Hava Durumu

Milli Eğitimin millileştirilmesi meselesi

Yazının Giriş Tarihi: 01.05.2024 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.04.2024 17:24

Son yıllarda Türkiye'de milli eğitim sisteminde ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bu sorunların başında ise eğitim müfredatındaki belirsizlik ve 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin mecburi kılınması durumu gelmektedir. Eğitim müfredatı, her ülkenin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Ancak son yıllarda, milli eğitim müfredatında yapılan değişiklikler ve belirsizlikler, eğitim sistemimizin temellerini sarsmış durumda. Müfredattaki bu belirsizlikler, öğrencilerin ve öğretmenlerin planlama yapmasını zorlaştırmakta, eğitim kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bir ülkenin, bir devletin, bir milletin istikbali hakiki anlamda “milli” bir eğitime bağlıdır. Ders kitapları mükemmel olmayan bir eğitim sistemi ise nitelikli ve vasıflı kuşaklar yetiştiremez. Ortaöğretim ve yükseköğretim müfredatımızın hakkaniyetle özeleştiri yapılarak incelenmesi ve revize edilmesi gerektiğini uzun yıllardır her arenada haykırıyoruz.

Bununla birlikte, 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin özelleştiği algısı da yaygınlaşmış durumdadır. Özellikle son yıllarda artan özel okul sayısı ve özel dershanelerin yaygınlaşması, eğitimdeki adaletsizlikleri derinleştirmektedir. Zira, özel okulların ve dershanelerin kalitesi ile devlet okullarının kalitesi arasında ciddi farklar bulunmaktadır. Bu durum, eğitimde fırsat eşitliğini ve adaletini tehlikeye atmaktadır.

Peki, bu sorunların çözümü için neler yapılabilir?

İlk olarak, eğitim müfredatının belirgin, tutarlı ve geleceğe yönelik olması gerekmektedir. Müfredatın sık sık değiştirilmesi ve belirsizliklerin ortaya çıkması, öğrenci ve öğretmenlerin motivasyonunu düşürmektedir. Ayrıca, eğitim sisteminin özelleşmesine karşı tedbirler alınmalıdır. Devlet okullarının kalitesinin artırılması ve özel okullar ile aralarındaki farkın azaltılması için çaba gösterilmelidir. Böylece, eğitimde fırsat eşitliği ve adalet sağlanabilir.

“Eğitimli birey” algımızı değiştirerek işe başlamalıyız. Tahsilli olanın aynı zamanda eğitimli olduğunu kabul eden, diplomanın sihirli bir asa olduğunu düşünen, birtakım ezberler ile bir milletin portresini baştan çizen ve nesillerimizi körelten bu deli saçması sistemin baştan aşağı değişmesi bizim için olağanüstü mühim bir meseledir. Birbirinden çok farklı yetkinlik, kabiliyet ve fıtrat yapısı ile yaratılmış olan çocuklarımıza bütünüyle ezbere dayalı anlamsız yükleme yapıyoruz. Ortaya bir ağaç bırakıyoruz ve bir balığa, bir kediye, bir yılana ve bir kuşa bu ağaca tırmanması komutunu veriyoruz. Her birinin kendine has kabiliyeti ve yaratılış fıtratı olduğunu düşünmeden aynı şeyi talep ediyoruz. Nesillerimizin tümüne yıllardır ezberlettiğimiz ve dayattığımız bilgi yükü nesillerimizi ne yazık ki köreltmiştir.

Kapısına okul tabelası asmakla bir bina okul olmaz. Kanaatimce, okulu nitelikli bir eğitim merkezi haline getiren dört ana unsur vardır. Vasıflı ve memur zihniyetinde olmayan, işinin üzerindeki sorumluluğunu idrak etmiş bir öğretmen, Aşağılık kompleksine sahip olmayan ve öğrenciye üstten bakmayan nitelikli idari kadro, kültürüne, medeniyetine ve tarihine uygun milli bir eğitim sistemi ve elbette milli müfredat planı ile hazırlanmış ders kitaplarıdır. Kimileri ne kadar tüm sistemin aslında iyi olduğunu ama uygulamada problemler yaşandığını ifade etse de ne yazık ki bugün gelinen noktada durumun vahameti gözler önündedir. Zorunlu 12 yıllık eğitim sisteminin zorunluluğunun kaldırılması, üniversite sayısının azaltılması, okullarda okutulan ders müfredatının millileştirilmesi, mesleki eğitime verilen önemin arttırılması, yetenek ve kabiliyetlere göre mesleki eğitimin düzenlenmesi gibi hususlar milletimizin farkında olduğu ve ivedilikle düzeltilmesi gereken gerçekler olduğu çok açıktır. Eğitim meselesi Türkiye'nin en kritik meselesidir. Bir ülkenin, bir devletin, bir milletin istikbali hakiki anlamda “milli” bir eğitime bağlıdır. Gelecek nesillerimizi yitirmemek ve yeni bir nesil inşası oluşturabilmek adına ihtiyaç duyduğumuz değişimi gerçekleştirmeliyiz. Ülkemizin bekası bu mevzunun idrak edilerek çözüme kavuşturulmasına bağlıdır.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.