Bursa’nın kritik fayları açıklandı!

Yüksek Jeoloji Mühendisi Beytullah Saraç, Bursa’da 1855 benzeri büyük bir depremin kısa vadede beklenmediğini belirtirken, kent çevresindeki İnegöl, Karacabey, Orhangazi ve Trilye faylarının deprem üretme potansiyeline dikkat çekti.

Haber Giriş Tarihi: 24.09.2026 18:46
Haber Güncellenme Tarihi: 24.09.2026 19:01
https://www.yenidonem.com.tr/

Şanlıurfa’da meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen 5,4 büyüklüğündeki deprem, Türkiye’de aktif fay hatlarını yeniden gündeme taşıdı. Depreme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yüksek Jeoloji Mühendisi Beytullah Saraç, Şanlıurfa’daki sarsıntının yanı sıra Bursa’daki olası deprem riskine ilişkin de dikkat çeken açıklamalar yaptı. Saraç, Bursa’nın tarihsel deprem geçmişinde 1855 depremlerinin önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, o dönemde özellikle kentin batısındaki ana fay kollarının önemli ölçüde kırıldığını ifade etti.

‘KISA VADEDE BEKLENMİYOR’

Bursa’da sık sık gündeme gelen ‘büyük deprem’ tartışmalarına değinen Saraç, 1855’te kırılan faylarda yeniden aynı ölçekte enerji birikmesi için uzun bir süre gerektiğini söyledi. Saraç, “Bursa’daki büyük deprem 1855 yılında gerçekleşti. Özellikle batı kesimdeki ana fay kollarının önemli bir bölümü o dönemde kırıldı. Aynı fay üzerinde 1855 benzeri çok büyük bir depremin kısa vadede yeniden meydana gelmesini beklemiyoruz. Yeniden büyük miktarda stres birikmesi için uzun bir zamana ihtiyaç var” dedi. Bunun Bursa açısından deprem riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğinin altını çizen Saraç, kent ve çevresinde farklı fayların bulunduğunu belirtti. Karacabey, İnegöl, Orhaneli ve Orhangazi çevresindeki faylara dikkat çeken Saraç, özellikle İnegöl Fayı’nın öne çıkan yapılardan biri olduğunu ifade etti. Saraç, “Bursa’da kırılmayan ya da deprem üretme potansiyeli bulunan faylar var. Karacabey Fayı, İnegöl Fayı, Orhaneli ve Orhangazi çevresindeki faylar bunlardan bazıları. Özellikle İnegöl Fayı önemli. Bu faylarda yaklaşık 6 ila 6,5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunabileceğini değerlendiriyoruz” diye konuştu.

TRİLYE İZLENMELİ

Mudanya açıklarındaki Trilye Fayı’na da değinen Saraç, bölgede daha önce meydana gelen yaklaşık 5,5 büyüklüğündeki depremin fayın tamamının kırıldığı anlamına gelmediğini söyledi. Trilye Fayı’nın Bursa ve çevresi açısından izlenmesi gereken yapılardan biri olduğunu belirten Saraç, söz konusu faylarda meydana gelebilecek depremlerin Bursa’da etkili olabileceğini ancak bu senaryoların 1855 depremiyle aynı ölçekte değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

6,5’E KADAR UYARI

Şanlıurfa’da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depreme ilişkin de konuşan Saraç, sarsıntının 6 Şubat depremlerinin ardından stres değişimi yaşanan faylardan biri olarak değerlendirilen Bozova Fay Zonu’na yakın meydana geldiğini söyledi. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Bozova Fayı’nın Doğu Anadolu Fay Sistemi içerisinde ikincil bir yapı olduğunu belirten Saraç, depremin fay çözümünün yanal atımlı bir mekanizmaya işaret ettiğini, bu nedenle sarsıntının Güneydoğu Anadolu Bindirme Kuşağı’ndan çok Doğu Anadolu Fay Sistemi ile ilişkili olabileceğinin değerlendirildiğini aktardı. Saraç, bölgede 6 Şubat depremleri büyüklüğünde yeni bir deprem beklentisinin bulunmadığını belirterek, “Ancak Bozova Fayı ve çevresindeki diğer faylarda 6 ila 6,5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunabilir” dedi.

‘STRESİ BOŞALTMIŞ OLMAYABİLİR’

Şanlıurfa’daki depremin Bozova Fayı üzerindeki bütün stresi boşalttığının söylenemeyeceğini ifade eden Saraç, sarsıntının fayın küçük bir segmentinde gerçekleşmiş olabileceğine dikkat çekti. Saraç, “Fayın birden fazla segmentinin birlikte kırılması halinde daha büyük bir deprem meydana gelebilir. Ancak bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini önceden kesin olarak bilmek mümkün değil. Bölge için olumsuz senaryoda 6 ila 6,5 büyüklüğünde bir deprem potansiyelinden söz edilebilir” ifadelerini kullandı.

ADANA’NIN KUZEYİ İZLENİYOR

Saraç, Saimbeyli çevresinde meydana gelen yaklaşık 5 büyüklüğündeki depremin de 6 Şubat depremlerinin ardından stres değişiminin yaşandığı fay sistemleriyle bağlantılı olabileceğini belirtti. Özellikle ikinci büyük depremin ardından Göksun’dan Adana’nın kuzeyine uzanan faylarda hareketliliğin sürdüğüne dikkat çeken Saraç, Savrun Fayı başta olmak üzere Saimbeyli ve çevresindeki fayların izlenmesi gerektiğini kaydetti. Saraç, Adana’nın kuzeyindeki bazı fayların da yaklaşık 6,5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli taşıyabileceğinin değerlendirildiğini söyledi.