
HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü'nü; Bursa ili Gökdere Meydanı'nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ'in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı.
Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan'da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı.
HAK-İŞ'in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi.
Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan 'Grup Şantiye' tarafından verilen konser ile başladı.
"Bursa'ya gelişimiz HAK-İŞ'in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa'da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa'ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa'yla kucaklaşmak, Bursa'yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa'da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs'ı Bursa'da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa'ya gelişimiz HAK-İŞ'in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi.
"Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya'daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya'daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20'lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27'lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40'lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye'nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
"Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı'na gittik. Çalışma Bakanı'na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı'na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki 'bu adaletsizliği görün.' Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi.
"Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye'ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; 'Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin'" çağrısında bulundu.
"125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye'deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye'de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye'deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi.
"12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye'ye yakışmıyor" şeklinde konuştu.
"Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu.
Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.
Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti.
Arslan, Türkiye'de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye'nin ekonomik gücünün Türkiye'nin imkanlarının Türkiye'nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.