Yürek sızlatan çöküş!

Şampiyon Bursaspor’da yaşanan çöküş süreci, Yeşil-Beyaz renklere gönül veren taraftarın yüreğini sızlatıyor. Üstelik, Bursa’nın marka değerinin bugünkü perişan hali kimseyi rahatsız etmiyor.

Haber Giriş Tarihi: 10.07.2023 09:04
Haber Güncellenme Tarihi: 10.07.2023 10:20
https://www.yenidonem.com.tr/

Türkiye’nin futbolda 5. büyük takımı Bursaspor’un şampiyonluğa ulaştığı 16 Mayıs 2010 tarihinden sonra geçen 13 yılda geldiği/getirildiği durum, Türk futbolunda şehir takımlarının neden başarısız olduğunu anlatmaya yetiyor.

Geçen 13 yılda yönetimde oluşun hiziplerden kulübe değil kişisel markasına yatırım yapanlarına, bütçede yerel yönetimlere bağımlılıktan kötü finansman ve işletme anlayışına varana kadar her şeyi yaşayan Bursaspor’da son kongrenin sonucu, şehrin marka değerini artık kimsenin önemsemediğinin bir kanıtı…

YeniDönem Gazetesi “Bu noktaya nasıl gelindi?” sorusuna son 13 yıl yaşananları derleyerek cevap bulmaya çalıştı. Bursaspor’daki kaosun fitilini aslında Bursaspor’un Süper Lig şampiyonluğuna ulaştığı 2009-2010 sezonu başlamadan yaptığı adli şikayetle, eski başkanlardan Recep Günay ateşledi. Günay, 24 Temmuz 2009’da “Dernek denetim kurulu ile yönetim kurulunun, genel kurul üyelerine sundukları bilanço hesaplarının tutmadığı, Yazıcı başkanlığındaki yönetimin Bursaspor’u mali yönden zarara uğrattığı gerekçesiyle” dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a bir şikayet dilekçesi gönderdi. Dilekçeyi işleme aldıran Bakan Atalay’ın talimatıyla konu bir müfettiş tarafından soruşturuldu, sonrasında başlatılan adli tahkikat kapsamında, 16 Haziran 2011’de Kulüp Başkanı İbrahim Yazıcı ve bazı yöneticiler gözaltına alındı. İfadeleri alındıktan sonra nöbetçi mahkemeye sevk edilen Başkan İbrahim Yazıcı, 2. Başkan Haluk Özkıyıcı, eski yöneticilerden Osman Çelik ve Kulüp Genel Müdürü Osman Nuri Biçer "Zimmet", "Görevi kötüye kullanmak", "Nitelikli dolandırıcılık", "Evrakta sahtekarlık" ve "Suç işlemek için örgüt kurmak" suçlarından tutuklandı.

TUTUKLAMAYA İTİRAZ

Başkan İbrahim Yazıcı, 2. Başkan Haluk Özkıyıcı, eski yöneticilerden Osman Çelik ve Kulüp Genel Müdürü Osman Nuri Biçer, Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. Cezaevindeki beşinci günlerinde Başkan Yazıcı, Özkıyıcı, Biçer ve Çelik'in avukatlarının, tutuklama kararını veren 3. Sulh Ceza Mahkemesi’ne yaptığı itiraz, 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde değerlendirildi ve 4 yöneticinin tutuksuz yargılanmak üzerine tahliyesi kararlaştırıldı. İşte tam bugünlerde Bursaspor büyük kaosa sürükleniyordu. Nitekim Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki tam 36 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması 28 Ekim 2011’de gerçekleştiriliyordu. Davanın müştekisi Recep Günay, duruşmada Dernekler Kanunu uyarınca İbrahim Yazıcı başkanlığındaki yönetimin geçici olarak görevden uzaklaştırılmasını talep ediyordu. Suçlamaları reddeden Bursaspor Kulübü Başkanı İbrahim Yazıcı ise mahkemeye 35 sayfadan oluşan yazılı ifade veriyordu.

