Hava Durumu

Zorla gönüllülük olur

Yazının Giriş Tarihi: 21.08.2021 06:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.08.2021 06:01

Kurban Bayramı sonrası artışa geçen vakalar, aşısızlar ve Delta varyantı etkisiyle birlikte yükselmeye devam etti ve gözler doğal olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çevrildi...

Aşı olmayanlara yaptırım ya da kısıtlama gelecek miydi? Merakla bekleştik...

Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan "Aşıda gönüllülük esastır" diyerek aşısızlara dair yeni uygulamaları ahaliyle paylaştı:

Öğretmen ve okul personelleri haftada 2 defa PCR testi yaptıracak. Üniversite öğrencileri ve okul çalışanlarından test istenecek. Konser, tiyatro ve sinema gibi yerlere giriş için de test talep edilecek. Uçak ve şehirler arası otobüs yolculuğu için de PCR testi zorunlu olacak...

Zorunlu testler devlet hastanelerinde ücretsiz olarak yapılacak...

Vaziyet bu...

Aşıda gönüllülük esas ama alınan tedbirler de zoraki gönüllü olmaya teşvik ediyor. İnsanı aşıya yönlendiriyor.

Aşı olmazsanız haftada 2 kez birileri burnunuzun derinliklerine çubuk sokacak. Belki de 1 yıl sürecek. Buna can mı dayanır? Sürekli çubuklar burnunuza girsin. Kimin hoşuna gider? Hem de kuyrukta saatlerce bekledikten sonra... İşinden gücünden de kaldıktan sonra...

Tabii diyeceksiniz ki "İyi de kaytarmak isteyenin de canına minnet... Öğretmenler saatlerce kuyrukta bekleyip arazi olacak. Mesai saati biterken de testten anca gelecek. Oh ne güzel dünya..."

Ancak hepsinin ders vermesi gereken öğrencileri ve müfredatları da var. Boş geçen her ders için de muhtemelen maaşlarından düşüş yapılacaktır. Okul idarecileri "Hafta sonu test yaptırın" derlerse izin günlerinden de olabilirler.

Yani neresinden bakarsanız bakın zarar...

Üniversite öğrencileri ve personeli için haftada kaç test yaptıracak şu an net değil. Ucu açık... Yapılan açıklamada "Düzenli olarak test istenecek" diyor. 2 de olabilir 3 de...

Dediğim gibi sürekli test herkes için büyük eziyet. Zorunlu testin yanına aşı standını da koysunlar bence. Sıkılıp "Yeter artık" diyenlere hemen

Öte yandan PCR testlerinin yüzde 100 doğru olmadığını da biliyoruz. Bazen belirti olmasına rağmen negatif çıkabiliyor. 3 gün sonra virüsü yakalayabiliyor anca...

Yani aşı olmamak herkesi riske atmak demek...

Bu arada neden hep tiyatro, konser gibi kültürel faaliyetlerden işe başlıyoruz bilemedim. Hakikaten garipsedim. Covid en çok toplu taşımada bulaşmıyor mu?

"Aşı olmayan toplu taşımaya binemez, madem her şeyi siz biliyorsunuz lütfen birleşip taksi kullanın" deme cesaretini göstersek, ertesi günden itibaren aşılama patlar kanaatimce..

Zorla güzellik olmaz ama zorla gönüllülük olur...

Öte yandan Ekşi Sözlük'te bir aşı karşıtı arkadaş aynen şöyle yazmış:

"Arkadaşlar ben aşı olanlar ölüyor mu ölmüyor mu ,kalpleri pıhtılaşıyor mu ,kasları kopuyor mu kopmuyor mu görmeden aşı olamayacağım...."

Herhalde aşı karşıtlığında son nokta bu...

Uyanık arkadaşımız milleti kobay niyetine kullanacak... Kanlarına kalplerine bir şey oluyor mu diye aylarca bekleyecek. Aşı olan biz gerzekler ölmezsek kendisi de aşı olmayı seçecek. Ölen çok olursa da aşı olmaktan imtina edecek. Sırra kadem basacak.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.