Yeşim Ustaoğlu ile kadın sorunsalı…

Serap ÖZTÜRK 08 Şubat 2017 Çarşamba, 06:17

Birçok başarılı çalışmaya imza atan Yeşim Ustaoğlu geçen günlerde Bursa'daydı.

Birbirinden kaliteli filmleri Bursalılar'la buluşturan 'Başka Sinema' kapsamında Konak Kültürevi'nde Ustaoğlu'nun son filmi 'Tereddüt' gösterildi. Ardından da Ustaoğlu ile söyleşi gerçekleştirildi.

Öncelikle biraz filme, daha sonrasında da söyleşiye değinelim...

Ecem Uzun, Funda Eryiğit, Mehmet Kurtuluş ve Serdar Keskin'in muhteşem bir oyunculuk sergilediğini söyleyebiliriz. Filmin arka planında yoğun bir çalışma olduğu hemen göze çarpıyor.

Taşraya tayini çıkan Psikiyatrist Şehnaz (Funda Eryiğit) ile 13 yaşında evlendirilen ve iki yıl sonra bir gün gözlerini hastanede açan Elmas'ın ( Ecem Uzun) hayatı bir gün kesişir.

Peki farklı hayatlara sahip iki kadının yollarını bir yerde birleştiren nedir?

Yeşim Ustaoğlu tam da buna yanıt veriyor...

Elmas, babası yaşında bir adamla çocuk yaşta zorla evlendirilir...

Her gece girdiği o yatakta çektiği eziyeti, "Allah'ım ne olur gelmesin..." diye ettiği dualarla bastırmaya çalışsa da her gece uykuya aynı acıyla dalar...

Şehnaz ise çok iyi gidiyor gibi görünen, fakat her daim kendine bile itiraf edemediği bir eksiklik, bir muallaklık içinde çırpınmaktadır...

Ve filmin sonunda (asıl vurucu sahne) artık bu evliliği sürdürmek istemediğini anlar.

Eşinden ayrılmak istediğinde gördüğü şiddet filmin bütününü anlatır bize.

Şehnaz bütün gece şiddet görür, yıkılmış gururuyla çekip gitmek istese de şiddet devam eder...

Kadın modern bir toplumda yetişse de iyi eğitim alsa da ekonomik gücü yerinde olsa da anlıyoruz ki, istediği zaman çekip gidemiyor ve kadın oluşunun acı gerçeği bir yerde tokat gibi çarpıyor yüzüne.

***

İki kadın...

Biri 13 yaşında okulundan, çocukluğundan, hayatının en güzel çağında koparılmış, "iyi kadın nasıl olunur" öğretileriyle büyümüş (Her gün düzenli olarak yaptığı ev işleri, eşine karşı yerine getirmesi gereken görevler !!!) küçük bir kız çocuğu...

Diğeri iyi eğitim görmüş, modern ve özgür(!) bir hayat yaşayan doktor...

****

İşte Ustaoğlu bu iki kadını (geleneksel ve modern) tek noktada birleştiriyor...

Kadına şiddetin kültür, eğitim, ekonomik farklılıklar gözetmediği, ataerkil zihniyetin her iki sınıfta da baş gösterdiğini anlatıyor Ustaoğlu...

Şehnaz, Elmas'ı tedavi ederken, onu dinlerken aynı zamanda kendini de sorgular, iç dünyasını, içinde olduğu ve kurt gibi kemiren mutsuzluğunu fark eder...

Elmas ise Şehnaz sayesinde içinde biriktirdiklerini haykırır yıllar sonra...

Konuşur, konuşur, konuşur... Acılarını, özlemlerini, kaybettiği çocukluğunu, hayatından yitip giden o güzelim yılları döker ortaya...

***

Söyleşiye değinecek olursak...

Film ne kadar sağlam ise Yeşim Ustaoğlu ile sohbet bir o kadar sıkıcıydı.

"Bir an önce anlatsam, şu söyleşi bitse de gitsem" der gibi bir havası vardı.

Daha önce de birçok söyleşiye katılmış biri olarak, inanılmaz sıkıldığımı, yönetmenden fazlasıyla negatif elektrik aldığımı söyleyebilirim.

Böyle başarılı filmlere imza atan yönetmenlerin izleyici ile de daha samimi bir ilişki kurabilmesi, halkın gönlüne de hitap edebilmesi gerektiğini düşünenlerdenim...

Ya da siz "Yönetmenin karakteri değil beni sadece filmleri ilgilendirir" diyenlerden misiniz?

Örneğin bir Yılmaz Güney sadece filmleriyle değil halkla bütünleşmiş yapısı olduğu için hala en sevilenler arasındadır. Çünkü halka kendisini benimsetebilmiştir.

Başka bir örnek olarak da Mavi Bisiklet filmini çeken Ümit ve Nursen Köreken çiftini gösterebilirim.

Öyle güzel bir filmin ardından bu ikiliden öyle güzel elektrik alıyorsunuz ki, daha sonraki filmlerini izlemek için sabırsızlıkla bekliyorsunuz... Öyle samimi ve içtenler çünkü...

Tereddüt'ü izlemediyseniz ilk fırsatta izlemenizi tavsiye ederim. Hatta-kadınlar için söylüyorum-eşinizi, kardeşinizi, babanızı yanınıza alarak girin. Filmin o atmosferini beraber soluyun...

Eminim o salondan çıktığınızda, kafanızda bambaşka pencerelerin açıldığını ve mutlaka bir ışık yandığını fark edeceksiniz...

Bol sinemalı günlere...