Yazıcı'nın avukatı Ali Demir de bu davayla müvekkili İbrahim Yazıcı ve sanık olan diğer yöneticilerin, 40 yıldır şampiyon olamayan, bu nedenle taraftar kaybeden, hatta başarısızlıklar nedeniyle yönetici bulamayan Bursaspor'u şampiyon yaptıkları için adeta cezalandırıldığını söylüyordu.

KALBİ DAYANAMADI

Gerçekten de Yazıcı ve yönetimi, Bursaspor’u şampiyon yaptıkları için cezalandırılmıştı. Olan bitene anlam veremeyen, bu şehre milletvekili olarak da hizmet eden İbrahim Yazıcı, hem kulübe hem de yönetimdeki arkadaşlarıyla birlikte itibarına vurulan bu ağır darbeyi kaldıramıyordu. Takımın 4 Mayıs 2013’te deplasmanda Orduspor’u 4-2 mağlup ettiği karşılaşma sonrası gece geç saatlerde futbolcularıyla Bursa’ya dönen 66 yaşındaki İbrahim Yazıcı, Kültürpark'ta bir süre oturduktan sonra evine giderken kalp krizi geçiriyor ve kaldırıldığı hastanede 7 Mayıs 2013’te vefat ediyordu. Üstelik yargılandığı davadan beraat ettiğini göremeden…

Vefatından tam 7 ay sonra yani 28 Kasım 2013’te Başkan İbrahim Yazıcı'nın da aralarında bulunduğu tutuksuz 36 sanığın Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılanmaları tamamlanıyordu.

"Örgüt kurmak", "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak,", "Zimmet", "Görevi ihmal" ve "Soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek" suçlarından, 12 ile 36 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan sanıkların tamamı hakkında yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı veriliyordu.

YAZICI’NIN ÖLÜM NEDENİ

Hatta karar duruşması sonrası konuşan Osman Nuri Biçer, merhum İbrahim Yazıcı'yı bu uğurda şehit verdiklerini söyleyerek, "O'nun ruhu şad olsun. Bütün arkadaşlarımız mutlu. Adalet tecelli etti. Çamur at izi kalsın diyen arkadaşlar bu kadar sevinçli mi acaba?" şeklinde konuşuyordu.

Bursaspor'un şampiyon başkanı merhum İbrahim Yazıcı'nın oğlu Serkan Yazıcı da babasının kendisine verilen hapis cezasını kaldıramadığını açıklayıp, "Babamın gerçek ölüm sebebi budur. Bunu hak etmedi ve çok üzüldü" diyordu.

Sonrasını biliyorsunuz zaten; Bursaspor’da 18 Haziran 2013-23 Mayıs 2014 tarihleri arasında Erkan Körüstan, 24 Mayıs 2014-10 Ocak 2016 tarihlerinde Recep Bölükbaşı, 10 Ocak 2016-23 Haziran 2019 tarihlerinde Ali Ay, 23 Haziran 2019-30 Ağustos 2020 tarihleri arasında Mesut Mestan,

30 Ağustos 2020-6 Haziran 2021 arasında Erkan Kamat, 6 Haziran 2021-27 Şubat 2022 arasında Hayrettin Gülgüler ve sonrasında ise Ömer Furkan Banaz başkanlıklarındaki yönetimler görev alıyordu.

İSİM YAPMAK İÇİN

Sonuç mu?

Turkcell Süper Lig'de 2009-2010 sezonunda Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'dan sonra şampiyonluğa ulaşan 5. takım olan, Şampiyonlar Ligi’nde Türkiye’yi temsil eden Bursaspor, bugün borç batağında TFF 2. Lig Beyaz Grup'ta mücadele ediyor.

