Ege'den Akdeniz'e uzanan oyun!

Yusuf KAYIŞOĞLU 16 Eylül 2020 Çarşamba, 06:00

Ege'de it dalaşları olurdu.

Eskişehir'den, Balıkesir'den kalkan jetler, Ege Denizi üzerinde Yunan uçaklarıyla karşılaşır, küçük çaplı savaş oyunun ardından üslerine geri dönerlerdi.

Bugün de sürüyor bu durum.

Sadece Ege'den Akdeniz'e sıçradı oyun.

Boyutları değişti.

İşin içine iki ülkeden başka ülkeler girdi.

Doğal gaz rezerverlerinin iştah kabartaması, Fransa'nın Libya'daki hesaplarının Türkiye tarafından altüst edilmesiyle beraber, Akdeniz, sıcak bir deniz konumuna geldi.

Ege ve Akdeniz'in koylarını gezdiğiniz zaman oynanmak istenen oyunun boyutlarını da görme şansı buluyorsunuz.

Türkiye'nin burnun dibinde, Anadolu'dan koptuğu belli olan adalar, kilometrelerce uzaklıktaki Yunanistan'ın nasıl olabilir diye düşünüyorsunuz.

Marmaris'ten,  Bordum'dan, Fethiye'den, İzmir'den, Ayvalık'tan, Dikili'den, Çeşme'den, Kuşadası'ndan, Kaş'tan bineceğiniz her tekenin size alıp götüreceği koylarının hepsinin dibine çökmüş bir Yunan adasının varlığı ne akla ne de vicdana sığınıyor.

Maalesef, Birinci Dünya Savaşı ile birlikte İtalyaların egemenliğine geçen, Kurtuluş Savaşı yıllarında da sessiz sedasız Yunanlılara bırakılan Ege Denizi'ndeki 12 ada, bugün vicdanlarımızı sızlattığı gibi Türkiye'nin önünde birer tehdit olarak namlularını Anadolu'ya çevirmiş öylece bekliyorlar.

Adalarda yaşayan Yunan halkının özellikle kış aylarında bütün ihtiyaçlarını Anadolu'daki şehirlerden sağladığını düşündüğünüzde...

Bu adaların Yunanistan'a değil, her yönüyle Türkiye'ye bağlı olması gerektiğini düşünyorsunuz.

Avrupa Birliği kalkanını sırtına geçiren Yunanistan'ın Fransa'nın kışkırtmasıyla gerdiği Akdeniz'in sıcak bir çatışmaya ev sahipliği yapmasını elbette kimse istemez.

İki ülke arasında havada yaşanan it dalaşının denizlere taşınmasından imtiyaz elde etmek isteyen ülkelerin birkaç ay içinde attığı adımlar, Yunanistan'a ne kadar fayda getirecek anlaşılacak ama hani derler ya "Görünen köy kılavuz istemez" diye...

Bu gerilim Yunanistan'ı zora sokarken Fransa ve Amerika gibi ülkelerin ekmeğine yağ sürecek gibi duruyor.

Öteden beri Amerika'dan daha çok Rusya'ya yakın duran Yunanistan'ı kendine çekmek isteyen ABD'nin Kıbrıs Rum Kesimi'ne silah satışını serbest hale getirmesi...

Ardından Dedeağaç bölgesine hava üssü kurma girişimi...

Bugüne kadar Akdeniz'deki gelişmelere deyim yerindeyse Fransız kalan Rusya'nın da topa girmesine neden olacak gibi duruyor.

Türkiye'nin bu durumu lehine çevirme imkanı var.

Ama gönül ister ki Ege ve Akdeniz, iki komşu ülkenin barış suyu olsun.

Ortak çıkarlar, ortak gelecek için karşı kıyılara dalgalar vurup dursun.