Bizi bu israf batıracak!

Lale AKASOY 23 Şubat 2021 Salı, 06:00

İlaç israfından bahsediyorum...

Araştırmalar, istatistikler, çalışmalar...

Kovid-19 salgınından önce SGK verilerine göre, ülkemizde her gün bir buçuk milyonun üzerinde insanın doktora gittiği tespit edilmiş...

Şimdi hem salgın korkusu, hem de randevu kısıtlaması yüzünden doktora ulaşmak biraz "yürek" ister gibi sanki...

Ah ah!..

"Gitmek mi zor, kalmak mı?"

Neyse...

Geçen yıllarda yayınlanan bir araştırmaya göre, ülkemizde toplanan 362 bin kilogramlık atık ilaç çöpe atılmış...

Bunların yüzde 29'unun son kullanma tarihi gelmemiş, yüzde 45'inin ise kutusu dahi açılmamış...

İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nün açıklamasına göre de ülkemizde yıllık ilaç israfı 500 milyon dolar civarında...

Bu parayla ne okullar, ne hastaneler yapılır valla!

***

İlaç israfının nedenleri arasında ilaç kullanımının yarıda kesilmesi, ilaç tedavisinin doktor yönlendirilmesi olmadan bırakılması, akılcı ilaç kullanımının yaygınlaşmamış olması gösteriliyor...

İçinde bulunduğumuz salgın sürecinde ilaç israfının, raporlu hastaların kullanmadığı ilaçlarından kaynaklandığı söyleniyor...

Öyle böyle değilmiş!

Ciddi, çok ciddi bir ilaç ziyanı, israfı söz konusu...

***

"İlaç taşımaktan helak oldum!"

Evet, bu bilgileri paylaştıktan sonra fotoğraftaki görüntüden bahsedelim size.

Geçen gün bir kadın hekim arkadaşım, beraber sohbet ettikten sonra ayrılırken arkamdan seslenerek arabasının yanına çağırdı.

"Lale Hanım, size bir şey göstermek istiyorum!" diyerek arabasının bagajını açtı.

Aman Allahım o da ne!

Bagajın içi tepeleme ilaç doluydu.

Poşetler içindeki ilaçların bir bölümü kullanılmış görünüyordu...

"Bu da ne böyle! İlaç ticaretine falan mı başladın?" şeklinde espri yaptım kendisine...

Şimdiii...

"Bu ilaçların hekimin aracının bagajında işi ne?" diye merak edip sorduğunuzu duyar gibiyim...

Kadın hekim arkadaşım titreyen sesiyle, "İçim acıyor, çok üzülüyorum. Milli servetimiz heba olup gidiyor... Bunları yaz ne olur! Senin de katkın olsun!" diyerek başladı anlatmaya...

Buyurun:

"İlaçlar çöpe atılmasın, milli servetimiz ziyan olmasın diye hastaların kullanmayıp getirdiği ilaçlar bunlar... Yazıktır, günahtır! Bu israfın önüne bir an önce geçilmeli. Raporlu hastaların ilaçlarında ciddi israf yaşanıyor. Örneğin yüksek tansiyon, kalp veya şeker hastalığı olan raporlu bir hastanın tedavisine hekim 4 ilaçla başlamış. Ancak birkaç ay sonra 2 tanesini kesmiş. Fakat eczacı sistemde daha önce raporda yazılan tüm ilaçları evlere gönderiyor. Hatta kargoya bile veren eczacılar var! Hal böyle olunca da kullanılmayan ilaçlar hastaların evlerinde bekletiliyor. Tedavisi kesilmiş hastaların ilaçları da gönderiliyor!.. Ancak ziyanı önlemek için hastaların ellerindeki ilaçları istiyoruz ve ilacı kullanması gereken başka hastalara elden veriyoruz. Yasal değil ama israfı bir şekilde önlemek lazım... Benimki bireysel bir mücadele... Hastaların poşet poşet getirdikleri ilaçları taşımaktan helak oldum inanın! Üstelik sadece ben değil... Birçok hekim arkadaşımız ve aile hekimleri sırf ilaç ziyan olmasın diye bunu yapıyoruz!.."

***

Konuyu Eczacı Odası Başkanı Okan Şahin'e de sorduk.

Başkan Şahin, yaşanan bu olayın tamamen bilgisizlikten kaynaklandığını söyledi.

"Burada ne eczacının ne de hekimin kötü niyeti var. Sistemin yeniden düzenlenmesi gerekiyor..." diyen başkan Şahin şöyle konuştu:

"Vatandaşın tedavisiyle ilgili yeterli bilgisi yok. Hekimin de yoğun iş yükü var. SUT'ta (Sağlıkta Uygulama Tebliği) sıkıntılar var. Bazı ilaçların kesilmesine rağmen vatandaş tedavisinin devam ettiğini düşünüyor. Sistemsel bazı düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Rapor zorunlu tutuluyorsa ilk çıkacak rapora 3 ay ile sınırlı başlangıç raporu tutulur. Hasta kullandığı ilaçlardan memnunsa devam raporu uygulanır. Salgın döneminde olduğumuz için bazı sıkıntılar ve aksaklıklar yaşandığı doğrudur..."

***

Biliyorsunuz, bilinçsizce çöpe atılan ilaçlar ekolojik dengeye zarar verirken, ciddi ekonomik kayıplara da neden oluyor...

Evlerimizde bulunan ecza dolaplarında, buzdolaplarında tedbir amaçlı sakladığımız ilaçlar hane başı neredeyse 8- 10 kutu.

Anlayacağınız neredeyse hepimizin evinde mini bir eczane mevcut.

Hiç kullanmadan miadı dolunca çöpe attığımız ilaç kutularını tedbiren saklamamız servet kaybı değil mi?

Yorum sizin!..