Hava Durumu

Senin yangının benim yangınım

Yazının Giriş Tarihi: 06.08.2021 06:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.08.2021 06:13

Daha yangınları tamamen söndürmeden "Kim daha çok sorumlu" tartışmasına giriştik. Polemiklerin ardı arkası kesilmedi. Bayağı bir dağıldı memleket.

Öyle dağıldık ki aynı saatlerde resmi sosyal medya hesaplarından açıklama yapan devlet büyüklerimizin devam eden ve kontrol altına alınan yangın sayısı tutmuyor. Arada 3 yangın fark bulunuyor. Oysa tek bir kriz merkezinden açıklama yapılması ve medyanın doğru bilgiyle donatılması gerekmiyor muydu? Yanlış mı düşünüyorum?

3 yangın farkını dehşeti yaşayanlara ve söndürmeye çalışanlara sorun. "Tüm yangınları kontrol altına aldık... Artık ailemize dönme zamanı" diye sevinen söndürme ekibine "Sayı hatalıymış, 3 yangın daha var" dersek alacağımız tepki olumlu olabilir mi?

O yüzden yangınları iyi sayalım, aritmetik maddi hataya imza atmayalım lütfen...

Dedik ya fena dağıldık hepimiz. İktidar yapılan eleştirilerden de bunaldı haliyle. Belediyelerin de kendilerine bağlı bulunan yerleşim yerlerindeki yangınlardan sorumlu olduğunu hatırlattı.

Elbette öyle... Yerleşim bölgesinde yangın çıktığında büyükşehir itfaiye ekiplerini arıyoruz. İşleyiş böyle... Sorumluluk alanı kimdeyse...

Lakin mevzu bahis yangınlar önce ormanda çıktı sonra yerleşim yerlerine yayıldı. Tabii yangın yerleşim bölgesine gittiğinde orman bölge ekipleri "Artık bizim alanımızdan çıktı, hadi bana eyvallah" demiyor. E zaten mevcut günlerde birçok büyükşehir itfaiye ekibi de orman bölge söndürme ekiplerine yardım ediyor.

Büyükşehir ekipleri  "Yangın orman bölgesinde. Orman Bakanlığı sorumluluk alanında" zihniyetiyle sadece yerleşim yerlerinde beklemedi ki...

Hepsi iyi niyetle ormana daldı...

Orman bölge ekipleri de yerleşim yerlerine sirayet eden yangınlarla da cansiperane mücadelesine devam etti...

Yani Büyükşehir Belediyeleri ile Orman Bakanlığı arasında yangın anında bir çekişme veya ikilik yok... Herkesin tek derdi var; Yangınların kökünü kurutmak...

Lakin siyasetçiler "Sen sorumlusun ben az sorumluyum" polemiğine girişirlerse gergin ortam daha da gerilir... Önce yangınların önünü alalım, sonra "Yangın öncesi önlemler" konusunda kim işini iyi yapmadı ona bakacağız.

Alacağız kanunları önümüze... Kimin görevi neydi, neden eksik yaptı diye tespit edeceğiz... Bir daha böylesine büyük bir yangın fırtınasında ne yapacağımız konusunu iyice planlayacağız. Kimin nasıl hareket edeceğini ayrıntılarıyla belirleyeceğiz.

O günden sonra da "Senin yangının benim yangınım" tartışması yapılmayacak... Uçak ve helikopter mi yetersiz? Sorumlusu belli olacak... Arazöz mü eksik? Kimin ihmali olduğu belirlenecek...

Kimse kusura bakmasın ama memleketimiz orman kanunlarıyla idare edilmiyor. Hoş ormanlarımız orman kanunlarıyla idare ediliyor gerçi... Yani Orman Kanunu'nda her şey yazılı. Bölge zaten orman... Yangın da orman yangını... Medeni Kanun'a bakmayacağız elbette... Orman Kanunu'na bakacağız.. İçinde "Orman" kelimesi olan bakanlığa da gözlerimizi çevireceğiz... Ulaştırma Bakanlığı'nı eleştirmeyeceğiz...

Dediğim gibi şu badireyi tamamen atlattıktan sonra...

Parti vs ayrımı yapmadan mutlaka kapsamlı bir soruşturma olmalı...

Yapabilirsek tabii..

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.