Bir efsanenin arkasından...

Yalçın İpbüken 21 Kasım 2020 Cumartesi, 06:00

Değerli şampiyon güreşçimiz, vefalı dostum Reşit Karabacak'ın yaşama veda ettiğini öğrendim.

Mekânı cennet olsun. Ailesine, tanıdıklarına, güreş camiasına, tüm ulusumuza baş sağlığı diliyorum.

Çok vefakâr, çok insancıl, örnek bir şampiyon, değerli bir arkadaş ve aile dostumuzdu Reşit Karabacak.

Örnek bir Türk insanı, büyük bir sporcu ve tevazu sahibi idi. Aynı zamanda yardım etmeyi çok severdi.

Reşit Karabacak ile TOFAŞ SAS güreş takımını kurduğumuz günlerde tanıştım.

Çok disiplinli, örnek bir güreşçi, sporcu ve şampiyon namzedimizdi.

Girdiği her yerli ve uluslararası turnuvalarda iddia sahibiydi.

Türk güreşinin çok sıkıntılı günler geçirdiği 1976 yılında rahmetli Vehbi Koç'un isteği üzerine TOFAŞ serbest güreş takımını oluşturmuş ve başına zamanın en iddialı güreş antrenörü Muharrem Atik'i getirmiştik.

TOFAŞ ismiyle ilk özel sektör kulübü olarak Türk güreşine hizmeti korkusuzca üstlendiğimizde Türkiye Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan henüz çıkmış, ülkemize çok ağır ekonomik ve mali ambargolar uygulanmaya başlanmıştı. Bu ağır şartlara bir de siyasi ve sendikal sorunlar eklenince; faaliyetimizi çok zor şartlarda sürdürmeye çalışıyorduk.

Muharrem Atik'in çalışmak istediği güreşçiler belirlendi. Kurmak istediği kadronun başında dadaşlar diyarından Reşit Karabacak da bulunuyordu. Mehmet Sarı, Mehmet Güçlü, Mehmet Yalçın, Nurettin Kurt, akrabası Halil İbrahim Oktay ve diğer güreşçilerimiz ile Avrupa Serbest Güreş Şampiyonluğu kazanmış; elde ettiğimiz bu başarı Türkiye'de büyük sevinç yaratmıştı.

O günlerde yaşadıklarımız en küçük ayrıntısına kadar hâlâ hafızamdadır.

Zamanın Amerikalı, Rus, Kübalı, İranlı güreşçileri Karabacak'ın en büyük rakipleri arasındaydı. Hepsini teker teker yenerek şampiyonluğa ulaşmıştı.

Reşit Karabacak üstün sporculuk özelliklerine sahipti. Eşsiz fizik gücü ile birlikte kıvrak zekâsı, sportmenliği, efendiliği, insani davranışları, büyük küçük herkese karşı sevgi ve saygıda kusur etmemesi, onu diğer insanlardan ayırt edici özellikleriydi.

Kendisini tanıyan insanlardan Reşit ile ilgili ters bir söz söyleyene rastlamadığım gibi,  aksine neredeyse herkesin sevgili dostu gibiydi.

Reşit Karabacak'la dostluğumuz aradan geçen uzun yıllara karşın hiç eksilmedi. Her bayram ve kandil başta olmak üzere çok sık arar, eşim ve benim hatırımı sorar, Bursa'daki evine davet ederdi. Ne yazık ki çok istememe karşın kendisini evinde ziyaret etme şansım olmadı!

Ölümüne çok üzüldüm. Bir kez daha kendisine Allah'tan rahmet diliyorum, mekânı cennet olsun...