Hava Durumu

Dünya nasıl çalışıyor?

Yazının Giriş Tarihi: 28.07.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.07.2026 00:07

Evet sevgili okur...

Bu hafta YKS sonuçları açıklandı. Kimi hayaline kavuştu, kimi ise bir yıl daha bekleyecek. Bir evde sevinç vardı, başka bir evde sessizlik. Sonra yine aynı cümleyi duydum. Ben çok çalıştım ama olmadı.

Ben yıllardır öğretmenlik yapıyorum. Dershanede de çalıştım, devlet okulunda da. Başarılı öğrenciler de tanıdım, çalıştığı hâlde istediği sonucu alamayan öğrenciler de. Yıllar bana şunu öğretti. Bizim çocukların en büyük sorunu zekâ değil. Çalışkanlık da değil. En büyük sorunumuz, nasıl çalışacağımızı bilmemek.

Bugün Japonya'ya bakıyorum. Çocuk her gün düzenli çalışıyor. Finlandiya'ya bakıyorum. Ezberden çok anlamaya önem veriyor. Güney Kore plan yapıyor. Amerika öğrendiğini anlatıyor. Biz ise çoğu zaman sınava iki ay kala mucize bekliyoruz.

Ben dershanede çok ilginç manzaralar görüyorum. Kitap önünde açık. Telefon elinde. Bir soru çözüyor, beş dakika sosyal medyaya bakıyor. Sonra "Üç saat ders çalıştım." diyor. Oysa üç saat masada oturmuş, belki yarım saat gerçekten çalışmış.

Bir de şu var. Biz okumuyoruz. Bunu üzülerek söylüyorum. Çocuk kitap okumuyor. Anne okumuyor. Baba okumuyor. Evde televizyon açık, telefon elde ama kitaplık tozlanıyor. Çocuk gördüğünü yapıyor. Çünkü çocuk söyleneni değil, yapılanı örnek alıyor.

Ben bir öğretmen olarak şuna inanıyorum. Bir evde anne eline kitap alıyorsa, baba akşam yarım saat okuyorsa, o evde büyüyen çocuğun kitaptan korkma ihtimali çok düşüktür. Ama çocuk yıllarca evinde kitap göremiyorsa, sonra bir anda "Oku." demek çok kolay olmuyor.

Bir başka hata da şu. Biz çocuklara sürekli ders çalış diyoruz ama nasıl çalışacağını göstermiyoruz. Balık tutmasını öğretmeden balık bekliyoruz.

Türkçede başarı istiyorsan her gün okumak zorundasın. Sadece test çözerek Türkçe gelişmez. Roman oku, gazete oku, deneme oku, biyografi oku. Kelime hazinesi büyümeyen bir öğrencinin okuduğunu anlaması da zorlaşır.

Matematikte başarı istiyorsan her gün soru çözeceksin. Matematik seyredilerek öğrenilmez. Kalem eline alınacak. Yanlış yapılacak. Silinecek. Yeniden denenecek. Matematik biraz da sabır işidir.

Fen derslerinde sadece formülleri ezberlemek yetmez. Fizikte günlük hayatı göreceksin. Kimyada mutfağı fark edeceksin. Biyolojide kendi bedenini tanıyacaksın. Ders hayatın içine girdiği zaman öğrenme kalıcı olur.

Bir de kıyas hastalığımız var. Komşunun çocuğu şu kadar net yaptı. Kuzenin şu liseyi kazandı. Ben buna hiç inanmıyorum. Her çocuğun yolu farklıdır. Kıyas motivasyon değil, çoğu zaman yük olur.

Başarılı öğrencilerle başarısız öğrenciler arasındaki en büyük fark ne biliyor musunuz? Başarılı öğrenci mükemmel değildir. Ama süreklidir. Her gün biraz çalışır. Başarısız öğrenci ise bir gün sekiz saat çalışır, sonra üç gün kitap açmaz. Oysa başarı maraton ister, depar değil.

Ben artık sınav sisteminden önce çalışma sistemimizi değiştirmemiz gerektiğine inanıyorum. Çocuklarımıza sadece test çözmeyi değil, plan yapmayı, kitap okumayı, soru sormayı, araştırmayı ve sabretmeyi öğretmeliyiz.

Türkiye'nin çok zeki çocukları var. Buna bütün kalbimle inanıyorum. İyi öğretmenleri var. Büyük fedakârlık yapan aileleri var. Eksik olan şey umut değil. Eksik olan doğru alışkanlıklar.

Ben bir öğretmen olarak biliyorum ki, bir çocuk günde sadece otuz sayfa kitap okusa, düzenli tekrar yapsa, telefonunu bir saat kenara bıraksa ve her gün küçük bir hedef koysa, bir yıl sonra bambaşka bir yerde olur. Çünkü başarı bir gecede gelmez.

Sağlıcakla kalın. Çocuklarımızı sadece sınava değil, hayata hazırlayalım. Çünkü doğru yöntemle büyüyen bir çocuk, sadece sınavı değil, geleceğini de kazanır.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.