İsrail'in Gazze saldırıları 300 günü geçerken ve saldırılar Lübnan'a ilerlerken Ortadoğu'da savaş çanları İran'ın da sıcak çatışmaya çekilmeye çalışılmasıyla iyiden iyiye çalıyor. Bölgesel savaşın önüne geçilmesi için etkili bir adım olarak öngördüğümüz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ya da yerine kendisini namzet olarak hazırladığını düşündüğümüz Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Gazze ziyaretinin gerçekleşmesi gerektiğini aktarmıştık. Fidan'ın, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati'nin daveti üzerine gittiği Mısır'da El Ariş Limanı ve Refah Sınır Kapısı'nı ziyareti ajanslara düşünce de 'aklın yolu bir' yorumunu yaptık.

ZİYARETİN ARDINDAN
Elbette ki Türkiye gibi bölgesinin güçlü ülkesinin konuya yerinde dikkati çekmesi önemli. Dışişleri Bakanı Fidan, "Türkiye, Gazze'ye en fazla insani yardım yapan ülke konumundadır. Fakat burada bulunma amacımız, Türkiye’nin yardımlarını konuşmak değil, Gazze'de yaşanan soykırımı dünya kamuoyunun dikkatine getirmektir." ifadeleri dünya ana akım medyalarında kendisine yer buldu. Gazze’ye giriş kapısında yapılması Filistin konusunda ve Ortadoğu'nun istikrarı açısından ister istemez ilişkilerimizi sürdürmemiz gereken Mısır'la anlamsız şekilde kopan ilişkilerin yeniden tesis edilmesi açısından da önemliydi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in sınır kapısını kapatması, yardım konvoylarını hedef alması, insani yardım çalışanlarını katletmesi, hasta ve sivil tahliyelerini engellemesi ve binlerce kamyon yardım malzemesinin çürümesine sebep olmasının insanlığa karşı bir suç olduğunu belirterek, bunun sınırın öbür tarafında yürüttüğü "soykırımının" ilk aşaması demesi de oldukça önemli ve açıkçası ileride soykırım davalarının açılması için tarihe bir not düştü diyebiliriz.
FİDAN EMANETÇİ OLUR MU?
Kabul etsinler ya da etmesinler AK Parti içindeki tüm etkili kişiler guruplar Erdoğan sonrası AK Parti'nin tepesini ele geçirmek için gizliden ya da açık açık 'eşkeyare' mücadele içinde. Bakan Fidan da, Erdoğan'ın yakın çalışma ekibinden olması hasebiyle Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'la birlikte Erdoğan'ın desteklediği isimlerden birisi ancak iktidar partisinin ve bir adım sonrası ülkenin başına geçmek birisinin elini kaldırmasıyla yeterli olacak bir durum değil. Bu el Recep Tayyip Erdoğan'ın eli bile olsa. Geçmişte örneklerine sıkça rastladığımız karizmatik liderin yerine alt profil emanetçi getirmesi usulü partiye de ülkeye de hiç bir fayda getirmedi. Bakınız örnek Özal sonrası Yıldırım Akbulut. Yine bu emanetçi ne partinin başında ne de ülkenin başında kalamadı yine bakınız örnek Atatürk sonrası İsmet İnönü.
FİDAN'I EN ÇOK İMAMOĞLU İSTER
Bu açılardan bakıldığında Erdoğan'a aşırı yakın olmanın avantajları olduğu gibi dezavantajları da var. Fidan sosyal medyanın gazına çabuk gelen ama bakanlık döneminde selefi Mevlüt Çavuşoğlu'nun başarısını yakalayamamış birisi. Ha keza döneminde hain darbe girişimi olmuş olan ve en büyük hayranlarının bile başarılı diyemeyeceği bir MİT müsteşarlığı görev süresi de var. Yaptığı son çıkışla yukarıya yürümek konusunda ilk dişe dokunur hamlesini yaptı ancak AK Parti'nin liderliğine oturursa Erdoğan'ın güdümünde bir emanetçi mi yoksa Erdoğan sonrası sistemi yürütebilecek bir lider mi olacak bunu yapacakları gösterecek. Kişisel kanaatim ne kadar isterse istesin AK Parti'nin başına geçemeyeceği. Geçmesi halinde de politika dışından geldiği için pek bir varlık gösteremeyeceği yönünde. Mesela 2028'de AK Parti'nin başında Hakan Fidan olursa İmamoğlu karşısında ağır bir yenilgi yaşanır. Fidan'ın AK Parti genel başkanı olmasını sanırım en çok 2028 seçimlerinin doğal adayı olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ister.