Siz nasıl seviyorsunuz?

Serap ÖZTÜRK 10 Şubat 2020 Pazartesi, 06:00

Sevmek eylemini, sanata benzetir Erich Fromm. Öylesine, gelişigüzel bir eylem olmadığını, bir enstrüman çalmak gibi özel bir ilgi ve uğraş gerektirdiğini vurgular.

Bireylerin sevmekten çok sevilme sorunu içinde kaybolduğunu, bu nedenle de günümüz koşullarının arz-talep çıkarı doğrultusunda kendini beğendirmeye çalıştığını söyler.

Erkekler maddi olarak güç kazanıp, titrini yükseltmek için çabalarken, kadınlar da estetik merkezlerinde ve kozmetik ürünlerinin dünyasında yoğun bir çaba harcar.

Bu kriterleri yukarılara taşıyabilen kişiler, hemcinslerini bu yarışta arkada bırakmayı başarabilir.

Sorunun 'nasıl beğeniliriz/nasıl seviliriz' olduğunu anlatan Fromm, sevme yetisinin üzerine yoğunlaşılmadığı müddetçe, gerçek mutluluğa da ulaşılamayacağını söyler.

Özellikle son yıllarda kullan-at tarzı tüketim modelinin ve her şeyin bir an önce hazır olup önümüze gelmesi gibi bir düşünsel/eylemsel kirliliğin içinde olduğumuzu düşündüğümüzde, ikili ilişkilerde de elbette sakat sonuçlar ortaya çıkıyor.

Birkaç aylık/haftalık aşklar, günübirlik ilişkiler, psikolojik sorunlar, intiharlar, vs.

Herkes mutluluğun peşindedir oysa. 'Nasıl doğru insanı bulurum'dan önce 'Nasıl doğru bir insan olabilirim, nasıl daha güzel sevmeyi başarabilirim'in peşine düşmedik maalesef! Birçoğumuz sevmenin de sevilmenin de hakkını veremedik.

Ya cahilliğimize yenik düştük, ya tecrübesizliğimize, ya kötülüğümüze ya da korkaklığımıza!..

xxxx

"Seni seviyorum" gibi kalıplaşmış cümlelere sığdırılamayacak kadar özeldir sevgi; incedir, narindir!

Bir çiçeği alıp camın önüne koymaya benzemez; su ister, vitamin ister, ışık ister!..

İşte o zaman, bakın nasıl da patlar o tomurcuklar, kabına sığmaz.

İçinizdeki iyiliği ve güzelliği ortaya çıkartır derinden yaşanan sevgiler.

"Sen gerçekten güzel bir insansın"dır sevginin en güzel dile geliş şekli... Binlerce "seni seviyorum" sözcüğüne eş değerdir.

Üzdüğünde göğsüne bastırıp gözyaşlarınızı sarıp sarmalamasıdır mesela. Dosttur aynı zamanda, yol arkadaşıdır, yarendir. Başınıza bir şey geldi mi koşar adım gelir size, siz "gel" demeden.

Sevmek sanattır. Dokunmaktır gönlün teline, türküler yakmak, şiirler sıralamak, beyninde her anın resmini karalamaktır.

En önemlisi de her şeyin kıymetini zamanında bilmektir. Avuçlarımızdan uçup gitmeden, başını okşayabilmek ve yüreğine yerleştirebilmekten korkmamaktır asıl meziyet.

Sevmek engin bir denizdir, fırtınalara rağmen vazgeçmeden...

xxx

14 Şubat'a sığdırmayın sevginizi...

Yanınızda olduğu her anın kıymetini bilerek, incitmeden, kırmadan dökmeden sevin...

"Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da

Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,

Bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte

Yani yürekte..." (Nazım Hikmet)