EĞİTİME UZAK KALDIK!..

Turgay AKBULUT 22 Mayıs 2020 Cuma, 04:00

Kıymetli okur; ülkemizin öteden beri en büyük sorunu eğitim... Çağın gerçekleriyle uyumlu, bilimsel, öğretici, aydınlık bir eğitim sistemine ne yazık ki kavuşmuş değiliz!

Siyasal ve ideolojik amaçların aygıtı haline getirilen eğitim kurumlarından çıkan milyonlarca gencin sonu İŞKUR kapısında kuyruğa girmekten öteye geçemiyor!..

'Ne iş olsa yaparım!' demek zorunda bırakılan üniversite mezunlarını bir kenara bırakın, bu eğitim sisteminden çıkıp da iyi bir meslek ve iş sahibi olanların dahi ülkemize bir katkı sunamadıkları ortada değil mi?

                                                                     ***

Türkiye'de verilen eğitimin amacı nedir onu da hâlâ anlayabilmiş değilim... Daha kolay iş bulmaları için ellerine birer diploma tutuşturulan gençler, kapı kapı gezmekten düşünmeye üretmeye fırsat bulamıyor.

Kim bilir belki de istenen budur!

En büyük şanssızlığımız Mustafa Kemal Atatürk'ün ardından bugüne gelene kadar ki devlet yöneticilerinin eğitim alanında bir vizyon ortaya koyamamaları oldu!..

Eğitim sistemlerinin varmak istediği bir nokta olur. Buna göre de bir yol haritası... Atatürk, bilim ve fende önce çağı yakalayacak ardından da geride bırakacak, bunları yaparken de Türk kültür,  medeniyet ve şuuruyla işlenmiş, vazife bilinci yüksek gençler yetiştirmeyi arzu ediyordu.

 Nitekim Atatürk dönemi eğitim uygulamaları da bu rota istikametinde ilerliyordu... Ancak Atatürk'ün vefatının ardından eğitim sistemimiz yabancılara teslim edildi. Yabancıların kılavuzluğunda başımıza gelenler ise ortada!

                                                                    ***

Deve misali 'neresi doğru ki?' dediğimiz eğitim sistemimiz bir de koronavirüs ile imtihan edildi. Okullar kapatıldı ve öğrenciler evlerine gönderildi. Bu süreci ise uzaktan eğitimle tamamladık...

Peki, bu uzaktan eğitim ne işe yaradı? Öğrencilere faydalı oldu mu?

Bu soruların cevabını Eğitim-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Özkan Rona verdi.

Eğitim-İş Sendikası güzel bir araştırmaya imza atmış. 'Uzaktan Eğitim Sürecinde Öğretmen ve Öğrencilerin Karşılaştıkları Güçlükler Araştırması' ile merak ettiğimiz bu sürece mercek tuttular...

Oldukça ayrıntılı, bilgilendirici ve güvenli bulduğum araştırma sonucunda ortaya çıkan veriler oldukça ilginç.

Bursa'nın 17 ilçesindeki kamu okullarında çalışan bin 426 öğretmenin katılımı ile 5 - 12 Mayıs 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırmayı bence Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk satır satır okumalı. Zira bir daha benzer bir uygulamayı hayata geçirmek zorunda kalınırsa, neyin yanlış ve eksik olduğunu görebilir.

                                                                     ***

Araştırmanın sonuç ve değerlendirme kısmında şu veriler paylaşılmış:

 Ülkemizde kovid-19 salgını nedeniyle örgün eğitime ara verildiği 23 Mart 2020 tarihinde "Uzaktan Eğitim" süreci başlatılmıştır. 

Uzaktan eğitim süreci, teknolojik olanaklarla izlenebilen bir süreç olması nedeniyle öğrencilerin büyük çoğunluğuna ulaşmamıştır.

EBA altyapısı nedeniyle bağlanma sorunları, uzaktan eğitimin öğrencilerin büyük çoğunluğuna ulaşmasına engel olmuştur.

Sürecin başlamasından önce MEB tarafından öğretmen ve öğrencilerin teknolojik olanaklarını tespit etmeye ve olanaksızlıkları gidermeye yönelik hiçbir çalışma yapılmamıştır.

  Türkiye'de her 100 öğrenciden 75'i EBA TV izlemenin dışındaki diğer eğitim süreçlerine düzenli olarak katılamamaktadır.

 Türkiye'de her 100 öğrenciden 19'unun evinde internet bağlantısı yok ya da yeterli data hakkı yoktur. 

Türkiye'de her 100 öğrenciden yalnızca 21'i canlı derslere düzenli katılabilmiştir.

 Ekonomik olanaksızlıklar öğrencilerin büyük çoğunluğunun uzaktan eğitim sürecinden uzak kalmalarına neden olmuş, eğitime ulaşmadaki fırsat eşitsizliği daha fazla derinleşmiştir.

 EBA sistemi üzerinden yapılan çalışmalardan öğretmene, okula, ilçeye ve ile puanlar verilmesi bürokratik bir yarışı doğurmuş, okulun, ilçenin, ilin puanını yükseltme kaygısı ile öğretmenle ulaşan hiyerarşik baskılar sonucunda puan toplama kaygıları eğitim kaygılarının önüne geçmiştir.  

                                                                                ***

Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona bu çalışması ile alkışı hak ediyor. STK'ların önemi bu tarz çalışmaları yapabildikleri sürece belirginleşiyor.

Sistemin aparatı olmak yerine, doğruyu ve yanlışı tarafsız bir şekilde değerlendirebilen, her alanda gelişmemize kaktı verecek STK'lara ihtiyacımız var.

Bu araştırmanın tarz ve dilini çok beğendim. Polemik yok, siyaset yok. Tertemiz...

Umarım yetkililer tartışma konusu yapmadan bu araştırmayı önlerine koyup incelerler. Zira ikinci ve üçüncü dalga salgının konuşulduğu bir dönemde, öğrenciler yeniden evlerine dönmek zorunda kalabilir!..