Ülkemiz bir ilki yaşadı ilk defa Katolik Dünyası’nın ruhani liderini ağırladı.
Bu ziyaretin birçok yansıması oldu.
Buna ileride ne tür sonuçları olacağı konusunda kafa yormadan edemedik. Konulara yaklaşırken tarafgir davranmamak, taraf tutuyorsak da ülke çıkarlarını ön plana almak gerekiyor. Olumlu açılardan ele alırsak Katolik Hristiyanlık için İznik Konsülü çok önemli. Belki de imanlarının temelini oluşturuyor.
Her dine saygılı olunması gerekli. Papa ziyareti sonrasında belki ki inanç turizmi açısından çok ciddi bir açılım olabilir. Nasıl ki bizler kutsal topraklara giderek hac farizamızı yerine getiriyorsak Hristiyanların da haç yolculuğu rotalarından birisi İznik haline gelebilir. Tabi bunu büyük bir turizm olayına çevirmek için gerekli adımları atmalıyız. İşin bu boyutuyla papanın ziyareti harika bir fırsat.
SİYASET BEZİRGÂNLIĞINA GEREK YOK!
Olayın siyasi boyutlarına bakmak gerekirse, işte orada kutuplaşmayı seven halkımız yine ikiye ayrılmış durumda. Normalde bu ziyaret başka bir parti iktidarında olsaydı; ‘büyük tanıtım’ diyeceklerdi.
Şimdi şiddetle karşı çıkıyorlar.
Hakeza örneğin papanın ziyareti CHP iktidarında olsaydı şimdi savunanlar da şiddetle karşı çıkacaktı.
Olayların duruma ve siyasete göre değişmesi işin aslında çok samimiyetsiz bir durum. Demagoji almış başını gidiyor. Bu yapay siyasi duruştan, fikirsizlikten hiç bir sonuç çıkmaz. Siyaset bezirgânlığını meslek haline getirmişlerden bıktık; umarım hepsi siyaset çöplüğünü boylar.
Bu toksik siyaset müptezellerine günlük hayatta da yüz vermemeli!
GÜÇLÜ MESAJ
Papanın gelişinin siyasi birçok sonucu olacaktır. Ama geçmişte hain terörist Fethullah Gülen'in papayla görüşmesi ve dinler arası diyalog konuları geride kalması dahi önemli. Öyle bir hava estirildi ki sanki Hristiyanlığın dini lideriyle FETÖ İslam dininin lideriymişçesine görüşüyordu. Bu sapkınlıklar çok şükür geride kaldı. Öyle ya da böyle papa geldi ve bizim diyanet işleri başkanımızla bir araya geldi. İslam dünyasında özellikle Araplar kabul etmese de İslam dünyasının dini, kültürel, askeri ve siyasi lideri Türkiye’dir.
Türkiye’nin dini üst düzey makamı olan diyanet işleri başkanı da İslam dünyasını temsilen papayla görüşebilir.
Bu güzel ve güçlü bir mesaj oldu.
Göreve geldiğinden bu yana son derece olumlu bir çizgi tutturan Safi Arpaguş yine harika bir işe imza attı.
İşin bir de kültürel boyutu var.
Genel tarih bilgimizle Anadolu'nun sadece bizim olduğumuz bir coğrafya olduğumuz gibi bir histeri içindeyiz.
Biz Anadolu'nun son ve inşallah sonsuza kadar sahibi olacağız. Ancak Anadolu kadim bir yerleşim yeri bizden önce de birçok medeniyet geldi geçti. Bunlar güçlü bir Türkiye oldukça bizim zenginliğimiz olur. Papa, Hristiyanlık dünyası için çok önemli. Onun önem verdiği bir yer tüm dünya için önemlidir. Medeniyet koşusunda kültürel gücümüzle de mücadele veriyoruz.
Son araştırmalarla varlığı bile tartışmalı hale gelen antik Yunan dönemi Avrupa'nın geçmişi olarak etiketlendi.
Oysa varlığı kesin olan antik Anadolu kültürü batının gerçek atası durumuna gelebilir. Kendinden emin güçlü bir Türkiye'de her kültür özünü kaybetmeden ve Türkiye'ye tehdit oluşturmadan var olabilir.
Bu bize güç katar!
Kişisel olarak ne Hristiyanların kendi kutsalları için ülkemize gelmesinden rahatsızlık duyarım ne de inancı gereği Mekke ve Medine'ye hacca gidilmesinden. Aslolan insanlık ve güçlü Türkiye'dir.
Papanın ziyareti esnasında bazı anekdotlarda ilgimi çekti.
Kendi davalarında samimi olduklarından emin olduğum Saadet Partisi'nin tekbirli protestosunu davalarına sadakatleri sebebiyle dikkate değer buluyorum.
İznik Gölü’nde yüzen adamın gölden çıkartılması da komik bir anekdot olmuş!