Peki, geride bıraktığımız sezonda son anda kümede kalmayı başaran, şu an transfer bile yapamayan Bursaspor’u nasıl bir gelecek bekliyor? Bu soruyu da kulüpte geçmişte yöneticilik yapmış, formasını terletmiş isimlere sorduk.

İsminin yazılmasını istemeyen bir yönetici, “Yazıcı sonrası dönemde Bursaspor için kimse sorumluluk ve risk almak istemedi. Çünkü Recep Günay’ın iftiralarıyla açılan dava, ‘benim de başıma bela açılabilir’ düşüncesiyle birçok önemli ismin kulüple ilişkisini taraftarlık seviyesine indirdi. Birkaç başkan hariç genelde reklam yapmak, tanınmak isteyenlerin basamağı haline geldi Bursaspor yönetimleri… Hiçbir mali gücü olmayan, şanım yürüsün diyenler, sırf isim yapmak için Bursaspor’umuzu kullandı” diyor.

GÖRÜNMEZ BİR EL

Takımın Süper Lig’de fırtına gibi estiği yılların önemli futbolcularından biri de şunları söylüyor:

“Bir el, Bursaspor yok olsun diye son 13 yılda akla hayale gelmeyen her şeyi yaptı. Bu el öyle bir el ki; takımın zor zamanlarında maddi manevi tüm imkanlarını seferber eden Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ı bile az kalsın Bursaspor düşmanı ilan ettiriyordu. Her şeye rağmen Ömer Furkan Banaz yönetimi aslında bir çıkışın başlangıcıydı. Profesyonel bir yaklaşımla adım adım sorunlara çözüm üretilmeye çalışılıyordu. Banaz’ı da küstürdüler. Şimdi kimse Bursaspor’a dokunmak ve yanaşmak istemiyor. Yazık gerçekten yazık, futbol tarihimizin en önemli kulüplerinden Bursaspor’umuzun getirildiği hale bakın. Bu şehirden kazananlar, Bursaspor sayesinde bir yerlere gelenler, şimdi oturmuş, film seyreder gibi, maç seyreder gibi Yeşil-Beyaz renklerin solmasını izliyor…”

OYUNCAĞINIZ MI?

Bursaspor’un geçmişte divan üyeliği yapan önemli bir isim de şunları aktarıyor:

“Haberi gazeteden okudum. Tek başkan adayı olarak Genel Kurul’a gelen Recep Günay, yeşil-beyazlı kulübün yeni başkanı seçilmiş. Hiç mi vicdanlarınız sızlamadı beyler. Beyefendinin vicdanı Bursaspor’un ölümüne el vermemiş. Dernek yönetimsiz kalacakmış. Bursaspor kapanmasın diye aday olmuşmuş. Kulübü de yaşatacakmış. Sonra da dilenci gibi bütün siyasilere, Vali Beye, Belediye Başkanımıza seslenmiş. Kim söylüyor bunu, iftiralarıyla koca kulübü ve yöneticilerini mahkeme kapılarında dolaştıran, Bursaspor’a ilk darbeyi indiren kişi. Sonra da kalkıp ikinci kez başkan seçiyorlar bu ismi. Birkaç gün önce çok sevdiğim gazeteci Ahmet Emin Yılmaz’ın köşesinden okudum.  Bekir Ön kardeşimiz demiş ki ‘Vazgeçmedik, adaylıktan çekilmedik. Yalnızca, o görüşmelerde Recep Günay’a 30 gün süre verdik. Kongre sonrası olanları görünce bu fırsatı verdiğimiz için pişman olduk.’ Ayıp değil mi arkadaşım? Bursaspor birilerinin oyun ve taktik sahası mı? Aynı hatayı Hayrettin Gülgüler’in döneminde Emin Adanur ile yaptılar. Sonra kulüp bir seviye daha düştü. Şimdi siz bu hallerinizle Bursaspor’u amatöre kadar düşürürsünüz.”

(HBER MERKEZİ)