Hava Durumu

Kibir, en ağır üniformadır

Yazının Giriş Tarihi: 30.06.2026 00:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.06.2026 00:13

Bir hastaneye gidersiniz… Kiminiz umutla, kiminiz korkuyla, kiminiz acıyla... Kapıdan içeri giren herkesin ortak beklentisi aynıdır: Şifa bulmak. Hiç kimse, ayakkabısının markasıyla, kıyafetinin fiyatıyla ya da ayağındaki terlikle yargılanmak için hastane koridorlarında yürümez.

Geçtiğimiz günlerde Konya Cihanbeyli Devlet Hastanesi’nde görevli olduğu öne sürülen bir sağlık çalışanının sosyal medya paylaşımı tam da bu yüzden toplumun büyük tepkisini çekti. Paylaşımda, hastaneye gelen vatandaşların giyim tarzı küçümseniyor, ayağındaki terlik üzerinden aşağılayıcı ifadeler kullanılıyordu.

Belki birkaç cümleydi…

Belki paylaşan kişi ‘şaka yaptığını’ düşündü…

Ama o birkaç cümle, binlerce insanın onuruna dokundu.

Çünkü o ‘terlik’, belki sabahın beşinde tarlaya gidip çalışan bir çiftçinin ayağındaydı.

Belki o terlik, inşaattan çıkıp doğruca hastaneye gelen bir ustanın ayağındaydı.

Belki de çocuğunu muayeneye getirmek için son parasını dolmuşa veren bir annenin

İnsanların kıyafetiyle değil, derdiyle ilgilenmesi gereken bir meslek grubunda böylesi bir bakış açısı kabul edilemez.

Olayın ardından Cihanbeyli Devlet Hastanesi yönetimi gecikmeden açıklama yaptı. Söz konusu paylaşım nedeniyle idari inceleme ve soruşturma başlatıldığı kamuoyuna duyuruldu. Olması gereken de buydu. Çünkü kamu görevi, sadece mesaide değil; temsil ettiği kurumun itibarını koruma sorumluluğunu da beraberinde getirir.

Dikkat çeken bir başka açıklama ise AK Parti Cihanbeyli İlçe Başkanı Ferhat Çivi’den geldi. Çivi, paylaşımı yapan kişinin eşi olduğunu açıkça ifade ederek, “Eşim bile olsa arkasında durmam. Gereğinin yapılmasının takipçisi olacağım” dedi.

Türkiye’de alışık olmadığımız bir tavır…

Çoğu zaman yanlış yapan yakınlarımızı savunmaya çalışırız. ‘Yanlış anlaşılmıştır’, ‘Öyle demek istemedi’ cümleleriyle hatayı örtmeye çalışırız. Bu kez tam tersi oldu. Doğrunun, akrabalığın önüne geçtiği bir açıklama yapıldı. Katılırsınız ya da katılmazsınız ama yanlış karşısında gösterilen bu duruşun hakkını teslim etmek gerekir.

Asıl konuşmamız gereken ise daha büyük bir mesele…

Neden hâlâ insanları dış görünüşüne göre sınıflandırıyoruz? Temiz giyinmek elbette güzeldir. Bakımlı olmak elbette kişisel tercihtir. Ama bunlar, kimseye başka bir insanı küçümseme hakkı vermez. Ayağındaki terlik, cebindeki para ya da üzerindeki kıyafet, insanın karakterini, ahlakını ya da değerini belirlemez.

Ne yazık ki sosyal medya, bazı insanlarda empati duygusunu törpülüyor. Beğeni almak uğruna yapılan paylaşımlar, bir süre sonra insan onurunu hiçe sayan cümlelere dönüşebiliyor. Oysa özellikle sağlık çalışanları için empati, mesleğin en temel ilacıdır. Hastanın kıyafetine değil, nabzına bakmak gerekir. Ayakkabısına değil, derdine odaklanmak gerekir.

Bu olay belki birkaç gün sonra unutulacak. Soruşturma tamamlanacak, dosya kapanacak.

Ama umarım geriye şu ders kalır:

Bir insanın ayağındaki terlik, onun hayat hikâyesini anlatmaz. Belki o terlik, alın terinin, yorgunluğun, mücadelenin ve emeğin sessiz tanığıdır.

Ve unutmayalım…

Bir hastanenin koridorlarında yankılanması gereken ses, topuk sesi değil, vicdanın sesidir.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.