Nilüfer’de sağlık hizmeti kırsal mahallelere taşınıyor

Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi iş birliğiyle kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla Gezici Sağlık Hizmeti Projesi’ni hayata geçirdi. 27 mahallede uygulanacak proje kapsamında vatandaşların sağlık kontrolleri düzenli olarak yapılacak, olası hastalık riskleri erken dönemde tespit edilerek gerekli yönlendirmeler sağlanacak. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, projenin sağlıklı bir toplum oluşturmak açısından önemli bir yatırım olduğunu vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 09.10.2026 12:36
Haber Güncellenme Tarihi: 09.10.2026 17:49
https://www.yenidonem.com.tr/

Nilüfer Belediyesi, kırsal mahallelerde sağlık hizmetlerine erişimi artırmak ve vatandaşların sağlık durumlarını düzenli olarak takip etmek amacıyla Gezici Sağlık Hizmeti Projesi’ni başlattı. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi iş birliğiyle yürütülecek projenin lansmanı, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Lansmanda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Uncu, projenin kapsamı, hedefleri ve vatandaşlara sunulacak hizmetler hakkında bilgi verdi.

KIRSALDA SAĞLIK HİZMETİNE ERİŞİM KOLAYLAŞACAK

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sağlık hizmetlerinin vatandaşların yaşadıkları mahallelere ulaştırılmasının önemine dikkat çekerek, özellikle kırsalda yaşayanların sağlık hizmetlerine erişim hakkını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Projenin Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi iş birliğiyle hayata geçirildiğini ifade eden Özdemir, üniversitenin çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti.

ÜÇ AYDA BİR ZİYARET
Gezici sağlık hizmetinin 27 mahallede uygulanacağını belirten Özdemir, “Kırsal mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın da sağlık hizmetlerine erişim hakkından yararlanabilmesini ve sağlıklı bir toplum oluşturulmasını son derece kıymetli buluyorum. Gezici sağlık hizmetimizle 27 mahallemize ulaşacağız. Her mahallemizi yaklaşık üç ayda bir ziyaret ederek vatandaşlarımızın sağlık kontrollerini düzenli şekilde gerçekleştireceğiz” dedi.

‘BİNLERCE VATANDAŞ YARARLANDI’

Nilüfer Belediyesi’nin sağlık ve sosyal destek alanında yürüttüğü diğer çalışmalara da değinen Özdemir, evde sağlık hizmetleri kapsamında bugüne kadar bin 551 kişiye hizmet verildiğini belirtti. Üniversite iş birliğiyle gerçekleştirilen diğer sağlık hizmetlerinden ise 9 bin 436 vatandaşın yararlandığını ifade etti. Anne Taksi uygulamasına da değinen Özdemir, hamile kadınların ve doğum sonrasında annelerin kamu hastanelerine ulaşımını kolaylaştırdıklarını belirterek, bugüne kadar 178 kadının bu hizmetten ücretsiz yararlandığını söyledi.

HAMİLELİKTEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNE KADAR DESTEK

Belediyenin yeni başlattığı Nilüfer 95 Projesi hakkında da bilgi veren Özdemir, anne adaylarına hamileliğin ilk aylarından itibaren destek sunmayı amaçladıklarını dile getirdi. Projenin adının, 36 aylık bir çocuğun ortalama boyu olan 95 santimetreden geldiğini anlatan Özdemir, çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla ailelerin yanında olacaklarını ifade etti. Özdemir, 36. aydan itibaren kreş hizmetlerinin de devreye girdiğini belirterek, hamilelik sürecinden çocukların 72. ayına kadar ailelere destek sağlamayı hedeflediklerini kaydetti. Engelli bireyler ve ailelerine yönelik hizmetlere de değinen Özdemir, bakım ve eğitim alanındaki desteklerini sürdürdüklerini söyledi.

