Hava Durumu

1050 Konutlarda son durum ne? “Korkudan uyuyamıyoruz”

Yazının Giriş Tarihi: 01.03.2023 06:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.03.2023 12:36

Kader mi ihmal mi?

Binlerce insanın ya selde, ya yangında, ya salgın hastalıkta, ya da depremde hayatını kaybettiği ülkemizde herkes kelle koltukta yaşamaya başladı. Özellikle bu son yaşanan depremlerden sonra genel olarak ümitsizlik had safhada, hayat enerjisi diplerde…

Malum Bursa fay hattı üzerinde yer alan bir şehir…

Birçok bölgesi kentsel dönüşüme girip evleri yenilenmişken, yıllardır “Evlerimiz mezarımız olmasın” diye haykıran, fakat sesleri bir türlü duyulmayan bir semt var: Akpınar Mahallesi (1050 Konutlar)

1980’lerde 2 bin 290 daire olarak inşa edilen fakat artık ömrünü tamamlayan, birçok evin duvarlarında derin yarıklar oluşan bu konutlar adeta “ölüyorum” diye bağırıyor. 

Benim de ikamet ettiğim bu konutlarda, tüm hak sahipleri olarak şunu soruyoruz:

Sesimiz ne zaman duyulacak?

Bu konutlarda yaşayan herkes özellikle doğuda yaşanan büyük depremin ardından geceleri uyuyamaz hale geldi. “Biz de onlar gibi göçük altında can vereceğiz” diye kâbuslar görmeye başladı. Beton yığınları altında ölmeyi beklemek! Yıl 2023… Mümkün olduğu halde yıllardır buranın kentsel dönüşüme girememiş olması, insan canının ne kadar ucuz olduğunun göstergesinden başka bir şey değil.

Peki, bu semt bir depremle yerle bir olursa ve bölgede yaşayanlar enkaz altında hayatını kaybederse bunun adı kader mi olacak?

***

Bu bölgedeki kentsel dönüşüm sürecine biraz değinmek gerekir elbette…

Bölge, 2012 yılında Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı ilan edilmiş olmasına rağmen 2013 yılında Büyükşehir tarafından hazırlanan dönüşüm projesi bölge halkı tarafından kabul görmemişti. 2020’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın zemin+5 kat olarak tasarladığı ve o zaman için hak sahiplerine 130 bin TL borçlanma ile kira yardımlarını içeren teklif de bölge sakinleri tarafından kabul edilmemişti. Yakın bir zaman önce olası depremde yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan binalarda dönüşümün sağlanması adına Büyükşehir belediyesi devreye girerek tüm blokların kendi parselinde dönüşebileceği, zemin+7 kat olacak şekilde plan değişikliğine gidildi. Bu yeni imar hakkı ile de mülk sahiplerine bir müteahhitle anlaşma imkânı verildi… 

***

Son gelişmelerin ardından Akpınar Mahallesi Kentsel Dönüşüm Sosyal Dayanışma Derneği’nin yeni başkanı Faruk Tosun ve yönetim kurulu üyelerine dönüşüm projesi sürecini ve gelinen son noktayı sordum.

2020 yılında Bakanlığın sunduğu projenin çok güzel olduğunu fakat neden hayata geçirilemediğini şöyle anlattılar:

“Hak sahiplerinden 90.000-135.000 TL arasında değişen bedeller istendi. Biz o projeye çok iyi baktık ama işin içine para girince kimse yaklaşmadı. Aslında proje de halka iyi anlatılamadı. Arazilerin yüzde 80’i bize geçecekti. Öyle bir ayrıcalık vardı orda. Bizim alanımız 1000 m2 ise 2000 m2 olacaktı.”

Bakanlığın projesine göre, mahallenin tamamının dönüşümünün planlandığını, o proje uygulanamayınca Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yeni bir imar planı çıkardığını hatırlatan Başkan Tosun, “Yeni proje ada bazında dönüşüm… Aslında buna parsel bazında demek daha doğru olur. Binalar zemin+7 kat olacak. Müteahhitle anlaşabilen ada dönüşüm yapabilecek” diyerek bu projenin çok da sağlıklı bir proje olmadığına vurgu yaptı.

Başkan Tosun ve derneğin yönetim kurulu üyeleri yeni projede önlerine şimdi de otopark sorununun çıktığını ve sürecin nasıl tıkandığını şöyle aktardı:

“Belediye bizim için yeni bir imar planı çıkardı ama çok net, elle tutulur bir plan değil.  Kendi yerinde dönüşüm, ada bazında projeye dönüştü. Bu proje bazı sorunları da beraberinde getirdi. Belediye, hak sahiplerinden para istenmesin diye binaların dört tarafa çıkma veriyor. Bu şekilde binalar taban alanından küçültülüp, yukarıya doğru genişliyor. Bu defa da binalar birbirine fazla yaklaşıyor. Çıkma şeklinde yapılan binaların güvenirliği de tartışılmaya başlandı. Aslında belediye bize çıkma plan vereceğine kat yüksekliği verse statik açıdan daha düzgün olacak binalar.

