Kendimizi güvende hissetmemizi sağlayan her şeyi hızla kaybetmeye başladık.
Mesela Bursa yeşildi, suyun başkentiydi…
Yaşadığımız yerleri imkânları için tercih etmiş ve sevmiştik.
Şimdi ise deprem riski, hava kirliliği, su sıkıntısı büyükşehirler ile ilgili pozitif algımızı değiştiriyor.
Tüm dertler sıraya girdi, vakti gelen kapımıza dayanıyor.
Mart ayını da bitirmek üzereyiz ama beklenen yağışlar gerçekleşmedi
Türkiye’nin bir ucunu süper hücre ve buna bağlı sel mahvetmişken, diğer ucunu kuraklık vurmak üzere. Su, hayatın kaynağı, olmazsa olmazımız.
Bu yüzden de gün geçtikçe su stresimiz artıyor.
Tasarruf dışında elimizde başka bir çözüm yok. Bu duyarlılığı sadece hanehalkından değil, sanayiciden, çiftçiden de bekliyoruz.
Yerel yönetimler, akademisyenler, ilgili uzmanlar açıklamalar yapıyor.
Öyle bir noktadayız ki durumu kadere bağlayacak ve musluğu çevirip suyun akmadığını görünceye kadar direneceğiz!
En azından suyun da anılabileceği, öneminin hatırlanabileceği bir günü var.
22 Mart Dünya Su Günü.
Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında kabul edilen karara göre ilan edilmiştir. Amaç dünyada gittikçe büyüyen temiz su sorununa dikkat çekmektir. ‘Temiz’ ifadesine dikkat çekmekte fayda var! Birleşmiş Milletler üyeleri içilebilir durumda olan su kaynaklarının korunması ve çoğaltılması ile ilgili somut adımlar atmayı hedeflemişlerdir.
Her sene düzenlenen etkinlikler için farklı temalar ile hareket ediliyor.
Bu senenin başlığı ise, “Ortaklıklar ve İş birliği Yoluyla Değişimi Hızlandırmak.”
***
Su şehri Bursa’da da 22 Mart Dünya Su Günü için konferans düzenlendi.
İklim değişikliği “Kuraklık ve Doğal Afetler” gündemiyle Bursa Teknik Üniversitesi’nde şehrin önemli isimleri bir araya geldi.
BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ İklim Elçisi Nergiz Okur, Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği Genel Sekreteri Dr. İlyas Demirci, Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Tosun, BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Vali Yakup Canbolat konuşma yaptı.
Genel olarak içinde bulunduğumuz durum özetlendi.
Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği Genel Sekreteri Dr. İlyas Demirci kuraklık ile ilgili, “Nilüfer Barajı’nda, baraj havzasında suyumuz kalmadı. 25 yıl önce balıkçılık yapılan Aral Gölü şu anda kurumanın eşiğinde. Akan sularımız tükeniyor, su kaynaklarımız israf ediliyor. Oysa biz nehir kenarında abdest alırken bile ‘suyu israf etmeyiniz’ buyuran bir dinin mensuplarıyız. Bu mücadeleye bilim insanları olarak bizler önem vermeliyiz. Devlet yetkililerimiz de bu önerilerimizi dikkate alırlarsa bir nebze olsun sıkıntı bertaraf edilmiş olur” ifadelerini kullandı.
Ülkemizin su kaynaklarının sınırlı olduğunu ve otuz yıllık bir dönemde su stresi yaşayacağımızı vurgulayan Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Tosun ise, “Gelişmişlik ile az gelişmişlik arasındaki en temel fark sahip olunan kaynakların kullanımı konusundaki yaklaşımdır. Gelişmiş toplumlar kaynaklarını etkili ve verimli kullanırlar. Her bir kaynak bir bütünün parçasıdır ve dikkatlice planlanıp projelendirilip inşa edilmelidir. Az gelişmiş toplumlarda ise tam tersidir. Günübirlik çözümler üretilir, uygun bir planlama olmaz, bazı sektörler ön plana çıkar veya çıkartılır dolayısı ile resmin bazı parçaları oluşmadığından bir bütüne ulaşmak hiçbir zaman mümkün değildir! Bazı önemli konular için sorunlar çıktıktan sonra toplanarak çözüm arıyoruz. Bu pasif kaynak yönetimidir” diyerek bu hatadan dönülmesi noktasında uyardı.
Son dönemde kuraklık ile ilgili katıldığımız pek çok toplantıda Evliya Çelebi’nin ‘Velhasıl Bursa Sudan İbarettir’ ifadesinin artık gerçek olmadığını söyleyenlere karşı Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş konuşmasında tepki gösterdi.
Başkan Aktaş, “Evliya Çelebi bunu 400 sene önce söylemiş. Bursa’nın o zaman nüfusu 30 bin, bir tane bile sanayi kuruluşu yoktu. Bugün 18 tane organize sanayi bölgesi, binlerce fabrika var. Gelişmiş ekonomi için bunlar şart. İstanbul’un yanı başında önemli bir lokasyondayız. Çok ciddi üretim kabiliyeti olan bir iliz. Ama artık yüksek teknolojiyle üretim yapmak zorundayız. Katma değerli sanayiyi ilke edinmeliyiz. Bir taraftan mevcut su kaynaklarının korunması için BUSKİ de dâhil olmak üzere kurumlar çalışıyor. Su ile ilgili olarak geleceğimize ne kadar sahip çıkıyoruz? Ciddi sıkıntılarımız var. Son 30 yılın en kurak mevsimini yaşamamıza rağmen hiç su kesintisine gitmedik. Kayıtlara göre bu sene geçen yıla göre yağışta yüzde 41 azalma var. Biz su zengini bir ülke değiliz” dedi.
Her türlü felaketi yaşadığımıza göre kuraklığa da hazırlanmamız lazım ama sanıyorum başımıza gelmeden bireysel olarak tasarruf eğilimi pek göstermeyeceğiz…
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Seçim yarışı hızlanıyor
Salı günü Prof. Dr. Hasan Ertürk, Birgül Yıldız Günay, Uzm. Dr. Yahya Bahadır ve Uzm. Dr. Enver Şahin İYİ Parti’de milletvekili aday adayı oldukları bilgisini düzenledikleri basın açıklaması ile bildirdiler. Çıktıkları bu yolda partililerden destek istediler.
Yıllardır siyasetin içinde olan, farklı görevlerde yer alarak çalışmalarını devam ettiren parti içinde tanınan isimlerin peş peşe aday adaylık açıklamaları heyecan yaratmış durumda. Kimin vekil adayı olabileceği, kimlerin liste dışı kalacağı merak ediliyor. İYİ Parti İl Başkanı Mehmet Hasanoğlu her açıklamasında bunun cesurlar hareketinin başarısı olduğunu dile getiriyor.
Seçim yarışı önce partilerin kendi içinde başladı.
Herkes için süreç hayırlı olsun…