Hafta sonu ‘Filmmor’ zamanı

Serap ÖZTÜRK 08 Nisan 2017 Cumartesi, 06:11

Kadınların sinemaya katılımını sağlamak ve kendilerini daha ifade edebilmelerine katkıda bulunabilmek için 2001 yılında kurulan Filmmor, 15 yıldır şehir şehir geziyor.

Filmmor Kadın Filmleri Festivali, bu sene ilk kez Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği ortaklığında ve Aykırı Sinema Derneği ile Nilüfer Belediyesi desteği ile Bursa'ya geliyor.

8-9 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek festival kapsamında Konak Kültürevi ve Nilüfer Dernekler Yerleşkesi'nde ücretsiz olarak gösterime girecek olan filmler, kadın sorunlarına dikkat çekmesi açısından önem taşıyor.

Gösterilecek filmleri biraz tanıyalım...

-ZEYTİN AĞACI-

İspanya yapımı filmin Yönetmeni Icíar Bollaín, senaryosu Paul Laverty'e ait...

2000 yıllık bir zeytin ağacı ve yaşlı bir adamın ağaca olan tutkusu...

İspanya'nın doğusundaki bir köyde geçen olayda, Yaşlı Ramón'un oğlu, babasının tutku ile bağlı olduğu zeytin ağacını kökünden sökerek satar. Aradan 12 sene geçmesine rağmen Ramón, bu ağaçla bağlarını koparamaz; her gün ağacın olduğu yere gider.

Dedesinin bu durumuna çok üzülen Alma, ağacı aramaya başlar. Alma, ağacın Alman bir enerji şirketi tarafından alındığını öğrenince olayın peşine düşer.

-BAŞKASININ EVİ-

İşgal edilen topraklar üzerinden giden film, 1990'larda ücra bir Gürcü köyünde geçiyor... Filmin Yönetmeni Rusudan Glurjidze. Senaryosu ise David Chubinishvili ile Rusudan Glurjidze'ye ait.

İç savaşta galip gelen aileler bu köye yerleştirilir. Eski sahiplerinin izlerini taşıyan bu evde artık yeni bir yaşam kurmak çok zor olacaktır.

Film, Amerikan Sinematograflar Topluluğu (ASC) ödülü, Kristal Küre, Sputnik Uluslararası Basın Akademisi Onur Ödülü, Grand Prix Festivali ve Avrasya Film Festivali'nde ödüllere layık görüldü.

-TAM GÖZLERİMİ AÇARKEN-

Tunus'ta devrim öncesi anne-kızın ilişkilerine değinen filmin senaryosu ve yönetmenliği Leyla Bouzid'e ait.

Hikaye, 2010 yılında Tunus'taki Yasemin Devrimi'nden kısa bir süre önceki dönemde geçer. 18 yaşındaki Farah adlı genç kız, yeni mezun olmuştur ve politik bir rock grubunda vokalistlik yapar. Müziğe olan tutkusu ile aşkı ve hayatı doya doya yaşamak isteyen genç kız, kentteki tehlikelerden dolayı endişe içinde olan annesinin uyarılarını dikkate almamaktadır.

Devrimden önceki gençlerin ruh halini gözler önüne seren film, 2015 Namur En İyi İlk Film, 2015 Dubai En İyi Film ödülüne layık görüldü.

-ÇOK UZAK FAZLA YAKIN-

İkinci Bahar, Kara Melek, Yeditepe İstanbul, Hırsız Polis ve Gönül İşleri gibi birçok diziye imza atan Türkan Derya'nın ilk uzun metrajlı filmi. Filmin başrollerini ise Burcu Biricik ve Özgün Çoban paylaşıyor.

Güzel Sanatlar Fakültesi'nde tanışan Aslı ile Cem'in yaşadığı derin aşk, Cem'in fakültede heykel yapıp satmasının ortaya çıkması ve bundan dolayı okuldan atılmasıyla boyut değiştirmeye başlar. Cem başka bir şehre ve okula gider. Artık ne tekrar başlayabilir ne de bitirebilirler...

-BEN HALKIM-

Mısır-Kahire'de yaşanan rejim karşıtı gösterileri ve gerginlikleri Nil vadisindeki Farraj adlı çiftçinin gözünden anlatan belgeselin senaryosu ve yönetmenliği Anna Roussillon'a ait.

Köylüler, Kahire'nin Tahrir Meydanı'ndaki ayaklanmaları televizyondan izler. Belgesel, Mübarek'in devrilmesinden Mohamed Morsi'nin seçilmesine kadarki süreçte, Güney'deki köylülerin Tahrir Meydanı'na uzaklıklarını, umutlarını ve hayal kırıklıklarını anlatıyor. Ve hayatlarında ne kadar az şeyin değiştiğini...

-TEREDDÜT-

Bir psikiyatrist ile çocuk yaşta evlendirilen kızın hayatının ortak yanlarına değinen filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Yeşim Ustaoğlu üstleniyor.

Şiddetin sınıf farkı gözetmediği mesajını içeren filmin başrollerini Funda Eryiğit, Ecem Uzun, Mehmet Kurtuluş ve Okan Yalabık paylaşıyor.

Kusursuz gidiyor gibi görünen evlilik nerde darmadağın olur? Ya da çocukluğu elinden alınan bir kız bu travmayı atlatabilir mi?

-FEMİNİST DEĞİLİM AMA-

Yönetmenliğini Florence Tissot ve Sylvie Tissot'un üstlendiği Belgesel, yetmişli yıllarda, Fransa'da feminist hareketin, Mouvement de Libération des Femmes-MLF'nin kuramcı ve kurucularından Christine Delphy'nin portresi. Christine Delphy ile birlikte feminizmin ve feminist mücadelenin geçmişi ve bugününe derinlikli bir bakış...

-MASUM KÜSTAH FETTAN-

Melek Özman'ın yönetmenliğindeki film, Türk sinemasında kadınların anlatılış biçimlerini ele alıyor.

Kadınlar neden erkek yönetmenlerin çektiği filmlerde Masum, Küstah, Fettan... Neden  "iyi" ya da "kötü"ler? İyilikleri ya da kötülükleri ne kadar sahici? Neden her durumda sözleri dinlenmiyor, onlara inanılmıyor, affedilmiyor ya da cezalandırılıyorlar? 

Not: Film gösteriminin ardından Yönetmen Melek Özcan ile söyleşi gerçekleştirilecektir.