KÜLTÜR, TİCARET, PROJE!

Turgay AKBULUT 25 Mart 2021 Perşembe, 06:00

Kitapçılara ne sıklıkla gidiyorsunuz?

Ülkede basılan kitap sayısı, bu kitapların niteliği toplumsal seviye ve kültür üstünde belirleyici olduğu kadar; kültür mühendisliği için de en önemli enstrümanlardan biri yine kitaplardır.

Kitapçılara girdiğinizde fiziksel olarak gözünüze ilk çarpacak bölüme 'yeni çıkanlar' 'çok satanlar' adı altında bazı kitaplar konuluyor.

Bu kitapları neye göre seçiyorlar? Gerçekten çok mu satıyorlar?..

                                                                            ***

Öyle kitaplarla karşılaşıyoruz ki raflarda, eğer gerçekten Türkiye'de en çok bu kitaplar satılıyorsa vay halimize!

Bilgi yok, edebi değer yok, sanat yok, bilimsellik yok!..

Kim neden okuyor bu kitapları? Ya da bu yöntemle gençlere 'bunları okumalısınız' diye dayatma mı yapılıyor?

                                                                            ***

'Yeni çıkanlar' meselesine gelince...

Yeni çıkan 100 kitap arasından 10 tanesini seçip rafa koyuyorlar. Ünlü, daha önceki eserleri çok satmış yazarların kitaplarını yine çok satacağı beklentisi ile bu raflara almayı anlarım.

Ancak adı sanı duyulmamış yazarlar içinde seçim yaparken kriter ne? Sadece para mı?..

O eserin topluma ne katacağı, edebi yönü, bilimselliği gibi kriterler neden göz ardı ediliyor?

Bu kategoride öyle kitaplar var ki, tek bir sayfasını okumaya çalıştığınızda Türkçeyi unutma tehlikesi ile karşı karşıya kalıyorsunuz!..

                                                                         ***

Ülkemizin yetiştirdiği çok önemli isimlerin eserlerini bulmak ya da değeri tüm dünya tarafından kabul görmüş kitaplara ulaşmak için mutlaka bir çalışandan yardım istemek zorunda bırakılıyoruz...

Bu karşılık, bireysel gelişim ve toplumsal ilerleme noktasında bizlere bir katkısı olmadığı gibi zararı dokunması muhtemel kitapları gözümüze sokuyorsunuz.

Niyetiniz ne?..

                                                                         ***

Kitap okumakla birlikte, kitapçı gezmek de kültür işidir ve toplumsal gelişmişlikle ilgilidir.

Tek bir kitap almak için kimi zaman saatlerce kitapçıda vakit geçiriyoruz. Böylece farklı eserlere de göz atma, tanıma hatta birkaç sayfa da okuma fırsatı buluyoruz.

Keşke gençlerimiz, çocuklarımız kitapçılarda, kütüphanelerde daha fazla vakit geçirse.

Ancak kapitalist sistem ve paranın öncelik edinmesi bizi kitapçılardan da kopardı. Kitaplarımızı artık internet üstünden satın alıyoruz.

Firmaların, mağaza satış ve internet fiyatları arasında uçurum var. Elbette maliyet açısından internet satışı daha ucuz olacaktır. Ama siz internette 50 TL'ye sattığınız kitabı mağazada 80-90 TL'ye satarsanız kim neden kitapçıdan alışveriş yapsın ki?

Bu yöntem insanların ayağını kitapçılardan keserken, okuma alışkanlığını ve kültürünü de yok ediyor!

Dilerim şikâyet ve önerilerimize kulak asılır!..