor.

Kültürel aktivitelerle, cazibe merkezine dönüşen ve şehrin modern yüzü olan Nilüfer’de zemin sıvılaşmasına, fay hatlarına bakılmaksızın bir yapılaşma söz konusu.

Hatırlarsanız 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta yaşadığımız felaketten sonra Bursa’da Akademik Odalar derhal sahaya çıktı ve ‘taşıyıcı kolon’ları kesilen binaları tespit etmeye başladı.

Bunu belediye ile iş birliği sonucu gerçekleştirdiler ancak yapılması gereken bu binaların hemen boşaltılmasıydı.

Sürecin durumunu merak ettim ve Başkan Özdemir’e sordum.

“Kentsel dönüşüm meselesi yanlış aktarılıyor. Sadece binaları yıkmak ve yerine yenilerini yapmak sorunu çözmez. Kabul edersiniz ki taşıyıcı kolonu kırık binalarda yaşayanlara da ‘hemen yıkım başlayacak’ diyemeyiz. Bu kolay değil. Çalışmalar devam ediyor, ihtarlar çekiliyor. Bütüncül bir yaklaşımla ilerlememiz gerekiyor” cevabını aldım.

Ekonomik kriz sarmalında bir de topyekûn bir dönüşüm vatandaşı yoracaktır muhakkak.

Ancak deprem de beklemeyeceğine göre kadersel bir beklenti içerisindeyim yine…

Nüfus yoğunluğu da afet anında kayıpların artışını tetikleyecek.

Yoğunluğun sebepleri ise belli.

Özel okulların belirli bir bölgede yığılmış olması, eğlenmek için pek çok aktivitenin Nilüfer’de düzenlenmesi gibi nedenlerle insanlar şehrin doğusundan batısına doğru göç ediyor.

Bu trafik sıkışıklığını da net bir şekilde açıklıyor.

Önüne geçmek için ise Başkan Özdemir; “Yaşam kalitesini, cazibe merkezlerini tek noktada toplamak yerine şehre yaymak gerek!” uyarısında bulunuyor.

Her ne yapılırsa yapılsın şu anda algıyı değiştirmek bence zor.

Zira önümüzde 30 Ağustos ve 29 Ekim kutlamaları var ve iç sesimiz bize:

‘Rota Nilüfer’ diyor…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.