Hava Durumu

Anlıyoruz, tüm tuşlara basıyorsun…

Yazının Giriş Tarihi: 29.06.2026 00:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.06.2026 00:08

Ülkemiz aniden ünlenen ve hiç olmamacasına yok olan ‘ünlücüklerle’ testten geçiyor.

Son günlerin ani ünlüsü de komedyen Deniz Göktaş oldu.

Gösterisinde kendi siyasi görüşünün dışındaki tüm siyasi yelpazeye (milliyetçiler, sosyal demokratlar, merkez sağ, muhafazakârlar, liberaller) mizahmış gibi gösterip saldıran Göktaş'la bir sınav vermeye başladık.

Nereye kadar eleştiri ve mizah, nereden sonrası saldırı, hakaret ve aşağılama..?

80’LERDEN KALMA SAYIKLAMALAR

Son gösterisini zaman ayırıp -zamanımı boşa harcayıp- seyrettim.

En başından söylemeliyim ki komik gelmedi.

Sadece iflah olmaz marjinal politik duruşun, kendi kendine kafada kurup akıllıca konuştuğu var saymalarına benzer çok bilindik bir sayıklamaydı.

Seksenli yıllardan kalma rijit devrimci sığ söyleminin espriye iteklenmiş haliydi.

BU ÇOCUKTAN BİR KAHRAMAN ÇIKMAZ

Tabii kimin, neyi rüyasında görüp, üstünü örtmek yerine sahneye çıkıp kakofoni bir ses tonuyla saydırmasına karışamayız.

Ancak cumhurbaşkanı, ünlü bilim adamları ve kendi düşüncesinin dışındaki siyasetçilere hakaret etmesini de eleştiri ve mizah sınırları içerisinde göremem.

Ama Deniz Göktaş'ın kullandığı dili de mizahı ve eleştiriyi paravan olarak kullanan yaklaşımlarını da ezelden beridir biliyoruz.

Sık sık siyasi mizah yapan, rahmetli Levent Kırca, Devekuşu Kabare ve benzerlerinden örnek verilir. Göktaş'ı da onların ardılı olarak çarçabuk kabul etmek ve ettirmek telaşına girilmiş.

Yine Levent Kırca ve Devekuşu Kabare'den örnek vermek gerekirse, hiçbirisi herhangi bir siyasi lidere nefretini kusup, diktatör dememişti. Kısacası çok istendiği gibi bu çocuktan bir muhalefet kahramanı çıkmaz. Hakaret eden kimseden kimseye de hayır gelmez!

Aslında Göktaş'a tepki veren ben ve benim gibiler isteneni yerine getirmiş oluyor.

Gösterisinde adeta tüm tuşlara basan Gökhan Göktaş zaten negatif tepkiler gelmesi için özel bir çaba içerisinde, gösterisinde de dediği gibi bir şekilde gözaltına alınma gibi bir durumu da zaten istiyor. Umarım hedefine ulaşamaz ve hafızalarımızın çöplüğünde yerini alır.

Tıpkı dinimize ve peygamber efendimize dil uzatan diğer provokatör gibi.

************************

TÜRKİYE'DEN TRUMP GEÇECEK

Temmuz ayının ilk haftası ülkemiz NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump 17 yıl sonra Türkiye'ye gelen ilk Amerikan başkanı olacak.

Soğuk savaşın andından net bir düşman bulamayan, ABD girişmek istediği yeni savaşlarda NATO'yu daha aktif şekilde kullanmak istiyor.

Tarihleri boyunca tek başlarına girdikleri hemen hemen hiçbir savaşı kazanamayan (1800'lerdeki Meksika Savaşı istisna) ABD, son başarısızlığını komşumuz İran'la yaptığı savaşta aldı.

Oldukça dengesiz hareket eden ve kurduğu cümlelerle anlam bütünlüğünü yakalayamayan Trump, her şeye rağmen ileride Amerikan devletinin makas değiştirmesinde görevde olan başkan olarak yani doktrin sahibi başkanlardan birisi olarak tarihteki yerini alacak. Öngörülemez kaotizmin hâkim olduğu balta girmemiş bir ormanı andıran dünyaya da böyle öngörülemez kişiler liderlik ediyor. Trump'ın bilinçli olduğuna emin olduğum garip sözleri ve davranışlarını Türkiye'de de sürdüreceğine eminim. Şimdiden ayın yedisini iple çekiyorum…

***

HAREKETLİ VE HARARETLİ TEMMUZ

Kişisel kanaatim 15 Temmuz hain darbe girişimi yıl dönümünden sonra erken genel seçimlerle ilgili de bazı ipuçlarını alacağımız yönünde.

Erken genel seçim demişken Özgür Özel ve ekibinin Türkiye'de seçimlere girme hakkına sahip bir partiye geçeceği ve geçmişte Cem Uzan'ın yaptığı gibi seçime partinin adı değiştirilerek gideceği yönünde.

Geçmişinde birçok deformasyon olan adını duyduğunda bile tepki gören CHP kurumsal kimliğinin dışında yeni bir kimlikle yola devam etmeleri kendileri açısından daha doğru olur kanaatindeyim.

Halihazırda sağda AK Parti ile yaşanan değişim solda yaşanamadı!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.