Hava Durumu

Fikriyat, Fiiliyat, Faaliyet, Fetih

Yazının Giriş Tarihi: 04.06.2024 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.06.2024 17:46

Günümüz Türk toplumunun üzerinde karanlık bir bulut gibi dolaşan bir sessizlik ve rehavet hali, her geçen gün daha da belirgin hale geliyor. Bu durum, tarihimizin destansı dönemlerine, fetihlerine ve fütuvvet anlayışına bir tezat oluşturuyor. Oysa ki, fikriyatımızı, fiiliyatımızı ve faaliyetlerimizi yeniden canlandırmak, atalarımızın mirasına sahip çıkmak ve geleceğimizi inşa etmek için hayati öneme sahiptir. Türk gençliğinin içerisinde bulunduğu rehavet hali net bir şekilde görülmektedir. Tarihin üzerimize yüklediği misyonun bilinciyle istikbale yürümemiz gerekmektedir. Üzerimizde bulun ölü toprağını kaldırmak, yeniden bir nesil inşası oluşturmak için geleceği kendi kavramlarımızla planlamalıyız. Fikriyat, fiiliyat, faaliyet, feraset, fütüvvet ve fetih kavramlarını gençliğimizle ve gelecek nesillerimizle özdeşleştirmemiz şarttır. Türkiye Yüzyılı mottomuzun başrolünde bu ülkenin gençliği olduğu unutulmamalıdır.

Fikriyat kavramı, toplumsal düşünce ve bilincimizin temel taşlarından biridir. Ancak, günümüzde sanki fikriyatımız körelmiş gibi, toplumsal meseleler karşısında sessiz kalmayı tercih ediyoruz. Eğitim sistemimizin ezberci yapısı, gençlerimizin eleştirel düşünme becerilerini köreltiyor. Halbuki, fikri tartışmalar ve aydınlanma olmadan bir toplumun ilerlemesi mümkün değildir. Fikri kavgalarda öne çıkamayanların ulaşabileceği bir hedef yoktur.

Fiiliyat, yani eyleme geçme, bir toplumun canlılığının göstergesidir. Ne yazık ki, artık sokaklarımızda, meydanlarımızda gençlerin heyecanlı sesleri yankılanmıyor. Herkes kendi kabuğuna çekilmiş, dijital dünyanın sanal alemine hapsolmuş durumda. Toplumsal eylemlerin, protestoların ve gönüllü çalışmaların yerini bireysel çıkarlar ve kişisel konfor arayışı almış durumda. Memleket meselelerinde aksiyon alamayan, toplumdan kendisini izole eden ve dünyanın çarpık sistemine entegre olan gençlerimizin yeniden kazanılması fiiliyat ile mümkündür. Eğitim ve spor çalışmaları ile faal olmak durumundayız.

Faaliyet ise toplumun dinamik yapısını ortaya koyar. Ancak, sivil toplum kuruluşları ve yerel girişimler bile artık eski enerjilerini kaybetmiş gibiler. Eski heyecandan ve vizyondan uzak, rehavet hali apaçık ortadadır. Kültürel etkinlikler, sanatsal faaliyetler ve sosyal projeler azalıyor, yerini tüketim kültürünün monotonluğuna bırakıyor. Oysa ki faaliyetler, toplumun kendini ifade etme ve geliştirme yollarıdır.

Fütuvvet, eski Türk-İslam geleneğinde yiğitlik, cömertlik ve alçakgönüllülük anlamına gelir. Bu anlayış, toplumsal dayanışmanın ve birlikte hareket etmenin en güzel örneklerini sergilerdi. Ancak, günümüzde bireysel başarı ve zenginlik peşinde koşma, fütuvvet anlayışını gölgede bırakıyor. Toplumsal yardımlaşma ve dayanışma kültürü yerine, bireysel hırslar ve rekabet ön plana çıkmış durumda. Dünyevi şahsi menfaatlerin ötesinde ortak paydada buluşmamızı öne çıkartan kolektif projeler kurgulamalıyız.

Son olarak, fetih kavramı, sadece toprak kazanmak değil, aynı zamanda bilgiye, bilime ve yeni ufuklara ulaşma çabasıdır. Ancak, günümüzde fetih ruhundan uzaklaştık. Bilim ve teknolojide geri kalmışlığımız, eğitimdeki yetersizliklerimiz ve kültürel alandaki durağanlıklarımız, bu ruhun ne kadar zayıfladığını gösteriyor. Aynı iman ve heyecanla fetih ruhuna sahip olmalıyız.

Toplum olarak, yeniden fikriyatımızı canlandırmalı, fiiliyata geçmeli, faaliyetlerimizi samimiyetle artırmalı, fütuvvet ruhunu yaşatmalı ve yeni fetihlere yelken açmalıyız. Bu sessizlik ve rehavet hali, bizi geriye çekerken, atalarımızın mirasına layık olmak için daha aktif, daha bilinçli ve daha kararlı adımlar atmalıyız. Geleceğimizi yeniden inşa etmek ve güçlü bir toplum olarak varlığımızı sürdürmek için harekete geçme zamanı gelmiş ve geçmektedir.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.