Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin uzun yıllardır verdiği meslek ödülleri önceki akşam sahiplerini buldu. Gazetemiz YeniDönem’in baş yazarı değerli meslektaşım İrem Güner’in ödülü ile tüm ekibimiz gururlandı. ‘Basın Ruminasyonun Pençesinde' yazısına göz atmanızı tavsiye ederim. Yazıyla basının içinde bulunduğu durumu kısa zamanda öğrenmiş olursunuz. Meslektaşım İrem Güner’i tekrar tebrik ediyor, yükseğe koyduğu çıtayı kendisi aşacağına da eminim. Tebrikler İrem!

ANEKTODLAR:
BGC ödül gecesinin en güzel yanlarından bir tanesi Ruhi abinin (Berber) iyileşip ödül gecesine gelmesi oldu. Gecede ödül alan tüm meslektaşlarımı da ayrı ayrı kutlamak istiyorum. Her birisinin yazıları, haberleri ve görüntüleri muhteşemdi. Hemen hemen tüm konuşmacılar geceye iyi hazırlanmıştı. Ancak Katılımcılar içerisinde en beğendiğim konuşma Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın oldu. Geceye yoğun bir protokol katılımı vardı. Seçim arifesinde her yerde olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay, yaptığı konuşmada kapımızda olan teknoloji devrim üretim süreçlerini değişmesini mesleğimize entegre eden teknik saptamalarla dikkati çeken güzel bir konuşma yaptı.
SON ŞEREF TAYİN EDİCİ TÜRKOĞLU
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun hamaset kokan, şeref ve haysiyet vurgularıyla dolu konuşmaları artık kendisi açısından alışıldık bir tablo haline geldi. Muhalefet milletvekili olarak eleştirilerde bulunması elbette doğal. Ancak katıldığı etkinliğin konusu ve ruhuyla örtüşmeyen çıkışlar yapması, zaman zaman organizasyonun amacını gölgede bırakabiliyor.
BGC'nin gecesinde gazetecilerin özgür çalışma ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulunması anlaşılabilir. Ancak basını "şerefli" ve "onurlu" gibi ifadelerle tanımlarken, bu kavramlar üzerinden bir ayrım yapıldığı izleniminin oluşması da tartışmaya açık bir durum. Basın mensuplarının itibarını ve mesleki duruşunu değerlendirecek merci siyasetçiler değil, kamuoyu ve meslek ilkeleridir. Yaklaşan seçimler öncesinde Bursa siyasetinde en dikkat çekici başlıklardan biri de Selçuk Türkoğlu'nun yeniden TBMM'ye girip giremeyeceği olacak. Seçmenin bu süreçte hem söylemleri hem de siyasi performansı birlikte değerlendireceği görülüyor.
ÖZDEMİR VE KAHRAMAN NAZİK DAVRANDI
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de basın özgürlüğüne değinen bir konuşma yaptı ancak nezaketini kaybetmeden. Konuşması esnasında sahneye atlayan meslektaşımızın oğluyla bir hayli iyi vakit geçirdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sinan Kahraman da konuşmacılar arasındaydı. Hazırlıklı ve güzel bir konuşma yaptı. Takip ettiğim kadarıyla Milletvekili Türkoğlu’na cevap verecekti ama cevap vererek gecenin önüne geçmeme nezaketini gösterdi.
LOZAN TÜRKİYE’NİN TAPU SENEDİ
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın geceye katılmasına aslında şaşırdım zira Lozan Barış Anlaşması’nın da yıl dönümü olan 24 Temmuz’da Mudanya Belediyesi’nin etkinliği olduğunu biliyordum. Dalgıç’ın Lozan için ‘Türkiye’nin Tapu Senedi’ demesine yürekten katılıyorum. Çok zorlu bir mücadelenin ardından varlığımızın dünya tarafından tescil edilmesi o gün de çok önemliydi. Aradan geçen bir asırda bu önemde hiçbir azalma olmadı. Lozan’la ilgili ‘hezimet’ tabirini kullananları en hafif olarak ‘cahil’ diye nitelendirmeliyiz. İşin tartışma boyutunda daha iyisi yapılabilir miydi? Şüphesiz ki daha iyisini arzulardık ancak mevcut şartları ve konjonktürü de her zaman göz önünde bulundurmalıyız.
DOKUZ ÇARŞAMBANIN İŞİ BİR GÜNE
Aynı gün Doruk Hastanesi sahibi ve AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı Mustafa Esgin’in oğlunun da düğünü olduğu için protokol konuşma ve başarı ödüllerinin bir kısmını vermenin ardından dağıldı diyebiliriz. Gerek Basın Günü, gerek Lozan Anlaşması’nın yıldönümü gerekse Esgin’in düğünü dolayısıyla dokuz çarşambanın işi bir güne sıkışmış gibiydi. Ödüllerin henüz yarısı verilmişken el mecbur şekilde protokol katılımcılarının ayrılması organizasyon hatası diyebiliriz. Belki protokol konuşmaları yapılmadan tüm ödüller bir avazda verilip sonrasında kalan protokolün konuşma yapmasına olanak sağlanabilirdi. Mesela halefinden çok daha iyi bir performans sergileyen Basın İlan Kurumu Bursa İl Müdürü Gökhan Eren’i dinlemek İsterdim. Gecenin sunucusu değerli meslek büyüğüm Celil İnce mikrofonla tüm gece büyük bir mücadele verdi. BGC ekibi harika bir ev sahipliği yaptı. Eski BURULAŞ Genel Müdürü Fahrettin Beşli’nin ödül vermesini garipsedim. Zira kendisini eleştirdiğim bir yazı sonrası kendisi beni arayıp kendi çapında tabiri caizse ‘ayar’ vermeye çalışmıştı. Basında sansürün kaldırılış yıl dönümünde basına etki etmeye çalışan birisinin ödül vermesini tasvip etmiyorum. Yeri gelmişken bir kez daha ifade etmeliyim ki görev süresi boyunca Beşli beklentileri boşa çıkartacak ölçüde başarısız oldu ve ne yazık ki ‘dağ fare doğurdu”
ÖZGÜRLÜK VERENLER EN BÜYÜK SANSÜRCÜ OLDU
Son olarak işin tarihçesine bakmak gerekirse “Basın Özgürlüğü Mücadele Günü” Türkiye'de sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak her yıl 24 Temmuz tarihinde kutlanan önemli gündür. İstanbul’da çıkan gazeteler, Osmanlı Devleti'nde II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 24 Temmuz 1908 günü sansür memurlarını içeri sokmama ve gazetelerini sansüre yollamadan basma kararı vermişti. Bu olayın yıldönümü, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin 1948 yılında aldığı kararla Basın Bayramı olarak ilan etmiştir.1971'de "Bayram" olmaktan çıkmış ve adı, "Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü" olarak değişmişti. Yeri gelmişken özgürlük diyerek yola çıkan İhtiyat ve Terakki’nin basında sansürü kaldırmasından kısa bir süre sonra basına karşı en yoğun baskı ve sansür ağını devreye alması da işin trajikomik tarafıdır.