
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından ‘İletişim Yüzyılı: Güçlü İletişim, Etkin Kamu’ eğitim programı kapsamında düzenlenen ‘Dezenformasyonla Nasıl Mücadele Edilir?’ semineri, Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKKM) Yıldırım Bayezid Salonu’nda gerçekleştirildi. Seminerde dijitalleşmeyle birlikte giderek artan bilgi kirliliği, sosyal medyanın kamuoyu üzerindeki etkileri, yapay zekâ kaynaklı dezenformasyon ve devlet ile vatandaş arasındaki iletişimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi.
‘HAKİKATİ KORUMAK TOPLUMSAL BİR SORUMLULUK’
Programda konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Kevser Öztürk, iletişim araçlarının gelişmesiyle bilginin yayılma hızının arttığını ancak bu durumun beraberinde önemli sorumluluklar getirdiğini belirtti. Basın ve iletişim sektörünün yalnızca haber aktarmakla sınırlı olmadığını ifade eden Öztürk, medyanın toplumların ortak hafızasının oluşmasında, kamu vicdanının şekillenmesinde ve demokrasinin güçlenmesinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
Dijitalleşmeyle birlikte yanlış bilgilerin de hızla yayıldığına dike getiren Öztürk, “Bilgi kirliliği ve dezenformasyonla mücadele, artık teknik bir mesele olmaktan çıkarak hakikati koruma adına etik ve toplumsal bir sorumluluğa dönüşüyor. Hakikati savunmak; etik değerler, şeffaflık ve dürüstlük gibi ilkelere bağlı kalarak sorumluluk bilinci yüksek bir iletişim anlayışını ön plana çıkarmakla mümkündür” ifadelerini kullandı. Doğru ve güvenilir bilginin zamanında paylaşılmasının önemine değinen Öztürk, basın etiğine bağlı kalarak kamuoyunu bilgilendirmek için çalışan tüm basın mensuplarına teşekkür etti.
‘DEVLET İLE VATANDAŞ ARASINDAKİ BAĞI SİZLER KURUYORSUNUZ’
Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ise konuşmasında kamu kurumlarında etkili iletişimin önemine değindi. İletişimin yalnızca bir mesajın karşı tarafa iletilmesinden ibaret olmadığını belirten Altun, asıl önemli olanın karşılıklı anlayış ve güven ortamının oluşturulması olduğunu vurguladı. Kamu kurumlarında iletişimin öncelikle çalışanlar arasında güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Altun, “İletişim deyince aklımıza yalnızca dijital platformlar ve sosyal medya geliyor. Oysa en güçlü iletişim, yanımızda çalışan mesai arkadaşlarımızla kurduğumuz iletişimdir. Öncelikle kurum içindeki yüz yüze iletişimi güçlü tutmamız gerekiyor. Bu iletişim güçlendikçe vatandaşla kurduğumuz bağ da güçlenecektir”dedi. Kamu hizmetlerinin vatandaşlara doğru ve anlaşılır biçimde aktarılması gerektiğini dile getiren Altun, gerçekleştirilen çalışmaların amaçlarının ve sağlayacağı faydaların kamuoyuna açıkça anlatılmasının önemine dikkat çekti. Altun, “Çünkü devlet ve vatandaş arasındaki bağı kuran sizlersiniz. Kamu görevlileri, kamu çalışanları, yöneticiler ve personel olarak bu bağı bir güven duygusuna dönüştürmeniz lazım. Bunun yolu da güçlü iletişimden geçiyor” ifadelerini kullandı.
