Hava Durumu

Bakamayacağınız hayvanı almayın

Yazının Giriş Tarihi: 29.03.2023 06:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.03.2023 15:30

11 ili yerle bir eden, on binlerce insanı hayattan koparan Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra, fay hattı üzerindeki şehirlerde yaşayanları büyük bir korku sardı. Vatandaşlar “Sıra bize ne zaman gelecek?” kâbusuyla uykuya dalıyor her gece. İmkânı olanlar daha sağlam binalara ya da yayla/bağ evlerine taşınırken, müstakil evlere olan talep de bir hayli artmış durumda.

Peki, imkânı olmayanlar ne yapacak? Hiçbir şey. Çaresizce beklemekten başka hiçbir şey… Hızlıca kaçsam mı yoksa evin güvenilir bir yerine mi sığınsam diye hesaplar yapıyor. 10-15 saniyede adeta bir can savaşı verecek. Uzmanlar, “Kesinlikle kaçmaya çalışmayın, güvenilir bir yere konuşlanın” dese de, birçok kişi, “Kaç gün enkaz altında kalırım, sakat mı çıkarım yoksa sağ mı?” hesabını yapmaya çalışmaktan bütün enerjisini, hayat sevincini kaybetmiş durumda.

Konuyu bağlayacağım nokta ise muhabbet kuşları

Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra sıklıkla gündeme geliyor.

Depremi önceden hissettiği ve çeşitli tepkiler vererek insanları uyardığı düşünülen muhabbet kuşlarına ilginin yoğun bir şekilde arttığı haberlere yansıyor. İddiaya göre, kuşlar deprem olmadan önce telaşla kanat çırpıyor ve yüksek sesle ötmeye başlıyor. Yine aynı iddiaya göre kedi ve köpekler de, deprem olmadan saniyeler ya da dakikalar önce garip davranışlar da bulunarak sahibine haber vermeye çalışıyor.

Burada ortaya çıkan üzücü bir durum var ki oda, hayvan sevmeyenler de sırf deprem anında uyaracak diye hayvan alımına yönelecek. Bu kişilerin, hayvanların bakımına ne kadar özen göstereceğini siz düşünün.

Çoğu kişi aldıkları kuşu sürekli kafeste tutacak.

Deprem gündemi haricinde de hayvan bakımı sürekli var olan bir sorun zaten.

Köpeği alıp bahçesine zincirleyen, kuşu alıp kafese mahkûm eden canlılarız ne yazık ki. Bencilce istek ve duygularımız, ağzı dili olmayan bu canlıları, canımız istediği gibi yönetme hakkını kendimizde bulabiliyoruz.

Üretim endüstrisi adı altında santimetrelik alanlara kapatılan ve hiçbir şekilde hareket edemeyen tavuk, kaz gibi hayvanlar da bu sistemin kurbanı.

Sırf zevk olsun diye avcılığa soyunanlardan da tiksindiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.

İnsanlar eğlensin diye doğal alanlarından koparılarak aklın almayacağı şekilde işkenceye maruz bırakılarak eğitilen sirk hayvanları ile havuzlara kapatılan balinalar da bencil, acımasız insanların elinde yok olmakta…

Kozmetik ve sağlık sektörlerinde denek olarak kullanılan hayvanlara yapılan eziyete girmek bile istemiyorum.

Bu dünyanın sadece bize ait olmadığını, ekosistemin tüm canlılarla sürdürülebilir olduğunu anladığımız ve bencil kişisel zevklerimizden arındığımızda daha yaşanabilir, daha insana yakışır bir hayata kucak açmış oluruz.

Emin olun çok zor değil…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.