‘SAĞLIK BİRİMİNİN OLMASI, HİZMETE ERİŞİLDİĞİ ANLAMINA GELMİYOR’

Projenin bilimsel ve uygulama boyutuna ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Yeşim Uncu ise sağlık kuruluşlarının varlığının tek başına vatandaşların bu hizmetlerden yararlanmasını sağlamadığını vurguladı. Ulaşım, ekonomik koşullar, zaman yetersizliği ve sağlık okuryazarlığının sağlık hizmetlerine erişimde önemli engeller oluşturabildiğini belirten Uncu, “Sağlık hizmetini vatandaşlarımızın mahallelerine götürmeyi hedefliyoruz. Çünkü bir sağlık biriminin bulunması, bireylerin o hizmeti kullandığı anlamına gelmiyor. Kişinin kendi sağlık durumunun farkında olmaması bile sağlık hizmetinden yararlanmasını engelleyebiliyor. Amacımız sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırmak ve bireylerin kendi sağlıklarıyla ilgili farkındalıklarını artırmak” diye konuştu.

SADECE TARAMA DEĞİL, KAPSAMLI TAKİP

Gezici sağlık hizmetinin klasik sağlık taramalarının ötesine geçeceğini belirten Uncu, başvuran vatandaşların sağlık durumlarının kapsamlı şekilde değerlendirileceğini ifade etti. Hekim, hemşire ve diyetisyen gibi sağlık profesyonellerinden oluşan ekip tarafından vatandaşların tıbbi öykülerinin alınacağını, fizik muayene, tansiyon, boy ve kilo ölçümleri, basit kan tahlilleri ve solunum fonksiyon testlerinin gerçekleştirileceğini aktaran Uncu, elde edilen bulgular doğrultusunda kişilerin sağlık risklerinin belirleneceğini söyledi. Uncu, “Tarama bir tanı ya da tedavi yöntemi değildir. Buradaki temel amacımız, herhangi bir sağlık riski tespit ettiğimizde vatandaşın doğru sağlık hizmetine ulaşmasını sağlamak. Gerektiğinde aile hekimlerine veya ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirme yapacağız. Bununla da sınırlı kalmayıp sonraki süreçlerin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

HER MAHALLE YILDA DÖRT KEZ ZİYARET EDİLECEK

Projenin tek seferlik bir sağlık taraması olmadığının altını çizen Uncu, gezici sağlık ekiplerinin aynı mahallelere üç ayda bir yeniden gideceğini belirtti. İlk ziyaretlerde vatandaşların sağlık profillerinin oluşturulacağını, sonraki ziyaretlerde ise sağlık durumlarının takip edileceğini söyleyen Uncu, “Bu kesitsel değil, sürekliliği olan bir hizmet. Amacımız sadece bir hastalık riskini tespit etmek değil, vatandaşların kendi sağlıkları konusunda bilinçlenmesini ve sağlıklarını yönetebilecek bilgiye sahip olmasını sağlamak” dedi.

KOORDİNASYON SAĞLANACAK

Sağlık riski belirlenen vatandaşların yalnızca ilgili kurumlara sevk edilmesiyle yetinmeyeceklerini ifade eden Uncu, bütün sürecin koordinasyon içinde yürütüleceğini vurguladı. Üniversitenin aile hekimliği polikliniğinin bu süreçte önemli bir basamak olacağını belirten Uncu, vatandaşların kayıtlı oldukları aile hekimleri ve diğer sağlık kuruluşlarıyla iletişim kurulacağını, gerektiğinde hastane randevuları, ulaşım ve sonraki kontroller konusunda destek sağlanacağını bildirdi.

“GELECEĞİN HEKİMLERİNİ TOPLUMUN İÇİNDE YETİŞTİRECEĞİZ”

Gezici sağlık hizmetinin tıp öğrencileri açısından da önemli bir deneyim olacağını belirten Uncu, geleceğin hekimlerinin vatandaşları yalnızca hastane ortamında değil, yaşadıkları çevre ve sosyal koşullar içinde değerlendirme fırsatı bulacağını söyledi. Uncu, “Hekimlik insana dokunan bir meslek. Hastanın yalnızca sağlık kuruluşuna başvurması üzerine verilen hizmet, insanı bütün yönleriyle tanımak için yeterli değil. Kişiyi yaşadığı toplumda, kendi şartları içinde görmek ve değerlendirmek öğrencilerimiz açısından paha biçilmez bir deneyim” ifadelerini kullandı. Sağlık okuryazarlığının artırılmasının da projenin temel hedeflerinden biri olduğunu kaydeden Uncu, gezici sağlık hizmetiyle vatandaşlar ve sağlık sistemi arasında güçlü bir bağ kurulmasını amaçladıklarını dile getirdi.