Hava Durumu

YENİ Parti’nin Bursa günlüğü

Yazının Giriş Tarihi: 06.08.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.08.2026 00:06

Mutlak Butlan kararı geldi birkaç aylık parti içi çekişmenin ardından Özgür Özel ve beraberindekiler YENİ Parti ismiyle partilerini kurdu. YENİ Parti’nin kurulmasının ardından bizim gözlerimiz Bursa’ya çevrildi. Beklendiği gibi Cumhuriyet Halk Partili Nilüfer, Osmangazi, Mudanya, Gemlik, Mustafakemalpaşa ve Harmancık belediye başkanları ile çok sayıda belediye meclis üyesi CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı.

Böylece CHP'nin Bursa'da belediye başkanı kalmamış oldu. CHP’ye yerelde bir zafer kazandıran ve büyük ihtimalle YENİ Parti İl Başkanı olması beklenen Nihat Yeşiltaş: "Paranın partisi olmayı göze alan bir anlayışla değil, halkla birlikte yol yürümek isteyen belediye başkanlarımızla beraberiz. Bursa nüfusunun yüzde 60’ına hizmet eden Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanımız Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanımız Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanımız Deniz Dalgıç, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanımız Şükrü Erdem, Harmancık Belediye Başkanımız Haşim Ali Arıkan ve tüm ilçelerde seçilmiş meclis üyelerimizin ise yüzde 94’ü halkın iradesine sahip çıkarak bugün YENİ Parti’de yer alıyor." sözleriyle Heykel’de kamuoyuna açıklamalarda bulundu.

HER KARAR ÖZEL’İN LEHİNE

Fikrine aşık kişiler genellikle saplantılı oldukları konuyla ilgili her argümanı fikirlerine hizmet edecek halde eğip bükerler. Köşe yazarları içerisinde de buna sıklıkla rastlarız.

Öte yandan benim gibi yazdıklarını fikirler günlüğü gibi bir şekle büründürenler de vardır. Kafa yordukları konuyla ilgili gelişmeleri sabit bir fikre kapılmadan analiz ederek yürürler. Gelinen noktada ara değerlendirme yapmak gerekirse ilk etapta vurguladığım düşüncenin hala arkasındayım. Mutlak Butlan kararı çıkmasa da Özgür Özel’e yarayacaktı.

Çünkü CHP üzerindeki hakimiyeti perçinlenecekti. Mutlak Butlan çıksa da Özgür Özel’in lehine olacaktı. Zira CHP’nin tarihten gelen yoğun ve halkın bir bölümünü irite eden geçmişinin bavulları CHP’nin merkeze yürümesini imkânsız hale getiren prangalardı. Yeni bir parti ile geçmişin veballerini sırtlanmamış olacak ve AK Parti’nin baya bir boşluk verdiği merkeze adım atılma imkânı ihtimaller içine girecekti. Nitekim Ankara’daki bazı kaynaklarımız AK Parti’de de konunun böyle mütalaa edildiği yönünde.

İMAMOĞLU DEMOKLESİN KILICI

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in ulusal yayın yapan T24’te Murat Sabuncu ve Şirin Payzın’a yaptığı açıklamaları okudum. Özel, CHP kurultayı davasında verilen mutlak butlan kararının Yargıtay tarafından bozulma ihtimaline karşın, "CHP'nin butlancıların elinde kalmaması çok iyi bir şey olur. Biz o CHP ile bir de oluruz, kol kola da oluruz, ittifak da oluruz, her şey konuşulur, her şey olunur" diye konuştu. Özel de rüzgarı arkasına aldığının farkında olmalı ki CHP’ye geri döneriz yerine onlarla ittifak yaparız diyor. CHP’nin başına geçmesinden bu yana birçok girdap ve tahakkümle karşılaşan ancak bana göre hepsinden güçlenerek çıkmayı başaran Özgür Özel’in karşısında Ekrem İmamoğlu vesaiti de bulunuyor diyebiliriz. YENİ Parti ve Özgür Özel’in üzerinde İmamoğlu’nun demoklesin kılıcı gibi sallanıp sallanmayacağı da başarılarında önemli bir parametre. Siyaset felsefesinde siyasetçilerden beklenen kişisel bekadan ziyade kurumun ve ülkenin esenliğini öncüllemesidir. İmamoğlu’nun böyle bir feraset göstermeyeceğine neredeyse eminim.

YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE

Siyasi zevatın cezaevinden mektup gönderme merakı herkesin malumu Ekrem İmamoğlu da içeriğinde YENİ Parti’yi tebrik eden bir mektup yayınladı. Ancak içerikten öte altına attığı cumhurbaşkanı adayı ibaresiyle kendisine göre bir mesaj vermiş oldu.

Akıllarda şu soru var Özel YENİ Parti’de mutlak hakimiyet sağlayacak mı yoksa Ekrem İmamoğlu ile çetin bir yarışın içine girecek mi?

Mevcut şartlarda İmamoğlu’nun aday olması imkansız, bu imkansızlığa rağmen hala CHP’deki konumu olan cumhurbaşkanlığı adaylığı titrini YENİ Parti’de de devam ettirmek istemesini yansımaları nasıl olur. Kişisel görüşüm İmamoğlu gibi ismi çok büyük tartışmaların göbeğinde olan birisini aday yapmak peşinen yenilgiyi kabul etmek anlamına gelir. İktidara ulaşmak her zaman büyük badireleri atlatarak olur. Tarihte birçok örneği mevcut.

En yakın örneği ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Karşısında Bürokrat (Kalemiye) akademi (İlmiye) ve asker (Seyfiye) varken buralara gelmesi belki de yirmi birinci yüzyılın en büyük siyasi başarı hikayelerinden birisidir.

HER DERDE DEVA ERDOĞAN

YENİ Parti’ye karşı sofistike bir duruş henüz belirlenmiş değil. Sadece mizahi boyutu geçmeyen YENİ Parti’yi ismi yeniyle başlayan bir alkole benzetme arkaik milli görüşçüler içinde yayılmaya çalışıldı.

YENİ Parti’ye karşı geliştirilecek söylemi de yine AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan belirleyecek. Zaten her türlü politikayı adımı girişimi konunun muhatabı olan bakanlar genel müdürler bürokrat ve milletvekilleri değil Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan atıyor, atmak zorunda kalıyor.

AK Parti içerisindeki bu işlevsizlik de siyaset bilimcilerinin araştırması gereken bir vakıa haline geldi. AK Parti’de ki bu işlevsizlik sadece partiyi değil ülkeyi de bağlıyor. Görev alanların koltuktan güç almak yerine koltuğa güç veren, inisiyatif alan, dinamik bir yapıda olması Türkiye içinde önemli. Yaklaşık yedi sekiz yıl evvel Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın: “Yalnız olduğumun bilince olarak yürüyorum” sözünü bir kez daha hatırlatıyorum. O günden bugüne Ak Parti teşkilatlarının, bakanlarının, milletvekili ve bürokratlarının özgün bir hamlesini, inisiyatif alan bir duruşunu görmedik. Biliyoruz ki ekonomik kriz had safhada, dış konjonktür ise hiç olmadığı kadar tehlikeli ve Erdoğan tüm o kadro güruhunun ortasında yolunda yalnız yürüdüğünün bilinciyle hareket ediyor.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.