Sesimi duyan var mı?

Serap ÖZTÜRK 11 Kasım 2020 Çarşamba, 06:00

"Dipten bir uğultu koptu

Bir çığlık yükseldi topraktan

Saniyelere sığdı on binlerce ölüm

Sonra çığlıklar ağıtlara, ağıtlar çığlıklara karıştı

Ben buradayım, sesimi duyan var mı?"

30 Ekim günü, enkaz altında kalan yüzlerce kişinin sesi, kocaman bir çığlık oldu: Sesimi duyan var mı?

Aslında bu soru, öteden beri, birilerinin cebi daha fazla dolsun diye yoksullukla savaşan emekçilerin sorusu oldu. Tedavi olamadığı için ölenler, evine ekmek götüremediği için intihar edenler, katledilen kadınlar, ahlâksız müteahhitler nedeniyle beton altında can verenler!..

Prof. Dr. Ahmet Ercan'ın da dediği gibi:

Depremde ölen bir tane zengin gösteremezsiniz?!..

Fakat biz her zaman olduğu gibi o insanların neden göçükte kaldığını sorgulamak ve sorumluları harekete geçirmek yerine (çünkü bu alenen bir cinayettir), olayı romantize ettik, küçücük bedenleri bu acının içinde magazin malzemesi haline getirdik!

Sosyal medyada denk geldiğim bu paylaşım olayı özetler nitelikte:

"Yıkıma, yitime magazin haberciliğiyle yaklaşıldıkça, kameranın farkında olanların tepkileri teatral dönüşüm geçirip doğallığını kaybediyor. Siyasiler bir yana, kurtarma ekiplerinin bile görünür olma telaşı açıkça görünüyor! Gösteri toplumunda, toplumsal gösterilere şahitlik ediyoruz!.."

Kâr hırsına kurban giden İzmir'in alt gelirli halkı, bu cinayet zincirinde elbette son halka olmayacak.

Halk artık bu adaletsizliği canıyla ödemek istemiyor. İşte bu ses uzun zamandır Bursa'nın Akpınar Mahallesi'nden yükseliyor: Sesimizi duyan var mı?!..

35 yıl önce yapılan ve yaklaşık 10 bin kişinin oturduğu Akpınar Mahallesi halkı (1050 Konutlar) yıllardır 'sadece yaşayabilmek için!' yetkililere seslerini duyurmaya çalışıyor. 

Kolonları ve duvarları çatlamış evlerde her an deprem korkusuyla yaşayan halk, mahallelerinin bir an önce kentsel dönüşümle yenilenmesini istiyor. Yatlar, katlar değil; sadece yaşamak! Çünkü biliyorlar ki Bursa'da olacak orta ölçekli bir depremde bile o binalar başlarına yıkılacak!..

Akpınar Mahallesi Kentsel Dönüşüm Sosyal Dayanışma Derneği Başkanı Mutlu Altın, yıllardır bunun mücadelesini veriyor, yorulmadan yılmadan çalışıyor. Kentsel dönüşüm süreciyle ilgili kamuoyunu sık sık bilgilendiriyor ve durumun vahametini, aciliyetini duyurmaya çalışıyor.

Altın'ın "İzmir depremi Bursa'da yaşanmış olsaydı, burası tuzla buzla olacaktı" sözü bile bir adım atılması için yeterli olmadı!

Geçen günlerde basın açıklaması yapan Başkan Altın, kentsel dönüşüm çalışmalarının Recep Altepe döneminde başladığını fakat sonraki süreçlerde tıkandığını ifade ederek, Büyükşehir Belediyesi'nin arşivlerinde bazı binalardan alınan karot testlerinin sonuçlarının yer aldığını ve beton sınıflarının C-8 ile C-16 arasında olduğunu belirterek şunun altını çizdi:

"Günümüz inşaat yönetmeliğine göre, minimum C-25 sınıfı beton kullanıldığını düşünürsek; bizim binalarımızdaki betonlar kum özelliğinde!"

Son süreçte mahalle temsilcileriyle masaya oturan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, dönüşüm için ev sahiplerinin 120-150 bin TL arasında bir katkı payı ödemesini teklif etti.

Mantık çerçevesinde düşündüğümüzde halk bu parayı verebilecek durumda olsa orada zaten oturmaz! Evinin parasının üzerine 150 bin daha koyar daha sağlam bir evde oturur!.. Yani ortaya konulan teklif, aklın alabileceği türden değil?!..

Mahallenin yeni projesi hâlâ kabul görmedi.

Üstelik proje, Başkan Aktaş'ın iddia ettiği gibi kâr üzerine inşa edilmedi.  2290 hak sahibi 2296'ya çıkacak, yeşil alanlar korunacak, istenilen katkı payına karşılık ön parsellerdeki bloklardan yaklaşık 33 dönüm feragat edilecek, vatandaşlardan tek kuruş talep edilmeyecek.

Sizce bunu neresi uzlaşmadan uzak?!..

Temmuz ayından beri bakanlıktan proje beklediklerini fakat hâlâ bir yanıt gelmediğini belirten Başkan Altın, "Mudanya yoluna cephe bir aksta minimum metrekare maliyeti 10 milyon olan bir arazide, biz devletin kasasına 340 milyonu hibe ediyoruz. Neden kabul görmüyor? Temmuz ayından beri projeyle gelmelerini bekliyoruz" diyor.

Yani demek istiyor ki biz bekleriz ama deprem beklemez! Bütün binalar yıkılıp ortalık kıyamete dönünce de artık yapılan ya da havada kalan projeleri o insanlarla birlikte mezara gömersiniz!..

İYİ Parti Bursa İl Başkanı Selçuk Türkoğlu da Akpınarlılara destek veren bir diğer isim oldu. Mahallede risk nedeniyle boşaltılan binanın önünde açıklama yaparak, bir an önce dönüşüm noktasında düğmeye basılması gerektiği çağrısında bulundu.

Bölgenin rant ile anıldığını ve hukuksuzluğa imza atıldığının altını çizen Türkoğlu can alıcı şu soruyu sordu:

"Hak sahiplerinden tek kuruş almadan yapılabilmesi için gelir getirici parseller oluşturarak, hayata geçirilecek projenin kendi kendini finanse edebileceğinin neresi yanlış? 150 bin TL isteyerek bu projeyi dayatmaktaki gerçek amacınız nedir?"

Basın toplantısına katılan mahalle halkı da isyanını dile getirdi: Ölmek istemiyoruz!

Biz de buradan soruyoruz; neden bu insanlar göz göre göre ölümle baş başa bırakılıyor? Neyin amacı güdülüyor?!..