
Şirket olarak Bursa’nın farklı ilçelerinde önemli projeler gerçekleştirdiklerini belirten Sedat Karataş, yatırımlarında öz sermayeyi esas aldıklarını söyledi. Karataş, “Ticarette fazla açılmadan, fazla yorulmadan ilerliyoruz. Şirketimizi hiçbir zaman kredilerle ve çeklerle borç altına sokmadık. Kendi öz sermayemiz ve imkânlarımız dâhilinde çalıştık” ifadelerini kullandı.
‘KONUT ALMANIN TAM ZAMANI’
Konut piyasasında yüksek faiz nedeniyle ciddi bir durgunluk yaşandığını vurgulayan Karataş, “Daire satışları yok diyecek kadar az. Satışlar eksilerin altına düştü. Faizlerin frenlemiş olduğu bir piyasa var. Böyle devam ederse sektörler sekteye uğrayacak. Alım gücü de çok düştü. Fiyatlar aslında düşük. Şu anda konut almanın tam zamanı ancak faizler buna engel oluyor” diye konuştu.
‘SOKAKLAR ÇOK DAR’
Bursa’nın deprem riski karşısında zaman kaybetmemesi gerektiğini dile getiren Karataş; Yeşilyayla, Mesken, Davutkadı, Emirsultan, Mollarap, Namazgah, Muradiye ve Alacahırka gibi bölgelerde dönüşümün hızlandırılması gerektiğini söyledi. Dar sokakların afet durumunda müdahaleyi de zorlaştıracağını belirten Karataş, “Bugün bir deprem olursa en çok etkilenecek illerden biri Bursa olacaktır. Bazı bölgelerde yangın olsa itfaiye araçlarının giremeyeceği kadar dar sokaklar var” dedi.
HAK SAHİBİ ÇIKMAZI
Kentsel dönüşümün önündeki önemli sorunlardan birinin hak sahiplerinin beklentileri olduğunu savunan Karataş, “Vatandaş iki dairesi varken dört dairesi daha olsun istiyor. Çürük üç daire yerine iki sağlam dairen olsun. En azından depreme dayanıklı olsun. 100 metrekare yerde beş dairesi olan yine beş daire istiyor. Bu mümkün olmayınca dönüşümü kabul etmiyor. Sonra o ev depremde ona mezar oluyor” ifadelerini kullandı. Karataş, çözüm için arsa ve inşaat alanına göre standart bir paylaşım modeli oluşturulabileceğini belirterek, müteahhit ve mal sahibi arasında dönemin koşullarına uygun, hakkaniyetli oranlar belirlenmesi gerektiğini söyledi.
YATAY MİMARİ VURGUSU
Yetkisi olması halinde seri şekilde yatay mimariye geçeceğini ifade eden Karataş, “10 kat yerine 5 kat yapacaksın, yapıyı zemine ve geniş alana yayacaksın. Bursa suyuyla, yeşiliyle, havasıyla çok kıymetli bir şehir. Bursa’da yaşayan insan dünyanın en şanslı insanlarından biridir ama bu şehrin kıymetini bilmek gerekir” dedi. Altıparmak’ı örnek gösteren Karataş, eski yapılaşma döneminde otopark zorunluluğunun bulunmamasının bugün ciddi sorun yarattığını belirterek bölgenin artık yenilenmesi gerektiğini söyledi.
DÖNÜŞÜMDE METREKARE DENGESİ
Kentsel dönüşüm sonrasında dairelerin küçülmesine de açıklık getiren Karataş; güncel imar planları, asansör, yangın merdiveni ve sığınak zorunlulukları, deprem güvenliği için kullanılan taşıyıcı sistemler, kapalı otopark şartları ve proje maliyetlerinin net kullanım alanlarını etkilediğini kaydetti. Arsa sahibinin dönüşümde ek ödeme yapıp yapmayacağının ise müteahhitle yapılan anlaşmaya göre değiştiğini belirten Karataş, mevcut arsa payının yeni yapının maliyetini karşılamadığı veya hak sahibinin daha büyük, lüks ya da konumu daha değerli bir daire istediği durumlarda fark bedeli ya da şerefiye ücreti ödenebileceğini ifade etti. Karataş, “Kentsel dönüşüm yabana atılmamalı. Firmalara da bu süreçte yardımcı olunmalı. Kalitenin olmadığı yerde ne huzur olur ne de itibar” diyerek Bursa’nın planlı, güvenli ve yatay mimariyi esas alan bir dönüşüm sürecine girmesi gerektiğini vurguladı.