Tarikattan özgürlüğe uzanan yol: Unorthodox

Serap ÖZTÜRK 22 Haziran 2020 Pazartesi, 06:00

Gerçek bir hayat hikâyesi izlemek istiyorsanız, 4 bölümlük Netflix dizisi Unorthodox'u kaçırmayın derim.

Yapım, Yahudiliğe mensup aşırı köktendinci Hasidî tarikatını; bu yapının içindeki kadın ve kızının kurtuluş hikâyesini anlatıyor.

Tek oturuşta izleyeceğiniz bu mini dizi, Deborah Feldman'ın, 2012'de yayınladığı ve kendi hikâyesini anlattığı Unorthodox: The Scandalous Rejection of My Hasidic Roots adlı kitabından uyarlama.

19 yaşında karnında bebeğiyle Almanya'ya kaçarak kendine yepyeni bir hayat kuran Feldman'ın yolculuğu...

Unorthodox, "Ortadoks olmayan" anlamına geliyor. Feldman'ı ise nefesimi tutarak izlediğim, 24 yaşındaki İsrailli oyuncu Shira Haas, 'Esty' rolüyle canlandırıyor. Bu rol için başka bir ismin tercih edilmesi sanırım dizi için büyük bir kayıp olurdu.

xxxxx

Esther'in annesi, o küçükken cemaatten kaçarak Berlin'e gitmiştir. Bu nedenle annesine adeta düşman olan Esther, babaannesinin yanında oldukça sert dini gelenek ve göreneklerle yetişir.

Yaşıtları gibi görücü usulü evlilik yapar. Evlendiği gün saçları kazınır ve diğerleri gibi siyah peruk takmaya başlar.

Kadının evlilikte sadece doğurganlığı ölçüsünde değer gördüğünü, cinsel hayatında dahi bir nesneden farkı olmadığını bu süreçte daha iyi anlar!

Kocası Yanky'e (Amit Rahav) kadınlık vazifesini (!) yerine getiremediği gerekçesiyle aileden soyutlanır.

Piyano çalmanın dahi günah sayıldığı bu toplulukta bir süre dirense de evlilik görevini yerine getirebilmek için yollar arar. "Eşin için bundan sonra bir şeyler yapacak mısın?" sorusunu gözyaşlarıyla cevaplar: "Piyano derslerini bırakabilirim..."

Medeniyetin göbeği diye addedilen Amerika'da kendilerini saklamayı başaran bu topluluk, Yahudi soykırımının travması ile sıkı ve katı kurallarla yaşar, taviz vermemek adına büyük uğraş verir.

Bu sıkışmışlığın içinde gitgide kendini ve toplumunu daha çok sorgulamaya başlayan Esther için artık çıkış vaktidir...

Yahudilerin kutsal günü olan sebt günü herkes hazırlık yaparken o piyano öğretmeninin de desteği ile Berlin'e ayak basar. Burada bambaşka bir dünyayla tanışır. Ait olduğu topluluğun yaşam biçimini hiçbir zaman içselleştirmediğinin daha iyi farkına varır. Peruğunu atar, kıyafetlerini değiştirir ve çok sevdiği müzikle ilgili bir şeyler yapabilmek için büyük bir mücadele verir.

Tüm bunların yanında, aile meclisi kararıyla Esther'in peşine düşen Yanky ve kuzeninin Berlin seyahatinde geleneklerini uygulama konusunda ne kadar samimi olup olmadıklarını görme imkânı buluyoruz.

Yanky, Esther'i bulur fakat bu karşılaşma ikisi için de bir kırılma noktası olacaktır...