‘DEZENFORMASYONLA MÜCADELE BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR’
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin de iletişim anlayışının dijitalleşmeyle birlikte köklü bir değişim geçirdiğini belirterek, doğru bilginin topluma ulaştırılmasının her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirtti. İletişimi yalnızca açıklama yapmak veya kamuoyuna bilgi aktarmak olarak değerlendirmediklerini ifade eden Şahin, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmeyi ve Türkiye’nin ulusal ve uluslararası alanda doğru anlaşılmasını sağlamayı temel sorumlulukları arasında gördüklerini dile getirdi. Özellikle kriz dönemlerinde yanlış haberlerin ve manipülatif içeriklerin kısa sürede toplumsal endişeye yol açabildiğine dikkat çeken Şahin, bilgi kirliliğinin giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini belirtti. Şahin, “Bugün milyonlarca insan aynı olaya tanıklık edebiliyor ancak birbirinden tamamen farklı gerçeklik algılarına sahip olabiliyor. İletişim alanındaki rekabet artık yalnızca içerik üretimi üzerinden değil, anlamın ve gündemin şekillendirilmesi üzerinden de yürütülüyor” dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın değerlendirmelerine de değinen Şahin, dezenformasyonla mücadelenin hakikatin korunması ve milli güvenlik açısından önem taşıdığını vurguladı.
‘YAPAY ZEKÂ DOĞRU BİLGİYE ULAŞMAYI ZORLAŞTIRABİLİYOR’
Konuşmasında yapay zekâ teknolojilerine de geniş yer veren Şahin, algoritmalar aracılığıyla üretilen içeriklerin toplumun bilgiye erişimini ve olayları değerlendirme biçimini etkilediğini söyledi. Yapay zekâ uygulamalarının her zaman doğru ve tarafsız bilgi sunmayabileceğine dikkat çeken Şahin, bu teknolojilerin oluşturduğu içeriklerin sorgulanması gerektiğini söyledi. Şahin, iletişim alanında yaşanan dönüşümün yalnızca teknolojik gelişmelerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bilginin nasıl üretildiği, sunulduğu ve algılandığıyla da doğrudan ilgili olduğunu ifade etti.
KAMU GÖREVLİLERİNE SOSYAL MEDYA REHBERİ
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının dezenformasyonla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmaları da anlatan Şahin, afet haberciliği ve kamu görevlilerinin sosyal medya kullanımına yönelik rehberler hazırlandığını belirtti. Afet dönemlerinde doğru bilginin zamanında paylaşılmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Şahin, hazırlanan rehberlerle kamu çalışanlarının sosyal medya paylaşımlarında dikkat etmesi gereken etik kuralların ve iletişim ilkelerinin ortaya konulduğunu söyledi. Kamu kurumları arasında söylem birliği ve koordinasyonun sağlanmasının önemine değinen Şahin, vatandaşların bilgiye doğru zamanda, şeffaf ve güvenilir biçimde ulaşabilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.
CİMER İLE GÜÇLÜ İLETİŞİM
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nin (CİMER) vatandaş ile devlet arasındaki iletişimde önemli bir rol üstlendiğini belirten Şahin, sistemin temellerinin 1994 yılında hayata geçirilen Beyaz Masa uygulamasına dayandığını hatırlattı. Vatandaşların talep, öneri ve şikâyetlerini kamu kurumlarına doğrudan iletebilmesinin katılımcı yönetim anlayışı açısından önemli olduğunu ifade eden Şahin, CİMER’in vatandaşların yönetime katılımını kolaylaştırdığını söyledi. Sistemin işleyişinde görev alan kamu personeline teşekkür eden Şahin, kamu hizmetlerinde güvenin tesis edilmesinde doğru, hızlı ve etkili iletişimin belirleyici olduğunu vurguladı.
KAMU İLETİŞİMİNDE YENİ DÖNEM ELE ALINDI
Eğitim programının kamu çalışanlarının mesleki deneyimlerini paylaşmaları açısından da önemli olduğunu belirten Şahin, iletişimde tek yönlü bilgi aktarımı yerine karşılıklı etkileşimin esas alınması gerektiğini ifade etti. Program kapsamında kurumsal itibar yönetimi, CİMER, dezenformasyonla mücadele, sosyal medya kullanımı ve yapay zekâ destekli araştırma konularında eğitimler verileceğini aktaran Şahin, çalışmaların kamu kurumları arasındaki koordinasyona ve iletişim süreçlerinin geliştirilmesine katkı sağlamasını hedeflediklerini belirtti. Seminerde, doğru bilginin zamanında paylaşılması, kurumsal şeffaflığın artırılması ve kamuoyunun dezenformasyona karşı bilinçlendirilmesi konuları ön plana çıktı.