Hava Durumu

Umudumuz eylülde…

Yazının Giriş Tarihi: 31.08.2024 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.08.2024 18:03

Genellikle hayatın sunduğu günlük telaşlardan asıl problemleri kaçırıyoruz.

Gerçi bilsek, araştırsak ne faydası var.

Elimizden gelen olmuyor.

Küresel ısınma konusu açıldığında herkes topu bir başkasına atıyor.

Sanayide bacalar tüterken, doğal kaynaklar şuursuzca tüketilirken bireysel olarak ne yapabiliriz ki?

Üstelik bu yaz öncekilere hiç benzemiyordu; bitmedi, bitemedi.

‘Yaz gelsin, içimiz ısınsın’ nakaratını tekrar edenler acaba bizi bekleyen tehlikenin farkında mı?

Herkes nefesini tuttu, eylül ayının gelmesini bekledi.

Her ne kadar Meteoroloji Bursa’ya yağmur gösterse de hâlâ göremedik.

Şehrin yanlış planlanması, termik santralin varlığı, TOKİ’lerin durumu derken ortalama hava sıcaklığı zaten yükselmişti, bu sene rekor üzerine rekor kırıldı.

Ancak bizdekiler önemsizmiş, şimdi sizinle paylaşacağım haberi görünce anladım:

“İran, '82.2 derece ile dünyanın en sıcak gününü yaşamış olabilir!”

Önce derecenin yanlış yazıldığını düşündüm, internette başka sitelerden de kontrol ettim.

Haberin devamında; “İran'da bu zamana kadar yaşanan en yüksek hava sıcaklığı ölçülmüş olabilir. Sıcaklık değerinin ölçüldüğü bölgenin yakınlarında bulunan bir hava istasyonu geçen çarşamba günü, dünyanın en yüksek hava sıcaklığı olan 82.2 santigrat derece ölçümünü yaptı. Doğruluğu kanıtlanırsa ölçülen bu değerler, rekor sıcaklık olarak tarihe geçecek.”

Bu sıcaklıkta nasıl hayatta kalınır?

Sputnık Türkiye sayfasında yer alan bilgilere göre; iddia kanıtlanırsa, bölgede 82.2 santigrat derece hissedilen sıcaklık, 36.1 santigrat derece çiylenme noktası değerleri, Dünya'da ölçülen en yüksek hava sıcaklığı değerleri olacak.

ABD'li meteorolog Colin McCarhty, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda 'ölçümün doğruluğunun kanıtlanması için bir soruşturma başlatılması gerektiğini, rekor sıcaklığı ölçen hava istasyonuyla aynı bölgede olan diğer hava istasyonlarının çiylenme noktası olarak 30 santigrat derecelik ölçümler kaydettiğini' vurguladı.

Ve eğer doğruysa bu, gidişat hakkında da çok önemli mesajlar içeriyor demektir…

***

Her ne kadar insan ihmali ya da bilinçli yakma gibi nedenlerle çıksa da; ‘orman yangınları’nda küresel ısınmanın da etkisi var!

Bu yaz yalnızca bizler için değil yeşil örtü için de zor geçti.

Sürekli yangınlarla uğraşıldı.

Hatta pek çok gezi rotasından yanan sahalar kaldırıldı.

Tespitlere göre:

Türkiye'de orman yangınları geçen yıla göre yüzde 78 arttı!

Orman Genel Müdürlüğü verileri açıklandı.

Türkiye'de geçen yıl 1 Ocak-19 Ağustos döneminde 1419 orman yangını çıkarken, bu yılın aynı döneminde 2 bin 529 yangın kayıtlara geçti.

Yine aynı dönem kıyaslandığında yanan orman alanı 8 bin 865 hektardan 17 bin 456 hektara yükseldi.

Çok çarpıcı bir örnek mevcut:

15-18 Ağustos arasında ekipler 109 orman yangına müdahale etmiş. Zaten bir ara gündemin hızına yetişemiyor, sürekli ‘son dakika’ güncellemelerinde ülke haritasının çoğu noktasında yangın görüyorduk.

Peki, küresel ısınma ile bağlantı nasıl izah edilir?

Cevabını İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Başkanı ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama Uzmanı Prof. Dr. Şermin Tağıl vermiş, konuyu araştırırken okudum ben de.

Türkiye'nin iklim değişikliğinin etkilerini en ağır hisseden bölgelerden biri olduğunu vurgulayan Tağıl: “Bilimsel bir rapora göre Doğu Akdeniz dünya üzerindeki en hızlı ısınan bölgelerden biri. Özellikle yaz aylarında bu ısınma daha belirgin hale geliyor. Sıcak ve kuru hava koşulları, yangınların hızla yayılmasında ve daha yoğun hale gelmesinde en etkili faktörler. Türkiye, bu nedenle Portekiz ve İspanya gibi ülkelerle birlikte en yüksek yangın tehlikesine sahip ülkeler arasında yer alıyor. 2024 yazında Türkiye'deki artan orman yangınlarının temel sebebi iklim faktörleri.”

Prof. Dr. Tağıl, sıcaklık, rüzgâr ve zemin neminin başlıca etkenler olduğuna işaret ediyor, son 13-14 aydır sıcaklıkların mevsim normallerinin üstünde seyrettiğini dile getiriyor: “Yaz mevsimi, erken gelen sıcak hava dalgasıyla başladı ve bu durum, yüzeyin kurumasını hızlandırarak bitki örtüsünün yanıcılığını artırdı. Özellikle Batı Anadolu'daki yüzey örtüsü sürekli sıcaklık dalgaları nedeniyle hızla kurudu, yangın riski ciddi şekilde arttı ve endişe verici bir boyuta ulaştı. Yangınların oluşumunda ve yayılmasında bitki örtüsü kritik bir yakıt kaynağıdır. Kızılçam, yanıcılık açısından en yüksek değere sahip ağaç türlerinden biri.”

***

Eylül başladı.

Anı kurtarmak adına umudumuz bu ayda.

Ama ya sonra?

Önümüzdeki yazı düşünmek istemiyorum…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.