Risk hesaplamaları ve siyaset

Vedat ASLAN 21 Şubat 2021 Pazar, 06:00

Mart ayından itibaren her il kendi bacağından asılacak. İlginç şeyler de yaşanacak. Şimdiden hazırlıklı olun!

Neden mi?

Hemen açalım...

Salgında il bazında kararlar verilirken vakalara göre dört risk grubu belirlenecek.

Yüz binde 10'un altında vaka görülen iller "düşük riskli"...

Yüz binde 11-35 arası vaka olan iller "orta riskli"...

Yüz binde 36-100 arası vakası bulunan iller "yüksek riskli"...

Yüz binde 100'ün üstünde vaka seyri görülen iller ise "çok yüksek riskli" olarak belirlenecek.

Her ile salgınla mücadele karnesi verilecek yani. Az riskli iller takdirname kazanmış öğrenci gibi ödüllendirilecek. Tedbirler gevşetilecek.

Çok riskli illerde oturanlar ise belki de hafta içi dahi evinde kalacak mecburen.

Aylarca sürebilecek. Sert tedbirlere maruz kalacaklar.

Komşu 2 il arasında dağlar kadar fark olabilir yani. Birinde kafeler ve restoranlar açıkken diğerinde sadece 'gel al' hizmeti verilebilecek.

Komşu illere mangal keyfine veya doğum günü kutlamaya gidebileceklerini düşünüyorum vatandaşlarımızın.

Buna bir engelleme gelecek mi acaba? Seyahat kısıtlaması olmadığına göre az riskli illere doğru yolculuklar başlayacak. Bu da büyük ihtimalle beraberinde çokça trafik kazası getirecek.

Bursa an itibarıyla orta riskli kategoride görünüyor ama yüksek riskli gruba da hiç uzak değiliz!

Ondalık sayılar söz konusu...

Bursa'nın ve benzer birçok ilin küçük farklarla risk kategorileri belirlenecek. Açıklanana göre...

Peki. nasıl adil olunabilecek?

Açıklanan puanlama sisteminin adil olduğunu söylemek maalesef mümkün değil!

Yüz binde 34.9 olanla 35.1 olan arasında risk kategorisi farkı söz konusu. Biri düşük riskli diğeri yüksek riskli olarak değerlendirilecek.

Haksızlık yok mu sizce de?

İki sayı arasında minik bir fark var ancak belki birindeki esnaf rahat nefes alırken diğerindeki esnaf karalar bağlayacak.

36.1 ile 99.9'u da aynı risk grubunda görmek ve değerlendirmek de haksızlık değil midir aslen?

Aynı şekilde 99.9 olunca çok yüksek yerine yüksek riskli olarak adlandırılacak il...

Hakikaten tuhaf bir vaziyet!

Adaletten uzak bir risk kategorisi belirleme olayı söz konusu.

36 ile 100 arasındaki her il aynı muameleyi görmemeli en azından. 36-66 ve 66-100 olarak alınabilir. Daha adil...

Sanıyorum bu noktada siyaset devreye girecek. 35.1 olan sayının 34.9 şeklinde açıklanması için Sağlık Bakanlığı'na ricalar edilecek.

Siyaseten güçlü olan iller ondalık basamakları kendi lehlerine düzeltirken, zayıf illerde hayat ondalıklar yüzünden değişecek.

"Filanca ille aramızda toplasan haftalık 30 vaka fark var. Orda tedbirler gevşek bizde sıkıyönetim devam. Adalet midir bu?" diyenleri duyacağız doğal olarak.

Mart başından itibaren bunları okuyacağız.

Fütürist özelliğe sahip olduğum için şimdiden yazdım gitti...

'Ben yazmıştım' diye yazacağım.

Mart ayını bekleyin...