Yeşil alanlar belediyeye geçtiğinde harmanlama yapalım dedik. Olmaz, parseller birbirine karışmayacak dediler. Her binanın olduğu yerin parseli farklı çünkü. Belediye bize, ‘Parselin büyüklüğü önemli değil, her apartman şu kadar metrekare üzerine inşa edilebilir’ dese, büyük bir sorunu çözmüş olacağız aslında.

Asıl sorunumuz otopark meselesi. Yetmeyen otoparklardan dolayı müteahhitler çekildi ve süreç sekteye uğradı. Biz şu anda onlardan çözüm bekliyoruz. Otopark sorununu çözmeden gelmek istemiyorlar.

Bizim binalarda zemin katlara bahçe katı yaptığınız zaman site bazında etrafını çeviremediğiniz için açıkta kalacak. Bahçe katına uygun değil. Yeşil alanların tamamı da bakanlığa ait. 2429 m2. 110 bin m2 si bizim geri kalanın tamamı maliye arazisi. Müteahhitler bu yüzden sürüncemede kalıyor.  Yavaş davranıyorlar.

Bu proje, yüzde 45’i vatandaşa, yüzde 55’i yükleniciye kalacak şekilde planlandı. ‘Hesaplamasını yaptık, bu plan müteahhidi kurtarıyor’ dediler.  Ama dublekslere dahi izin verilmesine rağmen yapmamak için direniyor, bizi kurtarmıyor diyorlar. Belediye bu planda ‘2 daireye bir tane otopark verdik ki bu sorun çözülsün’ dediler. Müteahhit 1000 m2’lik alanın altını oyduğu zaman istediği kadar otopark yapamıyor. Kolon kirişlerden dolayı imkân kalmıyor. Aşağı doğru üç dört kat inmesi lazım. Bu da onların karını sekteye uğratıyor.

Bakanlığın projesinde böyle bir sorun yaşamayacaktık. Bakanlık herkese bir tane otopark yapacaktı. O projede mahallede kalabalıklaşma da olmayacaktı. 2290 dairede 300 daire artışı vardı. TOKİ kendisi yapacaktı projeyi. Binalar 6 kat olacak ve daha derli toplu bir dönüşüm, daha güzel bir yaşam alanı olacaktı.”

***

Dernek yöneticileri, hak sahiplerinin müteahhitlerle karşı karşıya bırakılmasından yakınıyor: “Belediye ve müteahhitin masaya oturup, gerekirse karşılıklı tavizler vererek, bu meseleyi acilen çözmesi gerekiyor. Sayın Başkanımız Alinur Aktaş’ın afet bölgesinden dönmesini bekliyoruz. Kendisiyle hem bu imar planının yarattığı sıkıntıları hem de bölgenin tamamının dönüşmesini sağlayan B planımızı görüşeceğiz.”

Özet olarak, gelinen son noktada, süreci sekteye uğratan faktörün “kar meselesi” olduğunu söylüyor Başkan Tosun…

“Müteahhitler elbette ticari düşünecek ama bunu daha makul seviyede tutsalar aslında bu sorunlar çözülür. Sürekli maliyetlerin artmasını öne sürüyorlar. Şu plandan bile kar etmemesinin imkânı yok. Olay ne? Karın miktarı! Onların karı düşmesin diye vatandaş çaresizlik içinde bekliyor. Bölge halkının çoğu parasal olarak elini taşın altına koyamaz. O imkân çoğunda yok. Biz artık gerçekten tıkandık. Belki bir adım daha ileri gidemeyeceğiz. Önerilerimiz belediye tarafından onaylanırsa dönüşümün önü açılmış olacak. ”

***

Yönetim kuruluyla yaptığım görüşmede, Ataevler’deki kentsel dönüşümün hak sahipleri tarafından sürekli örnek gösterilmesini de hatırlattım.

Hatırlanacağı üzere orada vatandaşlardan para istenmesinin aksine üstüne para ödenmişti.

“Ataevler aslında burayla kıyaslanmamalı. Çünkü site şeklinde olan yerlerde dönüşüm yapıldı. Sitenin içindeki boş alanlar da siteye aitti. Bizim o kadar büyük bir alanımız yok. 0.50 emsal artışları da vardı orada. Mesela Umutkent’te evlerden fazla boş arazi vardı. O boş araziye 2 apartman yapıldığı zaman zaten kurtarıyor.”

Bir diğer sıkıntının da vatandaşlar tarafından çıkarıldığı belirtildi. Duyduğumda o kadar trajikomik geldi ki açıkçası gülmekten kendimi alamadım.

“Öyle istekler geliyor ki şaşırırsınız. Evimin üstüne para isterim diyen de var. Bir daire bir dükkân, üstüne evimin eşyasını da isterim diyen de var. 2 kapaklı buzdolabı isterim diyeni bile duyduk.”

Sözün özü, 1050 Konutlar ya en kısa zamanda dönüşecek ya da olası büyük bir depremde yerle bir olacak!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.